Daimler’de rekorlar nasıl kırılıyor…

Yıl sonuna doğru yapılan işyeri toplantısında tekel yönetimi başarılı bir yılı geride bıraktığımızı ve artık geleceğe güvenle bakılabileceğini ilan etti. Daimler Yönetim Kurulu’ndan binek araçlar üretim şefi Andreas Renschler, “Geride bıraktığımız 11 ay içinde şirketimizin ana markası Mercedes dünya markası olduğunu ortaya koydu” dedi. Renschler’e göre Daimler’in başarısı “müşterilerin ürünlere olağanüstü rağbet göstermesi” ve buna bağlı olarak “üretimde gösterilen esneklik ve kalite” ile açıklanabilir.

Gerçekten de Daimler tekeli binek araç satışlarını, özellikle de yeni modellerin piyasaya sürülmesiyle çok ciddi bir oranda artırdı. Sadece Kasım ayında satışlar yüzde 10,9 artarak 133 bin 441 adet olarak gerçekleşti. Yılın ilk 11 ayında ise 1,32 milyon araç müşterilere ulaştırılmış. Smart modeli ile birlikte satılan araç sayısı 1,42 milyon dolayında. Özellikle A, B ve CLA sınıfı modellerinin satışında %54’lük bir artış oldu. Tekelin en yüksek kâr marjıyla sattığı S sınıfı modellerin satışları ise yüzde 47,3 oranında arttı.

Yılın üçüncü çeyreğinde vergi ve faiz öncesi kâr yüzde 53 artarak 1,9 milyar Euro’ya çıktı. Yıl genelinde 7,5 milyar Euro kâr hedefine rahat ulaşılacağı açıklandı. Geçen yıl bu miktar 8,1 milyar Euro dolayındaydı. Renschler, “vadiyi geride bırakıp yeniden yükseklere çıktık” diyerek önümüzdeki yıllarda da kâr hedeflerine ulaşacaklarını söyledi.

 

REKORLAR NEYİN PAHASINA GERÇEKLEŞTİ?!

Bu yukarı da saydıklarımızın nasıl ve kimler tarafından gerçekleştirildiğine gelince şöyle bir tablo karşımıza çıkıyor. Özellikle S sınıfı modellerinin üretiminin yapıldığı bölümde geçtiğimiz yıl üretim (model değişikliği nedeniyle satışlar gerilemişti) tamamen aşağıya çekilmişti. İşyeri İşçi Temsilciliği ile yapılan antlaşmayla bu bölümdeki işçiler zaman havuzları (Zeitkonto) sayesinde 500 saate kadar eksiye düşmeleri sağlandı. Şirkete borçlandırılan işçiler şimdi alabildiğince çalıştırılıyorlar.

C sınıfı modellerinin üretildiği bölümde ise, hız hiç kesilmedi. Bu yıl içinde işçiler 21 Cumartesi çalışmak zorunda bırakıldılar. Ayrıca her iki bölümde bu yıl öğle vardiyalarının süresi yaklaşık bir saat uzatıldı.

2014 yılı içinde planlar hazır. Önümüzdeki yıl 7 Cumartesi mesaisi kesinleştiği gibi öğle vardiyası yine bir saat uzun olacak. Öğle vardiyasının 14:05 – 23.24 arası çalışması için sabah vardiyası da 06:00 yerine 05:50’de işbaşı yapacak. Tabi araçlara rağbet devam ederse bu çalışma süreleri de böyle kalacak ve ek olarak Cumartesi mesaileri gündeme gelecek.

C sınıfı modellerinin üretildiği bölüm, sömürünün en yoğun olduğu bölüm olarak Mayıs ayına kadar büyük bir tempoyla üretimi sürdürecek. Bu bölümde çalışanların %90’ı kiralık firmalar üzerinden çalışmaktalar. Bu ise pratikte bu işçi kardeşlerimize eşit ücret ve fazla mesai zammı ödenmemesi anlamına gelmekte.

Görüldüğü gibi tekelin kırdığı rekorlar Mercedes’in kadrolu ve kiralık işçilerinin yoğun sömürüsü üzerinden gerçekleşmiştir. Bu arada uygulamada olan ‘tasarruf paketini’ de unutmamak gerekiyor. Tekel yönetimi 2014 sonuna kadar değişik yöntemlerle 4 milyar Euro daha tasarruf edileceğini açıkladı.

Kiralık ve taşeron firma işçileri açısından işin maddi yönü dışında çalışma koşullarının daha kötü olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bu arkadaşlarımız üretim esnasında sürekli aşağılanıyorlar ve insanlıktan çıkarılıyorlar. Bir süre önce ARD kanalı tarafından özellikle taşeron firma işçileri üzerine hazırlanan bir dokümantasyon hafızalarda. Bu işçilerin çalışma koşulları ve ücretleri kamuoyuna yansıdığında tekel yönetimi imajını düzeltmek için alelacele temsilcilik ile hemen anlaşma yaptı ve bu işçileri kiralık işçi statüsüne çıkardı.

 

2014 YILI MÜCADELE YILI OLSUN

Yapılan ek anlaşmalarla çalışma koşullarımız önümüzdeki yıl daha da zorlaşacak. Kiralık işçi olarak çalışan arkadaşlarımızın durumlarından da bir düzelme olmayacak. Bir yanda her an işini kaybetme korkusu diğer yanda kadrolu işçi olmak için her türlü baskıya ve kötü muameleye boyun eğme eğilimi devam edecek.

Bizler özellikle birlikte çalıştığımız kiralık firma işçisi arkadaşlarımızın kadrolu işçi olmaları, bizimle aynı koşullar altında çalışmaları için mücadelemizi sürdürmek zorundayız. Ancak fabrikadaki bu bölünmeyi aşabilirsek bir bütün olarak çalışma koşullarının iyileştirilmesi için daha etkili bir mücadele verebiliriz.

Bu arada bizleri yalnız bırakmayan,  sesimizi geniş emekçi kitlelerine duyurmaya çalışan HAYAT TV ve YENİ HAYAT GAZETESİ emektarlarının şimdiden yeni yıllarını kutluyor ve hep birlikte başaracağız diyoruz.

 

Daimler’den bir grup kadrolu ve kiralık işçi