Büyük koalisyon için uzlaşmaya varıldı

01merkel
Almanya’da 22 Eylül’de yapılan genel seçimlerden sonra Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında başlayan “büyük koalisyon” için uzlaşmaya varıldı. Anlaşmanın SPD üyeleri tarafından kabul edilmesi durumunda Angela Merkel’in üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturması için Federal Parlamento’da 17 Aralık’ta oylama yapılacak.

CDU/CSU ile SPD arasında daha önce değişik çalışma grupları düzeyinde yapılan görüşmelerin son turu her iki partiden üst düzey yöneticilerin katılımıyla SPD Genel Merkezi’nde yapıldı. Sabah saat 5.00’e kadar süren görüşmelerden sonra her iki parti uzlaşmanın sağlandığını açıkladı. Buna göre, alt komisyonlarda her iki parti arasında üzerinde uzlaşma sağlanamayan yasal asgari ücret, yabancı otomobillerden otoban vergisi alınması, çifte vatandaşlık ve emeklilik konusunda da  daha her iki parti arasında uzlaşma sağlandı.

17 saat süren pazarlıklar sonucunda ortaya çıkan uzlaşmada işçi ve emekçilerin budanmış sosyal haklarının geri getirilmesi konusunda somut bir adım atılmadı.

SPD tarafından pazarlık konusu yapılan saat başı 8.50 avrodan asgari ücret 2015’ten sonra yasallaşacak. Şu anda asgari ücretin altında olan toplu sözleşmeler 2016 yılına kadar uygulamada kalacak. Daha sonra saati 8.50 avrodan ödenmeye başlanacak. Staj ve meslek eğitimi yapan gençler asgari ücretin dışında tutuldu. Daha önce tekel yöneticierinin sınırlandırılacağı konusunda varılan anlaşma son anda devre dışı bırakıldı. Bu demektir ki SPD tarafından büyük bir propaganda malzemesi yapılan asgari ücret, ancak genel seçimlere bir yıl kala, o da belli şartlar çerçevesinde uygulanabilecek. Eğer, uzlaşmaya sadık kalınırsa tabi.

ÇİFTE VATANDAŞLIKTA DAĞ FARE DOĞURDU

Koalisyon ortakları arasında üzerinde anlaşmaya varılan hükümet protokolünde göçmenler için çifte vatandaşlık hakkı yer alıyor. Daha önce SPD tarafından ortaya atılan Alman vatandaşı olan bütün göçmenlere vatandaşlık verilmesi şartı ise tam olarak yerine getirilmedi. Bunun yerine, 1990’dan itibaren Almanya’da doğan ve ebeveynlerinin vatandaşlığının yanı sıra doğrudan Alman vatandaşlığını alan, ancak şu anki uygulamaya göre 23 yaşına geldiğinde sahip olduğu vatandaşlıklardan birisini tercih etmek zorunda kalan gençler için bu dayatma kaldırılıyor. Opsiyon Modeli’nin kaldırılması anlamına gelen bu uygulamanın ne zaman yürürlüğe konulacağı belli değil.

EĞİTİM VE YENİLENEBİLİR ENERJİYE DESTEK

CDU/CSU ve SPD ayrıca 1992 yılından önce çocuk sahibi olan annelere, annelik emekliliği bağlanması üzerinde anlaşmaya varıldı. Bu uygulamanın 2014 yılının temmuz ayında başlatılması öngörülüyor. SPD’nin gündeme getirildiği 67 yaşında emekliliğin esnekleştirilmesi konusu da kabul edildi. Buna göre 45 yıl çalışanlar 63 yaşında ve maaşından kesinti yapılmaksızın emekli olabilecek.
Koalisyon anlaşmasında, otoyollarda yabancı otomobillerden alınması öngörülen ücret de 2014 yılından itibaren alınmaya başlanacak.
Partiler, eğitime daha fazla bütçe ayrılması üzerinde de mutabakat sağladı. Belediye ve enstitülere, eğitim desteği sağlanacak. Gelecek yasama döneminde eğitimin teşviğine 23 milyar avroluk ek bütçe ayrılması kararlaştırıldı. 2020 yılına kadar yenilenebilir enerji kullanımınının toplam sarfiyattaki payının yüzde 45’e çıkartılması planlanıyor. 2030 yılına kadar bu oranın yüzde 55 ila 60’a yükseltilmesi, üzerinde uzlaşma sağlanan maddeler arasında yer alıyor.

