Hamburg’daki şüpheli yangında anne ve 2 çocuğu öldü

111hamburg

Almanya’nın Hamburg şehrinde çoğunluğu Ortadoğu kökenli mültecilerin barındığı Eimsbütteler caddesi üzerindeki bir binada, çarşamba akşamı saat 20:00 sularında yangın çıktı. Polisten yapılan açıklamaya göre, büyük olasılıkla kundaklama sonucu çıktığı açıklanan yangında, çatı katında oturan Pakistanlı bir anne (33) ve iki çocuğu (6 ve 7) yanarak öldü.
Yetkililer, apartmanın girişinde yangından tahrip olmuş bir çocuk arabası bulduklarını ve ilk belirlemelere göre yangının burada başladığı sonucuna vardıklarını açıkladılar. Polis sözcüsü Holger Vehren, yangının kundaklama sonucu çıkmış olmasının „en muhtemel seçenek“ olduğunu açıkladı. Ancak soruşturma makamları teknik bir arızanın yangına yol açmış olma ihtimalini de göz önünde bulundurduklarını belirtti.  Zira sözü edilen çocuk arabası, apartmandaki elektrik dağıtım kutusunun hemen yanında bulundu.
Yaklaşık 30 yıldır mültecilerin ikamet ettiği binadaki yangın, apartman sakinlerinin pencereden yardım çığlıklarıyla fark edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu binada oturanlardan 26’sı yangın merdivenleriyle kurtarıldı ancak çatı katında ikamet eden Pakistanlı anne ve iki oğluna ulaşılamadı. Alevlerin sardığı binada dumandan zehirlenenlerden 15’inin hastanede müşahede altına alındığı belirtildi.
Hamburg’daki son çıkan olayların merkezi durumundaki Rote Flora Alternatif Kültür Merkezi’ne birkaç yüz metre uzaklıktaki bir binada çıkan yangında hayatını kaybeden üç göçmen, olay sonrası komşuları tarafından bina önüne bırakılan çiçek ve yakılan mumlarla anıldılar.

MÜLTECİLERLE DAYANIŞMA KOMİTESİNDEN AÇIKLAMA
Mültecilerle Dayanışma Komitesi tarafından yapılan bir açıklamada, „üç kişinin ölümü ve 30 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan yangın , Almanya‘daki yürütülen iltica politikasının bir sonucudur“ sözleriyle ifade edilerek, „Avrupa sınır yetkililerinin sert uygulamaları sonucu Lampedusa ve Ceuta’da mülteciler boğularak ölmektedir. Almanya’da ise uygulanan yoğun polisiye kontroller ve özel yasalar sonucu, ırkçı saldırılara çanak tutulmaktadır“ denildi. Açıklamada, mültecilerin toplu olarak bir arada ikamet ettiği yerleşim alanlarının uzun zamandır eleştiri konusu olduğu belirtilerek, bu duruma acilen son verilmesi istendi.

 

DİDF’in açıklaması için tıklayınız:

didf-Presse Erklärung