Sendikaların politikası ne olacak..?

 Erman Oran*

 

Romanya ve Bulgaristan vatandaşlarına bazı Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan çalışma sınırlamaları 1 Ocak 2014’ten itibaren tamamen kalkacak. Böylece bu ülkelerin vatandaşları, işgücü serbest dolaşımı hakkını kazanmış olacaklar. Ancak serbest dolaşım hakkının hayata geçmesinden önce bu ülkelerden Almanya’ya gelen göçmenlerin karşılaştıkları sorunlar birçok çevrenin olduğu gibi sendikaların gündemine de girmiş durumda.

Bu ülkelerden gelen göçmenler, bazı şehir merkezlerinde oluşturdukları ya da kendiliğinden oluşan “işçi pazarları”nda işgüçlerini satmaktalar. Köln’ün Ehrenfeld ve Mülheim semtlerinde kurulan bu “işçi pazarları”nda iş bekleyen göçmenlerin, çoğunlukla IG BAU Sendikası’nın örgütlü olduğu iş kollarında çalışması, sendikanın Köln-Bonn şubesinin bu konuda çalışmalar yapmasını zorunlu kıldı.

 

Düzenli iş ve barınak istiyorlar
Şube sekreterleri olarak, ver.di sendikasından bir örgütlenme sekreteri ile birlikte, Bulgaristan’dan gelen göçmenlerin iş bekledikleri Köln Ehrenfeld’deki yeri iki kere ziyaret ettik. Ziyaretimizin amacını, iş bekleyen işçilerle konuşarak, sorunlarını öğrenmek, bu sorunların çözümünde onlara yardımcı olmak olarak belirlemiştik. Çalışmak istemelerine rağmen düzenli bir iş bulamamaları ve barınma sorunu, konuştuğumuz işçilerin en büyük sorunlarıydı. Pansiyona çevrilmiş evler ve dairelerde, yatak başına ayda 250 ile 320 Euro para ödediklerini ve bu evlerin büyük bir kısmının Türkiyelilere ait olduğunu belirttiler. Eğer daha fazla yatak parası ödeyen birisi çıkarsa, yerlerini ona vermek zorunda kaldıkları da olmuş.

Ne tür işlerde çalıştıklarını sorduğumuzda aldığımız cevap genellikle hep aynıydı; inşaat, inşaat yıkımı, inşaat temizliği, iskele, boya badana ve fayans döşeme. En can alıcı sorun ise, işlerin düzenli olmaması ve sabit bir kazançlarının bulunmaması. Boş kaldıklarında ise, Ehrenfeld ve Mülheim gibi semtlerde ya yol üstlerinde ya da kahvelerde iş beklediklerini belirtiyorlar. İlk başlarda ücretlerinin ödenmediği durumların olduğunu ancak zamanla kendi tecrübeleriyle kimin yanında çalışıp çalışılmayacağını öğrendiklerini söylüyorlar. Kazançları üzerine konuştuğumuzda farklı farklı cevaplar aldık. Yaptıkları işe göre para aldıklarını, inşaatta saat ücretine, boya işlerinde ise çoğunlukla kabalaya anlaştıklarını anlattılar. Sigortasız çalıştırıldıkları için bazı işlerde saat ücretinin 10 Euro’yu geçtiği de oluyor.

 

Kağıt üzerinde serbest meslek sahibiler

İki gün boyunca asıl gözlemimiz şu oldu. Çalıştırıldıkları firmaların eleman sayısı 10 ile 20 kişi arasında değişmekte. Ayrıca bazı Bulgarların kendi firmalarını kurduğu, arabalarla gelip işçileri topladıklarını gördük. Özellikle inşaat ve asgari ücretin olduğu alanlarda çalıştırıldıklarında iş sözleşmelerinin imzalandığını da öğrendik. Zollamt’dan kontrol geldiğinde ‘kağıt üzerinde serbest meslek sahibi’ gibi görünüyorlar. Böylelikle de firmalar asgari ücretin altında ücret ödemeye yasal kılıf bulmuş oluyorlar.

İş güvenliği ve diğer yasal konular hakkında da bilgileri yok. Ancak işyeri ve barınma ile ilgili sorunları olduğunda başvuracakları bazı yerler konusunda aralarında bilgili olanlar var.

 

IG BAU’nun bilgilendirme çalışmaları devam edecek

İki ziyaretimizde de Almanya’da inşaat ve diğer 13 iş alanında daha branşa özgü asgari ücret uygulanmasının olduğunu içeren ve kendi dillerinde hazırladığımız bildirileri de vererek anlattık. Ayrıca ziyaretlerimizin arkasından Romanyalı işçilere yönelik bilgilendirme toplantısı düzenledik. Yaptığımız görüşmenin bir benzerini 13 Aralık günü Bulgaristan’dan gelen işçiler için de yapacağız. Bu etkinliklerin dışında DGB’nin „Faire Mobilität“ aksiyonun hayat bulması için ver.di sendikasıyla birlikte çalışmalara hız verildi.

 

Sendikaların sorunu merkezine alması gerekir

DGB sendikaları ve Çalışma Bakanlığı ile birlikte Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden gelen göçmen işçileri bilgilendirmek için „Faire Mobilität“ kampanyası başlatılmıştı. Amaç işçileri çalışma koşulları konusunda bilgilendirmek. Kampanyaya Uluslararası Göçmen İşçiler Birliği (PCG) ve Avrupa Sendikalar Birliği de destek sunuyor.
Sendikalar sorunun adını koymalarına karşın, çözümü ve bu işçilerinin örgütlenmesi konusunda henüz ciddi adımlar atmış değil. Çalışmalar ve kampanyalar, takvime bağlı olarak yapılan eylemleri aşmamakta. İşverenlere baskı yapmak yerine, güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep etmek fazla bir anlam ifade etmiyor. Kaldı ki, güvenlik önlemeleri bazen bu işçilerin sınırdışı edilmelerine neden olmakta. Örneğin 2012 yılında Frankfurt’ta Romanyalı işçiler inşaatta asgari ücretin altında çalıştırılmış, Zollamt görevlileri şantiyeye gönderilmiş ve sonucunda Romanyalı işçiler sınır dışı edilmişti.
Sendikaların biran önce şu sorulara cevap vermeleri gerekmekte; işgücü göçü konusunda nerede duruyoruz? Bu grupların örgütlenmesi için neler yapılması gerekiyor? Örgütlemek istiyor muyuz? Eğer samimi olunacaksa öncelikle bu konuda işyeri temsilciliklerin yetkilerinin artırılması, “Werkvetrag”ların kaldırılması konusunda adım atılması gerekiyor.

 

IG BAU Sendikası Köln Şube Sekreteri