İş, Ekmek ve Konut!

300’den fazla örgütün aylardır ülke genelinde hazırlığını yaptığı eyleme iki milyona yakın katılım oldu. 1 Mart günü ülkenin altı değişik bölgesinden harekete geçen kitleler Başkent Madrid’in 29 ilçesinde bekleyen göstericilerle buluşup şehir merkezine yürüdüler. “İş, Ekmek ve Konut” sloganı altında örgütlenen protesto eylemlerinde hükümetin istifa etmesi, Troyka’nın İspanya’dan çekilmesi, borçların silinmesi gibi talepler öne çıktı.

Yüz binlerce emekçi Cumartesi (22 Mart) günü İspanya’nın başkenti Madrid’de hükümetin ve Troyka’nın kesinti politikalarını protesto etti. Gösteriyi düzenleyenler katılımın iki milyon olduğu söylerken polis sözcüsü 36 bin kişi saydıklarını açıkladı.

 

İŞSİZLİK, YOKSULLUK VE  EVSİZLİK…

“Herkese İş, Ekmek ve Konut” sloganı altında düzenlenen gösteriye bütün sanayi ve hizmet sendikaları, Tarım İşçileri Sendikası SAT, değişik sol partiler, kadın örgütleri, lise ve üniversite öğrenci örgütleri, evsizler komiteleri çağrı yapmışlardı. 300’den fazla örgütün yer aldığı “Onur Yürüyüşü” başlığı altında oluşan birlik çalışmalarına aylar öncesi başlamıştı.

İspanya’da bu denli büyük gösteri en son olarak Portekiz’deki sendikalarla birlikte aynı gün düzenlenen eylem olmuştu. Daha sonra çok sayıda gösteri yapılmasına karşın bunlar yerel düzeyde kalmıştı.

Özellikle krizin ilk döneminde batık bankaları kurtarma ve inşaat şirketlerine destek çıkmak için hazırlanan dev kurtarma paketleri, devlet borçlarının artmasına neden olmuştu. Daha sonra AB’den kredi ‘güvencesi’ alma niyetini açıklayan İspanya hükümeti, bunun karşılığında kapsamlı bir kesinti politikası başlatmıştı. Ayrıca çalışma yasalarını da değiştiren, ücretleri donduran, işsizlik parası ödeme süresini kısaltan hükümet, bu politikalarıyla ülke içindeki piyasanın çökmesine ve devlet borçlarının ve bütçe açığının hızla büyümesine neden olmuştu.

Son üç yıldır ekonomik daralma nedeniyle genel resmi işsizlik  yüzde 26’ya (6 milyon!) çıkarken çalışabilir genç nüfusun ise yüzde 56’sı işsiz kaldı. Günde bir kez sıcak öğün yiyemeyenlerin sayısı hızla artarken 400 binden fazla emekçi ailesi, kirasını veya taksidini ödeyemediği için evlerinden atıldı. Bu nedenle başta Madrid olmak üzere birçok büyük kentin çevresinde gecekondu semtleri oluşuyor.

 

‘HÜKÜMET, MEŞRUİYETİNİ YİTİRMİŞTİR!’

Ülkenin altı bölgesinde 1 Mart günü başlayan eylemler öncesinde yayınlanan “Manifesto”da, “Hükümetteki Halk Partisi’nin (PP) politikaları altında, AB Komisyonu, IMF ve Avrupa Merkez Bankası’nın temsilcilerinden oluşan Troyka’nın yaptırımları altında acı çekiyoruz. Kazanılmış hakların gaspını ve geniş halk kitlelerinin yoksullaşmasını durdurmalıyız” denildi.

AB’nin beşinci ve Euro Birliği’nin dördüncü büyük ekonomisi olan İspanya’nın ulusal ve uluslararası bankalara, finans kuruluşlarına ve IMF gibi emperyalist kurumlara olan borçların silinmesini talep edilen manifestoda, “Bankerlerin ve spekülatörlerin açgözlülüğünü sineye çekmeyeceğiz, hükümetin bütün borçların faturasını halka çıkarmasına izin vermeyeceğiz” denildi.

