Grev hakkını kısıtlama planı

Geçtiğimiz Pazar günü (26 Ocak) Kassel’de bir araya gelen yaklaşık 30 sendikacı, büyük koalisyonun sendikal alanda yapmayı planladığı yasa değişikliklerini tartıştı. Hükümet planlarının, küçük ama mücadeleci sendikaları etkisizleştirmeyi hedeflediğini belirten sendikacılar, yeni düzenlemelerle grev hakkının kısıtlanmak istendiğine de işaret ettiler.

Aralarında Dünya Sanayi İşçileri Sendikası (IWW) ve anarko-sendikalist „Özgür İşçiler Birliği“ gibi sendikacıların da bulunduğu, büyük çoğunluğu aynı zamanda DGB üyesi de olan mücadeleci işçiler, önümüzdeki dönemde yaygın bir kampanya düzenlemeye hazırlanıyor.

TİS PAZARLIĞI VE GREV İMKANSIZ HALE GELİYOR

Sendikacıların buluşmasında, hükümetin küçük sendikaların gücünü kırmak istediği belirtilerek, koalisyon sözleşmesinde bu nedenle şu ifadelere yer verildiğine dikkat çekildi: „Toplu İş Görüşmeleri ve sözleşmeleri alanındaki çoğulculuğa düzen vermek için, işletmelerde çoğunluk ilkesini hayata geçirmek istiyoruz. Bunun için işçi ve işveren örgütlerinin katılımıyla, standart TİS uygulaması için yasal düzenleme hazırlayacağız. “Buna göre, bir işletmede birden fazla sendika örgütlenmişse, daha fazla üyeye sahip sendikayla TİS pazarlığı yapılacak. Bu yasa çıkarsa, geçtiğimiz yıllarda etkili grevler düzenleyen Lokomotif  Sürücüleri Sendikası (GdF) veya 4 bin üyesi bulunan Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası (GdF) gibi sendikaların TİS görüşmesi yapması ve dolayısıyla grev örgütlemesi neredeyse imkansız hale gelecek. 2012 yılında, Frankfurt Havaalanı’nda 200 GdF üyesi kontrolör greve çıkmış ve günlerce Almanya genelinde sivil havacılığı derinden etkilemişti. GdF’nin bu grevi, “orantısız” olduğu gerekçesiyle mahkeme kararıyla yasaklanmıştı. Benzeri mahkeme kararları, az sayıda personelin çalıştığı dar işkollarındaki diğer bazı küçük sendikaların örgütlediği grevlere karşı da verilmişti.

 

SENDİKALAR SAF DIŞI BIRAKILACAK!

Hükümetin küçük sendikaları saf dışı bırakmayı hedefleyen standart TİS planı, aynı zamanda önümüzdeki dönemde benzeri grevleri baştan engellemeyi de amaçlıyor. İşletmeler düzeyinde sadece en fazla üyeye sahip sendikaların muhatap alınması durumunda grev örgütlemenin imkansız hale geleceğine dikkat çeken muhalif sendikacılar, bu uygulamanın DGB üyesi sendikaları güçlendireceğini belirtiyor. DGB yönetiminin bu nedenle, TİS otonomisini ortadan kaldıracak olan yeni düzenlemeye destek verdiğine dikkat çeken Michael Sankari, “son yıllarda DGB’den ayrılan işçilerin daha mücadeleci küçük sendikalarda örgütlendiğini gördük. Hükümetin planları gerçekleşirse, bu sendikaların üyelerinin çıkarlarını savunma hakkı ortadan kalkacaktır” diye değerlendirmede bulundu.

 

DGB SENDİKALARI ARASINDAKİ REKABET ARTACAK

DGB üyesi bazı diğer sendikacılar da, uygulama ile birlikte grev hakkının kısıtlanacağına dikkat çekti. Yönetimi eleştiren mücadeleci sendikacılar, “DGB’de mücadeleci sendikacılık anlayışının yaygınlaşmasından rahatsız olan DGB ve üye sendikaların yönetim kademeleri, çoktan yeni düzenlemeden yana tavır koydu. Oysa bu düzenleme DGB saflarında da rekabeti güçlendirecektir. Örneğin anaokulları ve kreşlerde Ver.di ile GEW arasında örgütlenme rekabeti kızışacak, daha güçlü olan Ver.di sendikası GEW’yi saf dışı edecektir” dedi.

Bu gelişmeler karşısında sessiz kalmak istemeyen mücadeleci sendikacılar, önümüzdeki aylarda TİS’lere standart getirilmesine karşı bir kampanya gerçekleştirme kararı aldılar. Grev hakkı konusunda bir toplumsal tartışma başlatmayı hedeflediklerini belirten katılımcılar, çalışmalarını işletmelere yaymayı planlıyor.

Yeni yasal düzenleme ile TİS bağımsızlığının ortadan kaldırılacağını ifade eden sendikacılar, bunun için bir Anayasa değişikliği gerektiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle GdL, hükümet planlarına karşı hukuksal yollara başvuracağını ilan etti. Bu nedenle de konunun önümüzdeki yıllarda kamuoyu gündemini işgal etmesi bekleniyor. (YH)