Fabrikalarda seçim heyacanı(!)

 01betriebswahl

Seçimler yaklaşıyor… Seçimler yeni bitti, “yine ne seçimi” diye soranları merakta bırakmadan hemen yanıtlayalım: İşyeri İşçi Temsilciliği yani Betriebsrat seçimleri… Almanya’da yaşanan genel seçimler bile, işyerlerinde yapılan işyeri işçi temsilciliği kadar heyecanlı değildir. Listeler, isimler havada uçuşur. Dört kişilik listede yerini beğenmediği için ayrılıp kendi listesini kuranlar, ‘alternatif’ olanlar ve az sayıda da sınıf sendikacılığını savunanlar…
İşçi ve emekçilerin mücadele okulu olan sendikaların durumunu içinde bulunduğumuz dönemin özelliklerinden ayrı düşünmememiz gerekir. İşçi ve emekçilerin sendikalardan beklentilerinden gerekli karşılığı alamamalarından dolayı, güvensizlik, sendikalardan kopuşlar ve biz işçilerin sendikaların bizler olduğumuzu anlamadaki eksikler ve genel işçi sınıfının içinde bulunduğu durumu iyi analiz etmeden, işyeri işçi temsilciliklerinin içinde bulundukları durumu anlamamız noktasında da eksik davranmış olacağızdır.

YENI HAYAT’ı okuyanlar ve işçi haberlerini ilk ağızdan sadece YENI HAYAT’ın vereceğini bilenler; Neupack işçilerinin direnişlerini ve kazanımlarını, birlik çağrısı yapan DPD işçilerini, “daha güçlüyüz” diyen Kiekertli kadın işçilerin çağrılarını, ellerinde kendi taleplerinin yanı sıra CHE pankartı ile yürüyen Bosch işçilerini, kiralık firmaya karşı çıkan WMF işçilerini, birkaç gün üretimi durdurarak işyerlerini korumak için yollara dökülen Mercedes işçilerini ve bununla birlikte mücadeleci yönlerini örnek alacağımız Behr firmasından bazı işyeri işçi temsilcilerini bilirler.

Bu haberlerin ortak noktaları, mücadeleyi işçilerle birlikte örgütleyen temsilciler ve işçilerin mücadelelerini bölüp parçalayan ve direnişi sonlandıran temsilciliklerdir. Stuttgart’ta bir grup YENİ HAYAT okuru işçi olarak bir araya gelerek temsilcilik seçimleri üzerine tartıştık. Daha sonra değişik fabrikalarda ilişkide olduğumuz işçi arkadaşlarımıza ve işyeri işçi temsilcilerine, “işyeri işçi temsilciliğinin önemi ve nasıl olmalı” sorusunu yönelttik. Yanıtları YENİ HAYAT okurlarıyla paylaşmak istiyoruz:

 

TERCİHLİ OYLAR BELİRLEYİCİ OLMALI
Karin Geiger (WMF):

İşyerimizde 19 BR üyesi olmasına rağmen, bizlerle yakından ilgilenen sadece 3-4 tane BR üyesi var.BR’ler işçilere yakın olmalılar ve işyerinde herhangi bir antlaşmaya imza atmadan bizlerle paylaşmalılar.13 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde listelerin değil, tercihli oy sisteminin olması gerekli ki, bizler kendi istediklerimizi seçebilelim.

 

SEÇİMDEN SEÇİME HATIRLIYORLAR
Hüdai Ceylan ve Mustafa Gürler (WMF):

Bizlerin çalıştığı bölümdeki işçilerin %70’i Türkiyeli. Ayrıca bölümümüzde işveren üretimi robotlarla yapmak istiyor, değişiklikleri yaptılar ve yakında üretime robotlarla devam etmek istiyorlar. Bizlerin ne olacağı belirsiz. Bu duruma karşı hazırlıklıyız, çünkü, geçmişte yaptığımız eylemler gibi yine eylem yaparız. Bölümümüzde bizlerle yakından ilgilenen işyeri temsilcisi arkadaşla birkaç kez üretimi durdurarak eylem yaptık. İşyerimizde ağırlıkta memurların içinde yer aldığı işyeri işçi temsilcileri var. Onlarda bizimle ilgilenmiyorlar. Eskiden olduğu tercihli oylarla kendi temsilcilerimizi seçmek istiyoruz. O zaman bizleri seçimden seçime hatırlayanları değil, bizlerin asıl temsilcilerini seçebiliriz.

 

BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ

Hüseyin Demir (WMF İşçisi):

İşyerimizde esnek çalışma var. Bu süre 27,5 saatten 42,5 saate kadar çıkıyor. Bu tür çalışma saatleri bizleri rahatsız ediyor. BR temsilcilerinin ağırlıkta memurlar var. İşçiler ve memurlar işyerinde birlikte hareket etmek zorundalar. Saldırıları ancak bu şekilde durdurabiliriz. Bizler liste seklinde yapılan seçimlere karşı çıkıyoruz. Bizler dürüst ve işçilerden yana temsilcileri seçmek istiyoruz.