Gençlerin ülkelerinde gelecek göremedikleri için ülkeye sırtlarını dönmek zorunda bırakıldıkları belirtilen manifestoda, “Gençlerimize gelecek vermek, ülkemizin geleceğini güvenceye almaktır. Gençlerimizin ülkelerini terk etmelerinin nedenlerini ortadan kaldıracağız” denildi.

Onur Yürüyüşü’nün Güney İspanya kolundan gelen SAT’ın aktif kadın üyelerinden Mari García mitingte yaptığı konuşmada, “Onurumuz için verdiğimiz bu mücadele bizleri, kadınları ve erkekleri birleştirdi. Troyka’nın politikalarına karşı bir alternatif olmadığı ve artık tünelin sonuna geldiğimiz söylenerek aldatılmak isteniyoruz. Oysa gerçek bambaşka; kriz devam ediyor, insanlar fabrikalardan, evlerinden, hastanelerden, tarlalardan hatta ülkelerinden atılıyorlar, kovuluyorlar. Biz bu durumu kabul etmeyeceğiz” dedi.

SAT Başkanı Diego Caňamero ise yaptığı konuşmada, “Bu hükümet seçmenlerine ihanet ettiği ilk andan itibaren meşruiyetini yitirmiştir. Hiç kimse Rajoy’u aileleri evlerinden atsınlar diye, milyonlarca aile yoksullaşsınlar diye, gösterilere katıldıkları için hapsedilsinler diye, kürtajlar yasaklansın diye seçmedi. Biz bugün Madrid’e geldik – ama ne zaman geri döneriz bunu bilmiyoruz” dedi.

 

“ATEŞLE OYNUYORSUNUZ”

Hükümet partisi PP, göstericilerin geçtikleri bütün bölgelerde yerel yönetimlere baskı yaparak, lojistik destekleri engellemeye çalıştı.

Göstericiler Madrid’e gelmeden bir gün önce, Özerk Madrid Bölgesi Başbakanı İgnacio Gonzáles (PP) ve İspanya Başbakanı Mariano Rajoy (PP) yaptıkları açıklamalarda meclisteki muhalefet partilerini, “göstericilere destek vermeyin, bunlar ülkeyi felaketin eşiğine götürüyorlar. Bunların taleplerine bakıldığında Yunanistan’daki Chrysi Avgi’den* farkları yok. Bunlara destek verenlerin de onlardan farkı yok” diye saldırdılar. Diğer yandan göstericiler, “ateşle oynuyorsunuz, ülkeyi bölüp felaketin eşiğine sürüklüyorsunuz. Ama biz buna izin vermeyeceğiz” diye Gonzáles ve Rajoy tarafından tehdit edildi.

Madrid’de mitingin devam ettiği saatlerde bir grubun alandan ayrılarak PP binasını işgal etmeye yöneldiğini ileri süren emniyet güçleri göstericilere vahşice saldırdı. 100’den fazla göstericinin yaralandığı saldırıda onlarcası da gözaltına alındı.

Bir yıl önce gösteri yasasını değiştiren Rajoy hükümeti, gösteri yapılmasını artık son derece rahat engelleyebiliyor. Ayrıca polisin verdiği talimatlara uyulmaması gerekçesi ile gösteriler anında iptal edilebiliyor. Polisin yasağına karşı gelenlere ağır hapis cezaları ve 360 bin Euro’ya varan para cezaları kesilebiliyor. Ayrıca İçişleri Bakanlığı gerekli gördüğünde askeri birliklerden yardım alabiliyor.

22 Mart günü de görüldüğü gibi yasaklar ve gerici yasalar geniş emekçi kitlelerinin katıldığı eylemlerle boşa çıkartılabiliyor. (Madrid YH)

 

 

 

*Faşist parti