SON KARARI SPD ÜYELERİ VERECEK

Sağlanan ilk anlaşmada bakanlık dağılımı konusunda ise bir açıklama yapılmadı. SPD yönetimi, daha önce üzerinde anlaşmaya varılan anlaşmayı üyelerinin oyuna sunacağını açıklamıştı. Bakanlıkların 1-12 Aralık tarihleri arasında 470 bin SPD üyesi arasında mektupla yapılacak oylamadan sonra belli olması bekleniyor. Oylamaya en az 100 bin üyenin katılması hedefleniyor. SPD Genel Sekreteri Andrea Nahles dün yaptığı açıklamada, üyelerin büyük çoğunluğunun anlaşmayı onaylayacağına inandığını söyledi. Ancak üyelerin nasıl bir karar vereceği ise merakla bekleniyor. Zira, anlaşmada SPD tabanını ve sol kanadını memnun edecek fazla bir şey yok. Sol kanadın temsilcisi olarak öne çıkan Ralf Stegner, konuşacak fazla bir şeyin olmadığını söyleyerek açıklama yapmamayı tercih etti.

Basında yer alan haberlere göre SPD’nin yeni hükümette 6 bakan ile temsil edileceği ileri sürüldü. CDU/CSU ise Başbakan Merkel ile birlikte 9 bakanlık alacak. Hangi bakanlığın hangi partiye geçeceği ise Noel öncesinde açıklanacak. Bu takvime göre Merkel’in üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturması için 17 Aralık’ta Federal Parlamento’da oylamanın yapılması öngörülüyor.

Yücel ÖZDEMİR


DİDF: DAĞ FARE DOĞURDU

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Yönetim Kurulu, “Büyük Koalisyon” kurmak üzere anlaşmaya varan CDU/CSU ve SPD’nin üzerinde anlaşmaya vardığı konuların Almanya’da yerli ve göçmen emekçilerin sorunlarını çözmeyeceğini açıkladı. DİDF Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“22 Eylül’deki genel seçimlerden bu yana Hıristiyan Demokratlar ile Sosyal Demokratlar arasında yürütülen görüşmeler tamamlanmış görünüyor. SPD üyelerinin de olur vermesi durumunda, önümüzdeki dört yıl boyunca yerli ve göçmenleri etkileyecek politikalar hayata geçirilmeye başlanacak. Görüşmeler öncesinde SPD’nin asgari ücret ve çifte vatandaşlık başta olmak üzere bir çok alanda verdiği vaadi yerine getirmediği, bu nedenle anlaşmanın altında SPD’nin değil, CDU/CSU’nun imzasının olduğu anlaşılıyor.

SPD tarafından pazarlık konusu yapılan saat başı 8.50 avrodan asgari ücret ancak 2015’ten sonra yasallaşacak. Şu anda asgari ücretin altında olan toplu sözleşmeler 2016 yılına kadar uygulamada kalacak. Bu demektir ki, 2017’deki genel seçimlere kadar asgari ücret konusunda somut bir adım atılmayacak. Bu demektir ki, miktarı düşük olmakla birlikte, Almanya’da milyonlarca emekçinin ihtiyacı olan asgari ücret zamana yayılarak, işyerlerinin durumu gözetilerek hayata geçirilecektir. Bu haliyle asgari ücret, düşük ücretli işlerde çalıştırılmak zorunda bırakılan milyonlarca emekçi için bir derde deva olmayacaktır.

Benzer bir durum çifte vatandaşlık için de geçerlidir. Başından beri sanki Alman vatandaşlığına geçen herkese çifte vatandaşlık hakkı verilecekmiş şeklinde sunulan öneri gelinen aşamada Opsiyon Modeli’nin kaldırılmasıyla sınırlı kalmıştır. Elbette, günümüz gerçeklerine uymayan Opsiyon Modeli’nin kaldırılması olumlu bir gelişmedir. Ancak bu, Almanya’da doğmayan, çifte vatandaşlığın olmaması nedeniyle Alman vatandaşı olma konusunda tereddüdü bulunanların sorununa bir çözümün bulunduğu anlamına gelmiyor. Dolayısıyla, çifte vatandaşlık tartışması ve sorunu bundan sonra da devam edecektir.

Bu iki konunun dışındaki konularda da üzerinde varılan anlaşmalar benzer şekilde olmuştur. Sosyal adaletin sağlanması, sosyal alanlara daha fazla bütçenin ayrılmaması, zenginlerden daha fazla verginin alınmasına yanaşılmaması gibi pek çok uygulama, Almanya’da adaletsizliğin önümüzdeki dört yıl içinde de devam edeceği anlamına geliyor. Bu nedenle önümüzdeki dört yıl içinde büyük hükümete karşı sosyal adalet ve eşit haklar temelindeki mücadelemiz devam edecektir.”