GoKo işbaşında

“Almanya’nın en geç kurulan hükümeti“ olarak şimdiden tarihe geçen CDU/CSU-SPD “büyük koalisyon” hükümeti göreve başladı. SPD üyelerinin yüzde 76’ı ortaklıktan yana oy kullandı. İlk kez Türkiye kökenli bir politikası federal bakan oldu.

 

22 Eylül’de yapılan genel seçimlerden sonra CDU/CSU ve SPD arasında süren koalisyon görüşmelerinin ardından yeni hükümet göreve başladı. Önümüzdeki dört yıl boyunca görev yapacak yeni hükümette başkanlık yapacak Angela Merkel, 17 Aralık’ta Federal Parlamento’da yapılan oylamayla 3. kez başbakan seçildi.

CDU/CSU ile SPD arasında yapılan görüşmelerin ardından varılan uzlaşmanın ardından SPD üyeleri arasında yapılan oylamada, parti üyelerinin yüzde 75’i, CDU/CSU’nun küçük ortağı olmaya onay verdi. SPD genel merkezinin mektupla oy kullanmaya çağırdığı  474 bin 820 üyenin yüzde 77’si oyunu kullanırken, bunların yüzde 76’sı koalisyondan yana oy verdi.

Bu ise yaklaşık her dört parti üyesinden birisinin CDU/CSU ile ortaklığa karşı çıkması anlamına geliyor. Karşı çıkanlar arasında gençlerin yoğun olduğu tahmin ediliyor. Oylamada sonucunun açıklanmasından bir hafta önce Nürnberg’de genel kongresini toplayan SPD gençlik örgütü Juso, Hıristiyan Demokratlarla koalisyon ortaklığına hayır kararı almıştı.

Oylama sonrasında bir açıklama yapan SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel, sonucu “büyük bir zafer” olarak ilan ederken, parti yönetiminin hayli rahatlamış olduğunu gösterdi. Zira oylama öncesinde, koalisyon ortaklığına karşı çıkanların çok daha fazla olacağı yönünde tahminler yapılmıştı. Oyunu kullanan ancak yeminli ifadeyi imzalayarak göndermeyi unutan 31 bin 800 parti üyesinin oyu ise sayılmadı.

Her ne kadar SPD yönetimi oylamayı ve sonucunu “taban demokrasisinin zaferi” olarak lanse etse de, asıl amaç parti tabanını imzalanan koalisyon sözleşmesine bağlama ve önümüzdeki dört yıl içinde yapılacak icraatlara tepkiyi baştan sınırlama olarak görünüyor. Ayrıca, SPD bu adımla, CDU/CSU ile yaptığı pazarlıklarda elini güçlendirmeyi istiyordu. Ancak, koalisyon sözleşmesinde “asgari ücret”, “emekliliğin esnekleştirilmesi” gibi bazı makjaj düzenlemeler yer alsa da, asıl olarak Almanya ve Avrupa’da emekçilerin kazanılmış haklarına saldırı, dış politikada militaristleşme poltikalarının süreceği görülüyor.

Oylama sonrasında yapılan değerlendirmelerde, sonucun, asıl olarak bu öneriyi gündeme getiren Genel Başkan Gabriel’i parti içinde şimdilik güçlendirdiğine dikkat çekiliyor.

 

BAKANLIKLAR PAYLAŞILDI

SPD üyelerinin koalisyon anlaşmasına onay vermesiyle birlikte hükümette bakanlık dağılımı da yapıldı. CDU’nun 7, SPD’nin 7, CSU’nun ise 3 bakanlıkla temsil edileceği yeni hükümette en dikkat çekici olan, daha önceki Çalışma Bakanı Ursula von der Leyen’in Federal Savunma Bakanlığı’na kaydırılması oldu. Savunma Bakanı Thomas de Maiziere ise İçişleri Bakanı oldu. De Maiziere daha önce de içişleri bakanlığı yapmıştı. Önceki hükümette içişleri bakanlığı yapan ve başlattığı “Kayıp” kampanyasıyla tepki toplayan CSU’lu Hans-Peter Friedrich ise bu kez Tarım Bakanlığı görevine getirildi. CDU Genel Sekreteri Hermann Gröhe Sağlık Bakanı, CSU Genel Sekreteri Alexander Dobrindt Ulaştırma Bakanı oldu. Federal Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble ile Federal Eğitim Bakanı Johanna Wanka ise görevlerinde kalmaya devam ettiler.

SPD cephesinden ise 7 politikacı bakanlık koltuğuna oturdu. SPD Genel Başkanı Gabriel başbakan yardımcılığı yanı sıra “Ekonomi ve Enerji” bakanı olurken, 2005-2009 yılları arasındaki “büyük koalisyon”da Dışişleri Bakanlığı yapan Walter Steinmeier ikinci kez bu koltuğa oturdu. Böylece, Merkel ile Steinmeier arasında geçmişte dış politikadaki uyumluluk önümüzdeki dört yılda tekrarlanacak. SPD Genel Sekreteri Andrea Nahles, Federal Çalışma Bakanı olurken, en sürpriz isim ise Heiko Maas’ın Adalet Bakanlığı’na getirilmesi oldu. Saarland eyaletinde Ekonomi Bakanlığı yapan Maas’ın son anda Adalet Bakanlığı’na getirilmesine karar verildiği ifade ediliyor.

Yeni kabine, Almanya siyasi tarihinde ilk kez Türkiye kökenli bir göçmen politikacının bakanlığına sahne olmasıyla da dikkat çekti. SPD Genel Başkan Yardımcısı Aydan Özoğuz, CDU’lu Maria Böhmer’in yerine Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı oldu. (YH)