İsviçre sınırları kapatabilecek mi?

 İsviçre’de Pazar günü yapılan halk oylamasında, ülkeye AB üyesi ülkelerden daha fazla göçmenin gelmesinin durdurulması kararı çıktı. AB ülkeleri sonuca tepki göstererek, diğer anlaşmaların da tehlikeye girebileceği konusunda uyarıda bulundu.

İsviçre’de gerici Halk Partisi (SVP) tarafından başlatılan bir halk oylaması sonucunda, ülkeye gelen göçmenlerin sayısının azaltılması kararı çıktı. Seçmenlerin yüzde 56’sının katıldığı oylamada, yüzde 50.3’lik bir kesim kitlesel göçün durdurulmasından yana tutum aldı. Gerici parti oylama sonucunu “zafer” ilan ederken, sosyal demokrat, liberal partiler, işveren örgütleri ve sendikalar bunun ülke için büyük bir imaj kaybı anlamına geldiğini ifade ettiler.  Bir kaç bin oy farkla çıkan kararın nasıl hayata geçirileceği ise en büyük merak konusu.

SVP Başkanı Toni Brunner, bundan sonra halk oylamasının sonucunun nasıl hayata geçirileceğinin hükümetin sorumluluğu altında olduğunu söylerken, kitlesel göçe karşı çıkmaya devam edeceklerini söyledi.

Ancak, bu karar önümüzdeki dönem İsviçre ile AB arasındaki ilişkileri önemli oranda gerecek gibi görünüyor. Zira AB yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda İsviçre ile yapılan anlaşmaların sadece serbest dolaşımla ilgili olmadığını, ekonomik, ticari, havacılık, ulaşım, bilimsel araştırma, banka ve diğer alanları kapsadığını, bu nedenle serbest dolaşımın kalkması durumunda diğer alanlara da sınırlamaların getirilmesi gerektiği tehdidinde bulundular.

SVP tarafından başlatılan girişimde üç yıl içerisinde ülkeye yapılan göçün sınırlandırılması isteniyordu. Özellikle Almanya, Avusturya, İtalya ve Luxemburg’dan İsviçre’ye göç edenlerin sayısı oldukça fazla.

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, daha önce bir İsviçre gazetesinde verdiği demeçte, İsviçre ile bir çok ikili anlaşmanın imzalandığını ifade ederek, İsviçre’nin serbest dolaşıma riayet etmesini istemişti.

İsviçre İsviçrelilerindir” gibi ırkçı bir sloganı kampanya sırasında öne çıkaran ırkçı SVP, ayrıca ülkede “geminin dolduğundan” söz ediyor. Irkçı parti ayrıca ülkede artan işsizliğin sorumlusu olarak AB ülkelerinden gelen göçmenleri gösteriyor.

Verilen bilgilere göre her yıl İsviçre’ye net olarak 80 bin kişi göz ediyor. Toplam 8 milyon nüfusu olan İsviçre’nin nüfusunun yüzde 25’ini göçmenler oluşturuyor.

İtalyanlardan sonra ikinci büyük grubu 300 bin ile Almanya’dan göç edenler oluşturuyor. İsviçre’ye göç eden Almanların çoğu yüksek kalifiyeli. Göç edenler arasında doktorlar, bankacılar, menajerler ve bilim insanları ilk sırada geliyor.

Ancak yapılan referandumda en çok Alman İsviçre’si olarak bilinen Almanca konuşulan kantonlar ırkçı partinin çağrısına kulak verdi. Bu kantonlarda “Evet” diyenlerin oranı yüze 55’e kadar çıktı. İşsizliğin yüksek olduğu İtalya sınırındaki bazı bölgelerde ise “Evet” diyenlerin oranı yüzde 70 oldu. Ülkenin en büyük kentleri olan Cenevre ve Zürih ise göçün sınırlandırılmasına karşı “Hayır” oyu verdi. Yine Fransızca konuşulan kantonlarda da “Hayır” oyu çoğunluktaydı.

Oylama sonuçları, aynı zamanda İsviçre’nin göç konusunda ikiye bölündüğünü gösteriyor.

SERBEST DOLAŞIMDAN İSVİÇRE KAZANIYOR

Referandum sonucu AB genelinde geniş bir yankı yarattı. Avrupa Parlamentosu Sosyal Demokrat Partiler Grubu Başkanı Hannes Swoboda yaptığı açıklamada, “İsviçre uzun bir süredir AB’den yapılan göçten kazanıyor. Eğer AB’den göç sınırlandırılacaksa, o zaman ekonomik ve ticari ayrıcalıklardan da vazgeçilsin. Bizde yemeğin içinde iyileri alıp diğerlerini atmak olmaz” dedi.

İsviçre’deki oylamaya ilk sert tepki Fransa’dan geldi. Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, AB’den göçün sınırlandırılması durumunda İsviçre ile ilişkileri yeniden gözden geçireceklerini söyledi. Luxemburg Dışşileri Bakanı Jean Asselborn da Avrupa Parlamento’suna çağrıda bulunarak, İsviçre’yle kabul edilebilir bir uzlaşmanın sağlanmasını istedi.

 

AB GENELİNDE SAĞI GÜÇLENDİRİR Mİ?

İsviçre’de elde edilen sonuç AB genelinde sağlı, ırkçı ve popülist partiler tarafından selamlandı. Şimdi oylama sonucunun ülke genelinde sağcı partileri güçlendirip güçlendirilmeyeceği merak ediliyor. Önümüzdeki mayıs ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinden güçlü çıkmak için işbirliği yapan ırkçı partiler özellikle göçmen karşıtı bir kampanya sürdürmeye hazırlanıyorlar. Bunun için İsviçre’deki oylamanın sonucu da kendileri için malzeme yapacaklar. (YH)