‚İslam Konferansı’nda güven tazelenebilecek mi?

 Almanya’daki Müslümanların sorunlarının ele alınıp çözüm bulunacağı iddiasıyla 2006 yılında başlatılan İslam Konferansı, yeni hükümetin kurulmasından sonra ilk kez İçişleri Bakanı Thomas de Mazire’nin başkanlığında toplandı.

Çeşitli bakanlıklardan, güvenlik birimlerinden ve din ekseninde çalışmalar yapan örgütlerin temsilcilerinin katıldığı toplantıda, ilk hedefin, sarsılmış güven ortamının yeniden sağlanması olduğunu işaret edildi.

Ancak, sorunların konuşulması ve çözüm aranmasından çok, Müslümanlar için dini bayram tatili gibi sembolik konuların gündem olması bekleniyor.

Yeni İçişleri Bakanı de Maiziere’in İslam Konferansı’nın eski biçimde devam edemeyeceğini açıklamasının ardından, kendilerini İslam üzerinden tanımlayan değişik göçmen örgütleri, Müslümanlara dini bayramlarda tatili hakkının verilmesi önerisi getirmişlerdi.

De Maiziere, İslam Konferansı’nın çalışmalarından memnun olmadığını, daha önce katılan grupların düşüncelerini alacağını ve konferansın ismi konusunda da ısrarcı olmadığını belirtmişti. Bu açıklamaya temkinli yaklaşan İslam örgütleri, güven ortamının sağlanıp sağlanamayacağı konusunda de Maiziere’ye bir şans daha verme konusunda görüş birliği içinde olduklarını gösterdiler. 2006 yılında zamanın İçişleri Bakanı Schaeuble’nin başlattığı İslam Konferansı, başlangıçta belli çevrelerde büyük ümit yaratmış ancak daha sonra kendilerinin İslam toplumunun kontrol edilmesi için kullanıldığını düşünen değişik örgütler konferanstan ayrılmıştı.

Bu yılki girişim sonrası konferansa katılan örgütlerin göçmen toplumunu temsil edemeyeceğini söyleyen Almanya Türk Toplumu (ATT) temsilcileri, değişik İslam örgütleriyle birlikte, yasal dini bayram tatili teklifini gündeme getirdiler. ATT Başkanı Kenan Kolat yaptığı açıklamada Müslümanların Alman toplumuna olan güveninin sağlanması açısından böylesi bir tatil gününün çok anlamlı olacağını söyledi.

Konferansa, Milli Görüş temsilcisinin davet edilmesi de dikkat çekti. 2010 yılında yine Maiziere’in İçişleri Bakanlığı döneminde Milli Görüş, Anayasayı Koruma Kurumu tarafından izlendiği gerekçesiyle konferanstan çıkarılmıştı. Konferansa AABF ve Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin yanı sıra Almanya Müslümanları Merkez Konseyi ve İslam Kültür Merkezleri temsilcileri de katıldı.

Öte yandan Sol Parti Federal Parlamento Grubu Göç Politikası Sözcüsü Sevim Dağdelen, şimdiye kadar yapılan konferansların Almanya’da yaşayan Müslüman göçmenlerin toplumsal kabullenilişi ve eşit haklara sahip oluşunda bir işlev görmediğini, sadece Müslümanları problemli bir kesim olarak belleklere yerleştirdiğini dile getirdi. Dağdelen, bazı kuruluşların dini bayram talebinin sorunları çözmeyeceğini belirterek, hükümetin göçmenlerin eşit haklara sahip olmasını sağlayacak adımlar atmasını talep etti. Değişik göçmen örgütleri de sembolik olmaktan öte bir anlam taşımayacak olan yasal dini bayram önerisine sıcak bakmadıklarını belirttiler. (YH)