Yerel seçim hakkı: İkinci sınıf göçmenlik

Stimmzettel

Almanya’da bu yıl başta en büyük eyalet Kuzey Ren Vestalya olmak üzere, toplam 10 eyalette belediye başkanları ve belediye meclis üyelerini belirlemek üzere yerel seçimler yapılıyor. Ancak bu seçimlere yıllardan beri Almanya’da yaşayan ancak Alman ve AB vatandaşı olmayan göçmenlerin seçme ve seçilme hakkı bulunmuyor. Bu nedenle sadece Alman ve AB üyesi ülkelerin vatandaşları sandık başına gidecek. “Üçüncüülkeler” olarak belirtilen AB üyesi olmayan ülkelerin vatandaşlarına en azından yerel düzeyde seçme ve seçilme hakkının verilmesi yıllardan beri bu ülkedeki ilerici, demokrat güçlerin önemli talepleri arasında yer alıyor. Bu temelde pek çok kez kampanyalar ve eylemler düzenlendi. Konu zaman zaman ülke genelinde de yoğun tartışmalara neden oldu. Yıllarca süren mücadelenin sonucu olarak bu talep, 2005’te kurulan CDU/CSU-SPD büyük koalisyon hükümetinin protokolünde de yer aldı. Pek çok kesim tarafından yıllardır verilen mücadelenin artık sonuç vermek üzere olduğu beklentisi ağırlık kazanmasına rağmen, büyük koalisyon bu önemli talebin yerine getirilmesi için adeta kılını bile kıpırdatmadı. Muhalefet partilerinin hükümet protokolünde yer alan bu talebin en kısa zaman yerine getirilmesi için yaptığı başvurular da sonuçsuz kaldı. Böylece, talep sadece kağıt üzerinde kalmaktan öteye geçmedi.

 UZUN İNCE BİR YOL

AB dışından gelen yabancılara yerel seçimlerde oy hakkı tanınması konusundaki mücadele uzun yıllara dayanıyor. Özellikle 1980’li yılların başında parlamento dışındaki toplumsal muhalefet tarafından sıkça dillendirilen bu talep ilk olarak 14 Şubat 1989 yılında somut bir hal aldı. Eyalet yönetimi, eyalet sınırları içerisinde yaşayan Danimarka, Hollanda, Norveç, İsveç ve İsviçre vatandaşlarına, Danimarkalı azınlığın temsilcisi olan Güney Şilevig Seçmenler Birliği’nin girişimi üzerine yerel seçimlerde oy kullanma hakkı tanıdı. Düzenlemeye göre söz konusu ülkelerde yaşayan Almanlara da yerel seçimlerde oy kullanma hakkı tanınıyordu. Bu karardan bir hafta sonra ise Hamburg eyaleti daha ileri bir adım atarak eyalet sınırları içerisinde yaşayan büyün yabancılara yerel seçim hakkının verilmesini kabul etti. Böylece, ülke diğer eyaletlerin de benzer adımlar atmasının önü açıldı.

Ancak o yıllarda SPD ve Yeşiller yerel seçim hakkını, uyum ve demokratik katılımın gereği olarak hararetli bir şekilde savunurken muhafazakar demokrat partiler buna sert bir şekilde karşıçıkıyordu. Aylarca sürdürülen, yer yer göçmenlerin aleyhine dönüşen bu tartışmalarda son noktayı 31 Ekim 1990’da Federal Anayasa Mahkemesi koydu. Anayasa Mahkemesi, muhafazakar-sağ cephenin savunduğu “seçme hakkı ancak vatandaşlığa geçilerek kazanılabilir” görüşüne hak vererek, eyaletler düzeyinde tanınan seçme seçilme hakkını böylece iptal etmiş oldu.

KARAR ÖYLE, UYGULAMA BÖYLE!