 

BİZDE LİSTE SEÇİMİ YOK
Abidin Özcan (Bosch):

Yaklaşık 30 yıldır Bosch’ta çalışıyorum. Çalıştığım dönem içerisinde zaman zaman sendika temsilciliği görevi de yaptım. Birkaç tane mücadeleci BR’i kenarda bırakırsak, genel olarak BR’de yer alanlar, işçilerin haklı tepkilerini yatıştırma, mücadeleyle kazanılan haklarımızın masa başlarında satmalarıyla ön plana çıkmaktadır. Her işyerinde olduğu gibi asıl belirleyici olan işçilerin olması gerekirken dağınıklık birlikte hareket etmeyi güçleştirmektedir. İşyerimizde liste yok, tercihli oylarla temsilcilerimizi seçiyoruz. O anlamda işçiler arasında ön plana çıkan, işçilerden yana olanların buralara aday olmaları ve seçilmeleri doğru olandır.

 

HEMŞEHRİCİLİK BELİRLEYİCİ OLABİLİYOR
Erol Göğen (Mercedes’te kiralık firma işçisi):

Ben, yaklaşık 2,5 yıldır Sindelfingen’de kiralık firma işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce işyerimizde benim durumumda olanlardan kalıcı işçi olarak sözleşme imzalayanlar oldu. Özellikle Türkiyeli olan işyeri işçi temsilcileri hemşehricilik yaparak işçilerin kalıcı olmasını sağladılar. İşyeri işçi temsilcileri, sendika üyesi olan tüm işçilere aynı mesafede olması gerekirken, maalesef bizde bu böyle olmadı. O anlamda liste seklinde değil, tercihli oylarla kendimizin istediği temsilcileri seçmek en doğrusu. İşyerinde 8 liste var. Ben istemeyerek IGM listesini seçeceğim. Kalıcı işçi olmak için mücadelemiz sürecek.

 

TABANDAN BASKI YAPILMALI
Hüseyin Dağlayan (Mercedes):

Ben de firmaya daha önce kiralık firma aracılığıyla başladım. Geçtiğimiz yıl kalıcı işçi olarak sözleşme yaptım. İşyeri temsilcilerinden önce biz işçilerin tabandan onlara baskı yapmaları gerekir. Eğer tabandan baskı olmazsa onlarda istedikleri gibi davranırlar. Kiralık firma işçilerini sadece sendika üyesi yapmak için değil, onların sorunlarıyla de ilgilenmeleri gerekli.

 

TEMSİLCİLİĞİN CAZİBELERİ…

Mehmet Şahin (Behr BR):

1980 yılından beri sendika ve işyeri işçi temsilciliği yapıyorum. Temsilci olacak kişi, düzenle barışık olmamalıdır. Sorumluluk almayı bilmeli, zorluklar karsısında mücadeleyi sonuna kadar sürdürmeli, yüzü işçilere dönük olmalı ve işçilerin nabzını iyi tutmalıdır. Temsilcilikler kişilere müthiş olanaklar sunmaktadır, eğer kişi ne için seçildiğini unutup oranın cazibesine kendisini kaptırırsa yarın ne olduğunu anlamadan olduğu yeri kaybeder. Temsilci olan kişiler sadece kendi sorumlu olduğu bölümle değil, tüm işçilerin ve aynı zamanda diğer firmaların sorunlarına da duyarlı olmalıdır. Bizler işyerimiz de muhalif bir liste oluşturmaya çalışıyoruz ve listeye tüm uluslardan işçileri almaya özen gösteriyoruz. Geçtiğimiz yıllarda iş yerinde yürüttüğüm mücadeleden dolayı çıkışım verilmesine rağmen mücadele ederek geri işyerine döndüğümü Yeni Hayat okurları anımsayacaklardır.

BU KEZ TERCİHLİ OY KULLANILACAK

Ersoy Aydoğan (Heidelberg Druckmaschine, BR):

İşyerimizde son dönemlerde işveren tarafından saldırılar gerçekleştirildi. İşçi çıkarımları yaşandı ve haftalık çalışma saatleri 40 saate kadar çıkıyor. Daha önce 35 saat ücretini alan işçiler, şimdi yalnızca 31,5 saat ücreti alıyorlar ve çalışılan fazla mesailer zaman havuzlarına aktarılıyor. Kısa çalışma devam ediyor. BR’lar işçilerden yana olmalı, maalesef işyerimizdekilerin çoğunluğu böyle değil. Bu nedenle işçiden yana temsilcilerin seçilebilmeleri için bu dönem yapacağımız tercihli oylama yöntemi tüm işçiler için bir olanaktır. Ayrıca işyerimizdeki sendika temsilcilerinin de kendi görevlerini yeterince yapmadıklarını düşünüyorum. Mücadeleci işçilerin temsilciliklere seçilmeleri için uğraş vereceğim.