AB Türkiye’yi ‘endişeyle’ izliyor

 Bir zamanlar Erdoğan ve AKP’ye övgü dolu açıklamalar yapan AB kurumları ve ülkeleri şimdi “endişe” dolu mesajlar veriyorlar. Özellikle hükümetin yargıya müdahalesi eleştiriliyor.

  Türkiye’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Fethullah Gülen cemaati arasında başlayan çatışma ve ardından giderek yayılan yolsuzluk operasyonları ve buna bağlı olarak yargıya yapılan baskı sadece ABD tarafından değil, aynı zamanda Avrupa’da da endişeyle izleniyor. En çok merak edilen ise çatışmanın sonucunda nasıl bir siyasi tablonun ortaya çıkacağı.

Daha önce Erdoğan ve partisine destek veren Avrupa Birliği kurumları ve ülkeleri şimdi oldukça temkinli açıklamalar yapıyorlar. Gelişmelere daha çok Türkiye’deki ekonomik büyüme ve istikrarın devam etmesi çerçevesinde bakan AB yetkilileri bu nedenle sık sık gelişmeleri endişeyle izlediği açıklamasını yapıyor.

Die Welt gazetesine açıklamalarda bulunan Avrupa Parlamentosu Dışilişkiler Komisyonu Başkanı Başkanı Elmar Brok, hükümetin polisleri görevden almasına tepki göstererek, “Bunlar açık olarak Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını gösteriyor. Bu nedenle belki de Türkiye hiç bir zaman AB’ye girecek duruma gelmeyecek” uyarısında bulundu.

Uzun yıllar Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörlüğü yapan Alexander Graf Lambsdorff da, “Türkiye sürekli Avrupa’dan uzaklaşıyor. Şu anda asıl olarak Türkiye’deki siyasi yönelim sorunlu” diyerek rahatsızlığını dile getirdi.

Yolsuzluk ve rüşvet skandalının ortaya çıkmasının ardından hükümete sorunun “hukuksal çerçevede” çözülmesi çağrısında bulunan Almanya, Fransa gibi ülkelerin liderleri de şimdi Başbakan Erdoğan’ın uygulamaları konusunda daha temkinli. Zira son günlerde yapılan açıklamalarda daha çok yargıya yapılan müdahale, emniyet müdürleri ve polislerin görevden alınması ya da görev yerlerinin değiştirilmesi öne çıkıyor.

 

‘ERDOĞAN SİSTEMİ SALLANTIDA’

Alman basınında çıkan haberlerde de benzer bir hava hakim. Berliner Zeitung gazetesinde Frank Nordhausen tarafından kaleme alınan haber-yorumda, “Erdoğan sistemi sallantıda” vurgusu vardı. Haberde ayrıca Erdoğan’ın Gülen Cemaati’ne karşı orduyla ittifak arayışında olduğuna da işaret edildi.

Hem Frankfurter Allgemeiner Zeitung hem de ekonomi ağırlıklı Handelsblatt gazetelerinin internet sitelerinde yer alan haberlerde Türkiye’deki gelişmelerin yatırımcıları korkuttuğuna dair haberler yayınlandı. Siyasi istikrarın ülkede ekonomik büyümeye yol açtığına işaret eden her iki gazete, Gezi olaylarından bu yana Türkiye’nin yabancı yatırımcılar tarafından “güvenli olmayan ülke” olarak tanımlandığına dikkat çektiler.

Almanya’nın etkili gazeteleri arasında yer alan Süddeutsche Zeitung’da yer alan bir yorumda “Yolsuzluk eski bir Türk hastalığı. Bahşiş skandalları geçmişte de hükümetleri devirdi. O dönemin partileri unutuldu gitti. AKP bütün bunlardan ders çıkarmış görünmüyor” denildi.

 

GÜLEN CEMAATİ YENİDEN KEŞFEDİLİYOR

Basında Türkiye’deki gelişmeler konusunda yer alan haberlerde dikkat çeken bir diğer nokta ise Gülen Cemaati hakkında yazılanlar. Yazılanlara bakılırsa Gülen Cemaati adeta yeniden keşfediliyor. Daha önce Gülen hakkında yaptığı “Mafya Babası” (Der Pate) başlıklı haberle geniş tartışmalar yaratan Der Spiegel muhabiri Maximilian Popp, yolsuzluklar nedeniyle dergiye yazdığı yazıya ise “Kardeşlerin İntikamı” başlığı koydu. Erdoğan ile Gülen’in daha önce müttefik olarak hareket edildiğine işaret edilen yazıda, asıl olarak Gülen Cemaati’nin yapısı, örgütlenmesi ve gücü ele alınıyor ve teşhir ediliyor.

Frankfurter Allgemeine Zeitung’un (FAZ) İstanbul muhabiri Michael Martens ise “Erdoğan’ın en güçlü rakibi” başlıklı yazısında, cemaatin adeta bir tanıtımı yaparak oldukça olumlu bir Gülen portesi çiziyor. FAZ’da daha önce de Gülen’e sempatiyle bakan yazılar yayınlanmıştı.

Öte yandan Berlin’de bulunan Alman Uluslararası Politika ve Güvenlik Enstitüsü (SWP) de geçen ay “Fethullah Gülen Hareketi Gücünü Abartıyor Mu? başlığıyla bir rapor yayınlanmıştı. Uzun yıllar Türkiye’de gazetecilik yapan Günter Seufert tarafından hazırlanan raporda Gülen Hareketi’nin ulusal ve uluslararası ölçekte bir aktör haline geldiği inceleniyor.

 

‘Almanya Türkiye politikasını değiştirmeli’

Türkiye’deki güncel gelişmeler konusunda bir açıklama yapan Almanya Sol Parti Federal Meclis Milletvekili ve Alman-Türk Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanvekili Sevim Dağdelen, “Başbakan Erdoğan otoriter, İslamist ve baskıcı bir devlet tesis etme yolunda ilerlerken, polis teşkilatında ve yargıda temizlik yapıyor. Bu şekilde, Türkiye’de zaten kırılgan olan kuvvetler ayrılığını fiilen ortadan kaldırmaktadır. Federal Hükümet bu gelişmeler karşısında, kayıtsız-şartsız Erdoğan’ın yanında yer alma tutumundan vazgeçmelidir” dedi.

Dağdelen yaptığı açıklamada devamla, “Almanya’nın dış politikasında da Erdoğan dönemine artık son verilmesi gerekir. Berlin, yıllarca Erdoğan’ın cinnet geçirircesine demokrasi ve insan haklarına saldırması karşısında harekete geçmeden seyirci kalmıştır. Federal Hükümet nasıl, AKP Hükümeti’nin islami holdinglerin Almanya’da gerçekleştirdiği yolsuzluklara bulaşmış olması karşısında sessiz kalmışsa, aynı şekilde Ankara’daki hükümetin Alevileri, Kürtleri ve Türkiye’deki diğer azınlıkları baskı altında tutmasını, sendikal haklara yönelik saldırılarını ve acımasız özelleştirme ile haraç mezat satış politikalarını da eleştirmemiştir” dedi.