‘Muhalefetteyken Avrupa’da, iktidardayken Türkiye’de soydular’

 muhalefetteyken-avrupada-iktidardayken-turkiyede-soydular

Almanya’da İslami holdingler tarafından dolandırılan mağdurların kurmuş olduğu Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği Başbakanı Muhammet Demirci, gazetemize yaptığı açıklamada, Başbakan Erdoğan ve arkadaşlarının muhalefette iken Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli göçmenlerden İslami holdingler aracılığıyla  toplanan parayla AKP’yi kurduklarını ve iktidar olduğu yıllar boyunca da Türkiye’yi soyduğunu söyledi.

 

Sayın Demirci, siz yıllar önce Başbakan Erdoğan’ın çevresinin dolandırıcı olduğunu söylediniz17 Aralık’ta yolsuzluk skandalı ortaya çıktığından bu yana ne düşünüyorsunuz?

Biz bu söylediklerinizi söylediğimizde hem topladığımız hem de bizzat karşılaştığımız olaylardan ötürü söylüyorduk. AKP kurulmadan önce Avrupa ülkelerinde yaşayan insanlardan paralar planlı olarak toplandı. Bizlerden toplanan bu paralarla AKP finanse edildi.

Başta Köln’deki camii olmak üzere bir çok yerde paralar toplandı. Bu paraların küçük odalarda başbakana teslim edildiği ve onun da Türkiye’ye götürdüğünü söyleyen bir çok insan ortaya çıktı. Ancak bunlar daha sonra korktuklarından ötürü mahkemelerde bunları ifade edemediler.

Bunun haricinde, Türkiye’de açtığımız davaların ilerleyişine baktığımızda her alanda AKP’nin bu şirketlerin arkasında olduğunu yaşayarak gördük. Davalardan bir sonuç çıkmadığı gibi her türlü engelle karşılaştık. Nihayetinde Kombassan’ı mahkum eden hakimi görevden aldılar.

Avrupa’da ise bu şirketlerin evraklarını konsolosluklarla tasdik etmediler. Yani hisselerin Kombassan ya da Yimpaş tarafından verildiği onaylanmadı. Yani mahkemelere evrakların “Aslı Gibi” olduğunu sunamadık. Konsolosluk görevlileri bize başbakanlıktan gelen bir emir nedeniyle imzaladıklarını söylediler. Tanıdığımız memurlar bunu gayriresmi olarak söylediler. Hem de bütün Avrupa kentlerinde bunu yaptılar.

 

Siz yaşadığınız mağduriyette hep başbakanın adını anıyordunuz. Çünkü başbakanın adını kullanan Demirkaya Holdingi sizi dolandırmıştı…

O zaten net bir durum. Demirkaya başbakanın yakın dostu. Bu nedenle kendisini açık ve net bir şekilde korudular. Üç sene mahkemeye getirmediler. Daha sonra bilirkişi raporu çıkmasına rağmen, ki bilirkişi raporunda bu şahsın nitelikli dolandırıcı olduğuna karar verdi. Mahkemeye verilen emir doğrultusunda bilirkişi de birbuçuk sene mahkemeye getirilmedi. Bir buçuk sene sonra da dava zaten zaman aşımına uğradı.Yani, zaman aşımıyla Demirkaya’yı kurtardılar.

 

Avrupa’da Türkiye’li insanların İslami holdingler aracılığıyla mağdur edilmesiyle Türkiye’de ortaya çıkan rüşvet ve yolsuzluk olayları arasında bir bağlantı var mı?

Bağlantı şu: AKP, Başbakan ve yakın çevresinin niyetidir. Türkiye’de bir taraftan kaz gelecek yerden tavuk esirgememe düşüncesini oturtmuşlar, iktidara gelirken kendilerini iyi süslediler. Burada tabii ki insanlarımızın inançlarını kullandılar. Bu kadroların amacı aslında görünüyordu. İçlerinden pek çok kişiyle konuştuğumuzda şimdi bunu doğruluyorlar. Ama biz yıllardır niyetlerinin ne olduğunu biliyorduk.

 

Deniz Feneri de bunun bir parçası mıydı?

Tabii ki. Deniz Feneri onlar için çok daha kolaydı. Çünkü vatandaşların duyguları sömürülerek toplanan paraların nereye gittiğini vatandaşlar bir daha geri dönüp sormadı. Geri istediği bir para olmadığı için çok daha kolaydı onlar için. Mahkemelerin toplanan para konusundaki tespitleri yanlış bence. Doğrusunu tespit etmek mümkün değil. En az 100 milyon Euro söz konusu olan bence…

 

Cemaat bu söylediklerinizin neresindeydi o zaman?

Bu konuda kesin bir şey söylemek yanlış olur. Ama pek çok dedikodu var. Bunlar zaten bugüne kadar kardeştiler, bu yollarda beraber yürüyorlardı. Biz derdimizi anlattığımızda, örneğin Samanyolu Televizyonu bizimle ilgili haberler yapmıyordu. Bir kelime bile yazmadılar. Şimdi ise yollar ayrılınca hükümet aleyhinde yayınlar yapıyorlar. Bunların tarafsızlıkları şüphelidir. Ortada açık bir şekilde menfaat çatışması var.

 

Bu çatışmadan, Avrupa ülkelerinde yaşayan ancak İslami şirketler tarafından dolandırılanların yararına bir şey çıkabilir mi?

Çok zor. Ama geçen hafta ilginç bir olay yaşadık. 2008’den beri girdiğiniz mahkemeler bugüne kadar dosyaların çoğuna bakmazken, bu çatışma ortaya çıkınca dosyalara bakılmaya başlandı. Konya’daki hakim dosyaların önemli olduğunu ve bakılması gerektiğini avukatlara söylemiş. Ama gelinen aşamada bu dosyalara bakacak hakim olsa bile dosya kalmadı. Kalan bir kaç Kombassan davası dışında hepsi zaman aşımına uğradı. Bu nedenle pek umutlu değilim. Gurbetçileri rahat bir şekilde dolandırdılar. Bu nedenle muhalefetteyken iktidara gelmek için biz gurbetçileri dolandıranlar şimdi daha fazlasını elde etmek için Türkiye’ye el attılar. Durum bu kadar açık bizim açımızdan.

 

YÜCEL ÖZDEMİR