Göçmen Kadınlar Birliği kongresi yapıldı

GKB

Almanya Göçmen Kadınlar Birliği 2-3 Kasım tarihlerinde Köln’de 5. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Kongrede, kadınların ve göçmen kadınların yaşadıkları değişik sorunlar dile getirildi, çözümler arandı, eşit haklar için yerli ve göçmenlerin birlikte mücadelesinin güçlendirmesinin olanakları tartışıldı. Geleneksel kadın rollerini kıralım! Geleceğimiz ve eşitliğimiz için el ele verelim“ başlığıyla düzenlenen kongrede ilk gün kadınların ve göçmen kadınların toplumsal ve çalışma yaşamında ki durumuna, geleneksel rollerine ilişkin değişik oturumlar yapıldı.

Kongrenin açılışında bir konuşma yapan Sidar Demirdöğen, “çalışmalarımızı tartıştığımız değerlendirdiğimiz hareketli ve yoğun bir hazırlık döneminin ardından gerçekleştirdiğimiz kongremiz, olumluluk ve olumsuzluklardan öğrenmek, çalışmamızı daha ileriye taşımak için büyük önem taşıyor. Bu anlamda her görüş her katkı bizim için çok önemli. Yerel ve merkezi düzeyde kolektif deneyimlerimizi bir araya getirdiğimiz kongremizde önümüzdeki dönem için de hedefler ve görevler belirleyeceğiz” dedi. 2005 yılından bu yana Göçmen Kadınlar Birliği (GKB)’nin eşit haklar mücadelesi verdiğini söyleyen Demirdöğen, “Son bir kaç yılda işlenen kadın cinayetleri, çocuk bakım parası ya da “ertesi gün hapıtartışmaları, ataerkil zihniyet ve yapılara karşı mücadelenin ne denli önemli olduğunu bize gösterdi.  Kadınların özgürce kendi hayatlarıyla, bedenleriyle ilgili karar verme hakkını savunuyor ve bu hakkın yaşama geçmesi için kadınları mücadeleye çağırıyoruz” diye konuştu.

Almanya’nın bir çok şehrinden delegelerin katıldığı kongrede, kadınlar yaşadıkları sorunları ve bu sorunlara karşı neler yapacaklarını değişik yönleriyle ele aldılar. Cumartesi günü Dr. Hayriye Yerlikaya’nın moderasyonunu yaptığı IG Metall Merkez Yönetim Kurulu, Göçmenler Dairesi Sorumlusu Petra Wleclik, Agisra’dan Behshid Najafi, Frauen Helfen Frauen Köln temsilcisi Homa Moradi ve GKB’den Esma Çakır Ceylan’ın katıldığı panelde kadınların toplumsal ve çalışma yaşamındaki sorun ve taleplerine yer verildi.

Daha sonra ise GKB üyesi Dr. Aslı Aydın Özdemir’in yönettiği oturumda kadınların gündelik yaşamdaki rolleri sorgulandı. Çalışma yaşamı bölümünü ise IG Metall’den İsaf Gün ve GKB’den Zehra Ayyıldız yönetti. Bu bölümde tartışmaya canlı katılım dikkat çekerken kadınların daha çok iki saat üzerinden para alıp uzun süreler çalıştırılıyor olmaktan, kalifiye olmak için çalışma dairelerinin kapılarını aşındırmalarına karşın olanak sağlanmamasından, çalışma şartlarının kötülüğünden, düşük ücretlerden kaynaklı sorunlara değindikleri görüldü. Yasal asgari ücret, kazanılan ilk Euro’dan itibaren sigorta ödenilmesi gibi talepler en çok dile getirilenler arasındaydı.

EMEP yöneticisi Şükran Doğan, DİDF Genel Başkanı Özlem Alev Demirel, Hollanda Amsterdam Türkiyeli Kadınlar Birliği yöneticisi Sevgi Güngörmüş ve Yunanistan Bağımsız Kadın Hareketi temsilcisi de konuk olarak kongreye katıldılar. Katılımcıları selamlayan konuşmalar yaptılar. Akşam gerçekleştirilen kültürel programda ise Düsseldorf’tan ATİD halk dansları grubu gösterisi, Yasemen ve Deniz İlhan’ın şarkıları ve Frankfurt Kadın Korosu’nun türküleri yer aldı.

Pazar günü Göçmen Kadınlar Birliği çalışmalarının değerlendirilmesinin ardından 11 kişilik yeni yönetim kurulunun seçimiyle kongre son buldu. (Köln YH)

 

Kongrede dile getirilen bazı talepler:

–    Eşit işe eşit ücret

–    Cinsiyetçi istihdam politikalarına son verilsin; kadınlara güvenceli iş olanakları sağlayacak politikalar hayata geçirilsin

–    10 Euro asgari ücret!

–    Toplum yaşamının bütün alanlarında kadınlara yönelik ayrımcı yaklaşım ve yasalara son verilsin!

–    Sığınma evleri,  kadın, genç ve çocuklara yönelik sosyal, kültürel hizmet veren kurumların bütçelerindeki kısıtlamalara son verilsin!

