Erdoğan’ın Brüksel ziyareti mizansen miydi?

erdoganin-bruksel-ziyareti-mizansen2

5 yıl aradan sonra ilk kez Brüksel’de AB yetkilileriyle görüşen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti, Almanya’da da dikkatle izlendi. Zira son yolsuzluk ve rüşvet operasyonu nedeniyle yargı ve polise yönelik hükümet tarafından yapılan müdahaleler AB temsilcileri tarafından basın üzerinden eleştirilmişti. Bu nedenle ziyaretin gerilimli geçeceği tahmin ediliyordu.
Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile düzenlediği ortak basın toplantısında bazın üzerinden yöneltilen eleştiriler konudaki rahatsızlığını açık bir şekilde dile getirerek, “Görüşlerimizi basın üzerinde birbirimize iletmeyelim, yüz yüze konuşalım” dedi.
Türkiye basınında, her ne kadar kapalı kapılar arkasında yapılan görüşmelerde AB yetkililerinin Erdoğan’ın söylediklerine inandığından söz etse de, Alman basınında ziyaretle ilgili yer alan haberlerde tersi bir görüş hakimdi. Örneğin muhafazakar çizgideki Die Welt gazetesinde Boris Kalnoky imzasıyla yayınlanan haber yoruma başlık olarak “Erdoğan’ın Brüksel’de absürd üyelik tiyatrosu” seçilmişti. Yazıda Erdoğan’ın en iyi savunma saldırıdır anlayışıyla Brüksel’e gittiğine dikkat çekilirken, daha önce AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füler’in “Böyle giderse gerekirse müzakereleri durdururuz” dediği hatırlatıldı.
Ayrıca, AB’de Erdoğan ve hükümetinin demokrasi ve hukuk devleti konunda büyük bir inandırıcılık sorunun olduğu, bunun Erdoğan tarafından yaratıldığına işaret edildi.

AB ERDOĞAN’I UYARDI
Benzer bir yaklaşım ülkenin Almanya’nın en çok satan gazeteleri arasında yer alan Frankfurter Allemeine Zeitung’da da söz konusu. Gazetenin İnternet sitesinde Erdoğan’ın Brüksel ziyareti dolayısıyla yer alan haberde başlık olarak “AB Erdoğan’ı uyardı” kullanıldı. Herman ve Barroso’nun ziyaret sırasında Erdoğan’a yargıya müdahaleyi endişeyle izlediklerini ilettiklerini belirten gazete, AB’nin şimdi Erdoğan’ın verdiği sözlere güvenmekten başka şansının olmadığına dikkat çekti.
Nikolas Buse tarafından kaleme alınan yazıda, AB’nin temsilcisi durumundaki kurumlar dışında AB’de ağırlığı olan ülkelerin de hükümet ile Gülen Hareketi arasındaki çatışmada belirleyici bir söz söylemediğine işaret etti.
Özellikle AB tarafından yöneltilen eleştirilerin bir kısmı bundan sonra açılması planlanan Adalet ve Temel Haklar başlığı için önem kazanıyor.
Bu iki gazete dışındaki yayın organları da Erdoğan ile Ab arasındaki görüşmede fazla bir ilerlemenin sağlanmadığına işaret etti. Sol eğilimli Die Tageszeitung gazetesi “Anlaşmazlık sürüyor” başlığıyla verdiği haberde, “Özgür ve bağımsız yargı konusunda taraflar birbirine yakınlaşmak yerine daha da uzaklaştı” değerlendirmesinde bulundu. Der Spiegel dergisinin İnternet sitesinde yer alan haberde ise “Erdoğan, ülkesinin yargısına karşı hareket tarzı konusunda Avrupa Birliği’nin her türden eleştirisini geri çevirdi. Bu konudaki inatçılığı sürdürüyor” diye yazdı. Keza haftalık Die Zeit gazetesinin İnternet sitesinde yer alan haberde de taraflar arasında yargının bağımsızlığı konusundaki görüş ayrılığının devam ettiğine işaret edildi.
Özetle belirtmek gerekirse, Erdoğan ile AB arasında yapılan görüşmelerin yansıtılması konusunda Alman ve Türk basını tarafından çok farklı açılardan verildi. AB ve tek tek ülkeleri Cemaat ile AKP arasında süren çatışmada bir tarafı tuttuğunun intibasını vermemek için büyük bir özen gösterirken, yargıya ve polise yapılan müdahaleler konusunda eleştirilerini dillendiriyor. Ancak bu eleştiriler Erdoğan’a geri adım attıracak düzeyde değil.

4 ŞUBAT’TA BERLİN’DE
Brüksel ziyareti süresinde, Türkiye’deki gelişmeleri kendi cephesinden açıklamaya, anlatmaya çalışan ve muhataplarını ikna etmek için büyük bir uğraş veren Erdoğan, 4 Şubat’ta ise Almanya’nın başkenti Berlin’i ziyaret edecek ve Başbakan Angela Merkel ile bir görüşme yapacak. Görüşmede, Gülen Cemaati ile olan çakışma ve AB sürecinin ağırlıklı olarak ele alınması bekleniyor. Erdoğan ayrıca, kendisine yakın çevreler tarafından kurulan derneklerin temsilcileriyle de bir araya gelecek.
Brüksel’de olduğu gibi Berlin’de de Erdoğan’ı protesto etmek amacıyla bir eylemin yapılması bekleniyor.