Aradan geçen süre zarfında bu prensibe aykırı pek çok gelişme yaşandı. Örneğin Anayasa Mahkemesi verdiği kararda oy kullanma ile “Alman olma” arasında mutlak bir bağ kurarken, 1992’de yapılan değişikliklerle Alman vatandaşı olmayan AB vatandaşlarına yerel seçimlerde oy kullanma hakkı tanındı. Diğer AB ülkelerinde yaşayan Alman vatandaşları da bu nedenle yaşadıklarıülkelerde yerel seçimlere katılarak oy kullanabiliyorlar. Hal böyle olunca, bu uygulamanın kapsamının AB dışına çıkarılarak, belli bir süredir Almanya’da ikamet eden herkese yerel seçimlerde oy kullanma hakkının verilmesi artık kaçınılmaz görünüyor. Bu açıdan Almanya pek çok AB ülkesinin gerisinde, küme düşmüş halde. Zira eldeki verilere göre, 28 AB ülkesinden 16’sında AB dışında gelen yabancılar da yerel seçimlerde oy kullanma hakkına sahip. Bu uygulamayıİsveç bundan yaklaşık 40 yıl önce, 1975’te başlatmış. 1981’de Danimarka, 1985’te Hollanda, 1991’de Finlandiya yerel seçim hakkını yürürlüğe koydu. 1994’te ise Avrupa Konseyi, AB sınırları içerisinde yaşayan bütüm yabancılara yerel seçimlerde oy kullanılması kararı aldı. Bunun üzerine Estonya 1997’de, Litvanya ve Slovenya 2002’de, Luxemburg ve Slovakya 2003’te, Belçika ve Macaristan 2004’te, İrlanda ve Yunanistan ise 2010’da bu karara uyarak gerekli yasal düzenlemelerde bulundular. Estonya, Litvanya ve Slovakya’da oy kullanmaya 8 yıl ve süresiz otumun hakkı, diğer ülkelerde ise 3 ila 5 yıl arasında değişen oturum hakkı yererli görülüyor. İspanya, Portekiz ve İngiltere ise karşılıklı anlaşmalarla AB üyesi olmayan ülkelerin vatandaşlarına oy kullanma hakkı tanıyor.

MÜDADELE DEVAM EDİYOR

Ancak bu tabloya rağmen Almanya’da, Alman vatandaşı olamayan ve AB dışındaki ülkelerden gelen milyonlarca göçmen demokratik katılım sürecinin dışında bırakılmış durumda. Bu da haliyle geniş bir kesim tarafından tepki görmekte. Değişen koşullarda, seçme hakkı ile yurttaşlık arasında mutlak bir bağın olması gerekmediğini savunanlar bu görüşlerini dile getirmeye devam ediyorlar. Özellikle sendikalar, sendikalar içerisinde var olan katılım sürecinin bir benzerinin yerel seçimlerde olmasını talep ediyorlar. Almanya’da sendikal yasalara göre sendika üyesi olan herkes seçme ve seçilme hakkına sahip.

Yıllardır bu ülkede yaşayan insanlara yerel seçim hakkınıçok gören ve bunu vatandaşlık şartını bağlayanlar, konu vatandaşlığa geçişşartlarındaki zorlukların giderilmesine gelince burada da yan çizme tutumunu sürdürüyorlar!

YÜCEL ÖZDEMIR

 

 

Koalisyonda yerel seçim hakkı tartışması

 

Federal Göç ve Uyum Bakanı Aydan Özoğuz (SPD), bir gazeteye verdiği demeçte AB üyesi olmayan ülkelerin vatandaşlarının da  yerel seçimlerde oy kullanması gerektiği yönünde yaptığı açıklamaya, Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere’den yanıt gecikmedi. Bir televizyon kanalına konuşan de Maiziere, oy kullanma hakkının vatandaşlığa bağlı olduğunu söyleyerek, SPD üyesi Özoğuz’un talebine geçit vermeyeceklerini açık olarak ilan etti. Federal Parlamento İçişler Komisyonu Başkanı Wolfganf Bosbach (CDU) da yaptığı açıklamada, yerel seçimlerde bütün yabancılara seçim hakkının verilmesine karşı olduğunu söyledi.

Yeşiller Partisi ise yaptığı açıklamada, Özoğuz’nun konuyla ilgili bir kanun teklifi getirmesi durumunda destek vereceklerini ifade etti. Sol Parti de yerel seçimlerde oy hakkının verilmesini talep ediyor. Bu durumda SPD’nin meclise getireceği bir kanun teklifinin üç partinin oylarıyla kabul edilmesi mümkün. Ancak, SPD’nin hükümet ortağına rağmen böyle bir girişimde bulunması beklenmiyor. (YH)

 

 

Bremen’de mahkeme geçit vermedi

Bremen Şehir Parlamentosu’nda SPD, Yeşiller ve Sol Parti’nin oylarıyla kabul edilen AB dışından gelen göçmenlerin de yerel seçimlerde oy kullanması yönündeki kararı Bremen Devlet Mahkemesi (Staatsgerichtshof) tarafından iptal edildi. Kararda AB dışından gelen yabancıların istisnalar dışında oy kullanma hakkına sahip olmadığı belirtildi.

Belediye Meclisi tarafından alınan kararın yürürlüğe girmesi durumunda onbinlerce kişi aktif ve pasif seçim hakkına sahip olacaktı. (YH)