 

Kongreden notlar

Kadınlar, cuma akşamından Köln’e gelebilmek için deyim yerindeyse her türlü zorluğu göğüslediler. Giderek esnekleşen çalışma koşulları, cumartesi günlerinin bir çok fabrika, firma için işgünü olması nedeniyle bir çok kadın izin aldı. Aralarında izin almasına rağmen işe çağrılanlar dolayısıyla çok istedikleri halde kongreye katılamayan kadınlar da oldu. Uğurladıkları arkadaşlarına bol bol fotoğraf çekmelerini ve tartışılan bütün konuları not almalarını tembihlediler. Ama daha halledilmesi gereken çok şey vardı. Çantaları alıp çıkıvermek öyle çok da kolay değildi. Dolaba ek yemekler hazırlanıp kondu. Evin dağınığı toplandı, nefes nefese ya trene ya da birlikte gelinen arabaların hareket saatine yetişildi.

Salt bu durum bile kongrede  geleneksel roller üzerine de tartışmalar yürütülmesi için yeterliydi. Kongrede, Göçmen Kadınlar Birliği’nin kadınları baskı altına alan, evlerine kapatan, geleneksel kadın rollerini allayıp pullayıp yeniden yeniden sunarak, kadınların talepleri için harekete geçmesini, birleşmesini, örgütlenmesini, kendi ayakları üzerinde durmasını engellemeye çalışan her türlü akım ve anlayışla mücadele çağrısı da yapıldı.

 

Ortak sorunlarımız mücadelemizi de ortaklaştırıyor

Şükran DOĞAN, Emek Partisi GYK Üyesi

 

Göçmen Kadınlar Birliği’nin davetlisi olarak katıldığım kongrede, katılımı, coşkulu tartışmaları ve eğlencesi ile iki güzel gün geçirdim. Çocuklu kadınların katılımını kolaylaştıran bakım sorunun çözümü ve annelerin bu konudaki memnuniyeti kayda değer uygulamaydı.

Panel konuşmacılarının aktarımları, kadınların iş yaşamında karşılaştıkları güçlükler, örgütlenme sorunları ve çözüm önerileri üzerine anlattıkları, Türkiye’deki toplantıları hatırlattı çoğunlukla. Çünkü kadınlar için yaşam hemen hemen her yerde çok yakın benzerlikler gösteriyor. Göçmen kadınlar olarak da bu böyle.

Bugün Almanya’da gittikçe yaygınlaşan ve kadının ev içi rollerini devam ettirmeyi sağlayacak şekilde geliştirilen esnek çalışma biçimleri Türkiye’de de yasal hale getiriliyor ve uygulanıyor. Kısa zamanlı çalıştırma, fazladan ve angarya çalıştırma, düşük ücret ödeme… Patronların daha fazla kar elde etmesi için tüm ülkelerde uygulanan yöntemler. Türkiye’de buna AKP iktidarının kadını eve kapama ve muhafazakârlaştırma politikaları ekleniyor.

Ücretsiz ve yeterli kreş-çocuk bakım evlerinin bulunmaması, göçmen kadınların veya ihtiyacı olan tüm kadınların danışabileceği, sığınabileceği kurumların son derece yetersiz olması, şiddet, eğitim ve meslek edinme olanaklarından erkeklerle eşit düzeyde yararlanamama, ağır işler, sendikasız-sigortasız çalışmaya zorlanma; bunlar hep ortak sorunlarımız olarak dikkat çeken başlıklar oldu.

Türkiye’de Kürt halkına dayatılan inkar ve imha politikaları nedeniyle yıllardır süren savaşın iç göçe zorladığı kadınlar; dilsiz, işsiz, eğitimsiz bırakılarak yıllardır kendi ülkesinde göçmen olma sorununu yaşıyorlar. Suriye’ye yönelik emperyalist müdahaleler sonucu yaşanan savaştan kaçarak Türkiye’ye göçmek zorunda kalan kadınlar, çocukları ile beraber yoksulluğun en ağırını yaşıyorlar.

Ortak acılarımız ve sorunlarımız, mücadelemizi de ortaklaştırıyor. Bu nedenle kadınların bir sonraki kongreye kadar yürüyecekleri yola dair aldıkları kararlar, göçmenler başta olmak üzere tüm kadınların mücadelesine ışık tutacağını şimdiden söyleyebilirim.

 

Artık yeter!

İsaf Gün (IG Metall Merkez Yönetim Kurulu Sekreteri)

 

Çok sayıda canlı tartışma ve konuşmalarla dolu  başarılı bir konferanstı.  Biz kadınlara deneylerimizi anlatabileceğimiz bir platform sundu. Katılan her kadının tartışmalara katılması, deneylerini aktarması esas alındı. Kadınlar iş ve özel yaşamlarındaki sorunlarını anlatmaları konusunda sürekli teşvik edildi. Benim açımdan ,diğer birçok önemli konu yanında, göçmen kadınların iş yaşamındaki dezavantajlı durumu can alıcı noktaydı. Katılan kadınların ifade ettikleri gibi göçmen kadınlar kötü çalışma koşullarına, korunmasız ve düşük ücretli işlere mahkum ediliyor. Bu alanda yapacağımız çok şey var. Aldığımız kararlar ve taleplerimizle bu konuda birlikte mücadele edeceğimizi bir kez daha vurguladık. Clara Zetkin’in söylediği gibi: ‚ İçinde bulunduğumuz durumun kötülüğü bizi korkutmasın. Bütün zorluklara karşı tek cevabımız var: Artık yeter!‘