Duisburg mezbahalarında sömürü

Yıllardır Christian Fleisch GmbH da çalışıyorum. Firmanın Almanya geleninde 500 işçisi var. Duisburg’daki firmada 40 kişi çalışıyor ayrıca firmanın kendisine bağlı olarak birkaç yıl önce kurduğu “Melerski Schlachtvertriebs GmbH” üzerinden de yaklaşık 70 işçi çalışıyor. İki ayrı firmanın işçileri olarak aynı işi yaptığımız halde farklı ücretler alıyoruz.

Öncelikle Christian Fleisch GmbH’daki çalışma koşullarımızı gazeteniz aracılığıyla duyurmak istiyoruz. Belki çalıştığımız firmanın diğer şehirlerdeki işçi arkadaşlara bu yoldan ulaşabiliriz.

Çalıştığımız firmaya kesilmiş domuzlar geliyor ve bizde bunları boyun, bacak, kaburga ve sırt olarak ayırıyoruz. Ondan sonra Rewe ve Edeka gibi firmaların siparişlerine göre yeniden elden geçirerek satışa hazırlıyoruz

Christian Fleisch GmbH’da çalışanlar olarak aylık sözleşmemiz 120 saat üzerinden düzenlenmiştir, saat ücretimiz ise 10 Euro brüt. İşe başlama saati sabah saat 04:00 veya 05:00 iken paydos saatimiz gelen siparişlere bağlı. Bu da günde ortalama 11-12 saat çalışmak zorunda olduğumuz anlamına geliyor. Siparişlere bağlı çalışmak zorunda olduğumuz için bazı günler 3 veya 4 saat çalıştığımız oluyor. Bu çalışma koşulları bütün yaşamımızı alt üst ediyor, kendi planımızı etkiliyor. Aylık çalışma süremiz 120 saat olmasına rağmen 220 ile 230 saat çalışıyoruz. Ama hakkımız olan yüzde 25fazla mesai (überstunden) parası ödenmiyor. Yani ayda 220 saat çalıştığımız halde geçinemiyoruz ve devletten ayrıca da maddi yardım talep etmek zorunda kalıyoruz. Bu durum da bize rahatsızlık veriyor. Ayrıca, senelik 24 gün izin hakkımız var, ama maalesef ekstra izin parası verilmiyor.

MÜCADELE EDERSEK KAZANIRIZ..

Mücadele etmenin önemli olduğunu ve birlik sağlandığında bir takım kazanımlarımızın olacağını biliyoruz. Bundan dört sene önce bir grup arkadaşın girişimiyle bir İşyeri Temsilciliği seçilmişti. Temsilcilikte üçü patrondan ikisi işçilerden yana olan beş kişi vardı. Arkadaşlar azınlıkta olmalarına karşın uzun çabalar ve uğraşlar sonucu aylıklarımızın zamanında ödenmesini sağladılar. Bu bugün hala böyle. (Bizim işyerine benzeyen başka işyerlerinde ücretlerin zamanında ödenmemesi hala bir sorun)

Fakat patron, temsilciliğin bu başarısından sonra saldırılarını artırdı. Özellikle iki arkadaşımızın çalışma koşullarını öylesine zorlaştırdı ki (işe başlama ve paydos saatlerini diğer işçilerden ayırdı) arkadaşlar işe gelmekte ve eve gitmekte zorlanır hale geldiler. Arkadaşlarımızdan biri artık iyice pes etti diğeri ise bir yıldan fazla raporlu.

Bu arkadaşlarımıza sahip çıkabilseydik belki bu duruma gelmezdik. Arkadaşlarımızın eksikliğini artık herkes iyice hissediyor. Örneğin patron bir süredir rapor alanlara hastalık parasını öderken 6 saat üzerinden hesaplıyor.

 

MELERSKİ’DE ÇALIŞANLARIN DURUMU DAHA KÖTÜ

Melerski Schlachtvertriebs GmbH’daki arkadaşların durumu daha kötü. Bu firmada çalışanların aylık 80 saatlik sözleşmeleri var, saat ücretleri 5 ila 6 Euro arası brüt olarak değişiyor. Bizimle aynı saatte işe başlıyorlar ve bitiş saatleri bizim gibi belli değil. Bu arkadaşlarımız da aylık 220-230 saat çalışmalarına karşın onlar da fazla mesai parası alamıyorlar. Hasta olup rapor aldıklarında ise bu arkadaşlara günlük 4 saat ve 4 Euro saat ücreti üzerinde hastalık parası ödeniyor. İşe geç kaldıkları takdirde çalışmadıkları saat kesilmesinin yanı sıra ceza olarak bir miktar daha paraları kesiliyor. Bu kesinti ise adamına göre değişiyor. Bu işçi arkadaşların senelik izinleri 18 gün ama ekstra izin parası onlar da alamıyorlar.

Bizden çok daha kötü koşullarda çalışmak zorunda kalan bu arkadaşların büyük bir çoğunluğu Romen, Bulgar ve Afrika kökenli ülkelerden gelen emekçiler. Yani bu koşullarda çalışmak zorunda bırakılan işçiler! İşçilerin genelde kalacak yerleri olmadığı için firma, Emerich Straße’de 4 katlı bir binada bu işçilere yatak kiralıyor! İşçi arkadaşlardan yatak başına 200 € aylıklardan kesiliyor. Ayrıca mezbahaya girerken giymek zorunda olduğumuz beyaz iş elbisesi için bu arkadaşlardan günlük para kesiliyor.

Çalışma koşullarımız içler acısı ama biz buna boyun eğmeyeceğiz, bir takım adımlar attık. Umarım gazetenin gelecek sayılarına güzel haberler dolu mektuplar göndereceğiz.

Duisburg’dan bir işçi