Zalando: İçi seni dışı beni yakar!

zalando2 (2)İnternet üzerinden ticaret yapan Zalando firmasındaki kölece çalışma koşulları firmanın başını ağrıtacak gibi görünüyor. RTL televizyon kanalındaki Extra programı için röportajlar hazırlayan 21 yaşındaki Caro Lobig’in üç aylık Zalando macerası işten atılmayla sona erdi ama yayınlanan röportaj, e-ticaret devinin parayı nasıl kazandığını gözler önüne serdi.
Lobig, kötü çalışma koşullarını deşifre etmek için bu firmalarda işçi olarak çalışıp gizli kamera ile olan biteni görüntüleyen Günter Wallraf’ı örnek alarak Zalando firmasının bir deposunda çalışmaya başladı. Bu süre içinde işçilerin sürekli baskı altında olduklarını, çok düşük ücret kazandıklarını ve sağlıklarının tehlikeye atıldığını belgeleyen gazeteci, filmin RTL’de yayınlanması sonrası 28 Mart’ta işten atıldı. Lobig’in RTL yönetimi ve Birleşik Hizmet Sendikası’nın (ver.di) desteğiyle işten atılma kararına hukuki açıdan itiraz edeceği bildirildi.

FİRMANIN SIRLARI MI?
Zalando yönetimi ise kendilerine haber verilmeden yapılan çekimin yasal olmadığını belirterek televizyon kanalını mahkemeye verdi. Zalando adına yapılan açıklamada firmanın gizli sırlarının ve çalışma yöntemlerinin deşifre edilmesinin kabul edilemeyeceği, RTL’in kendilerine haber vermeden bir kişiyi firmaya köstebek olarak sokmasının etik olmadığı belirtildi. RTL sözcüsü Christian Körner, amaçlarının firmadaki çalışma koşulları ve iş hukukuna aykırı uygulamaları deşifre etmek olduğunu belirterek, bunun firmanın sırlarını açık etmekle ilgisi olmadığını kaydetti. Ver.di sendikası da firmadaki kötü çalışma koşulları hakkında bilgi verdiği için hiçbir çalışanın işten atılamayacağını belirterek Lobig’in yanında olduklarını açıkladı. Ver.di sözcüsü sendika ile Zalando arasında ilk görüşmenin yapıldığını ifade etti.

GÜNDE 15-20 KİLOMETRE
Yılbaşında normal başvuru sonrası Zalando’da çalışmaya başlayan gazeteci, bir depoda müşterilere gönderilecek malları raflardan toplamak, müşterilerin iade ettikleri eşyaları da raflara yerleştirmekle görevliydi. Günde 15-20 kilometre dolaşarak çalışan Lobig, baygınlık geçirince kendisine tıbbi yardım yapılacağı yerde gönüllü olarak işten çıkmak istediği içerikli bir yazı dayatıldı ve imzalaması istendi. Genç kadın işçilerin bir dakika bile oturmasına izin verilmediğini, usta başı ve bölüm şeflerinin sürekli olarak baskı yaptığını da belgeledi.

ZALANDO SÜREKLİ GÜNDEMDE
Zalando 2008 yılında Berlin’de AB fonundan destek alınarak ABD’li Zappos firmasının taklidi olarak kuruldu. Başlangıçta sadece ayakkabı satışı yapan firma daha sonraları giysi başta olmak üzere diğer birçok alana da el attı. Şu an tüm Avrupa ülkelerine de mal ileten firma Alman Posta İşletmeleri’ne bağlı DHL paket servisiyle işbirliği içinde çalışıyor. Yıllık 1,8 miyar Euro ciro elde eden dev anonim şirketin cirosu 2012’de 1,15 milyar Euro iken 2013’te %50 artış gösterdi.2012 yılında ZDF kanalında yayınlanan bir programda Zalando’daki kötü çalışma koşulları, işçilere yönelik baskılar ve düşük ücret gündeme getirilmişti. Firmada sözleşmeli işçi yerine kiralık işçi çalıştırılması ve saat ücreti olarak 7 Euro verilmesi büyük tepki çekmiş, firma da düzeltmeler yapılacağı sözünü vermişti. RTL röportajının yayınlanması sonrası bir açıklama yapan firma menejerleri, kiralık işçi sayısının çok azaltıldığını, işlerin yüzde 70’inin firmanın ana işçileri tarafından yapıldığını bildirdiler. İşçi ücretlerinin de ortalama yüzde 17 arttırıldığı, Zalando’da ortalama saat ücretinin 8.79 Euro olduğu bilgisi verildi. Büro ve taşımacılık kombinasyonları içinde çalışılan işyerleri için bu ücretin çok düşük olduğu eleştirisine karşı menejerlerin cevabı; ‚yine de hükümetin yasal asgari ücret olarak esas aldığı 8.50 Euro’nun üstünde‘ olduğu şeklinde. Zalando, Doğu eyaletlerindeki depoları için istihdam yeri açtığı gerekçesiyle kamu kasalarından da destek alıyor. Buna rağmen Doğu’da çalışan işçilerin ücretleri Batı’dakilerin oldukça altında.

‚SEVİNÇTEN ÇIĞLIK AT!‘
Zalando, televizyon reklamlarını ’sevinçten çığlık at!‘ sloganıyla yapıyor. Bu firmanın çalışma prensibi olarak da lanse ediliyor: Verilen hizmetin amacı insanları sevindirmek. Ancak firmada çalışanların baskı, düşük ücret, kötü çalışma nedenleriyle sevinecek halleri yok. İşçilerin yaş ortalaması 29. Çoğu vasıfsız olduklarından her işi kabul etmeye hazır olarak firmada işe başlıyorlar. Depolarda çalışan 3300 işçi, işten atılma korkusuyla ağzını bile açabilecek durumda değil. Çalışma ve ücret koşullarının Amazon’dan daha kötü olması karşısında bu sessizlik baskının ne kadar yüksek olduğunun da göstergesi. RTL’in gizli kamera ile çektiği filmin kötü çalışma koşullarını tartışmasız ortaya koyduğunu belirten ver.di ticaret ve transport bölümü sorumluları sendikalılaşma ve BR kurma çabalarını arttıracaklarını bildirdiler.

GİZLİ KAMERA ÇEKİMLERİ DE OLMASA…
Kötü çalışma koşulları işçiler tarafından sürekli olarak gündeme getiriliyor ancak bunların kamuoyuna malolması cesur gazetecilerin bu firmalara işçi olarak girip çekim yapmasıyla mümkün oluyor.
Örneğin 13 Mayıs 2013’te ARD’de Daimler firmasındaki kiralık işçilerin durumunu ortaya koyan bir haber-röportaj yayınlandı. Bu haber için ARD’de çalışan bir gazeteci 3 hafta Stuttgart-Untertürkheim’deki Daimler firmasında kiralık işçi olarak çalışmıştı. Daimler iddiaları reddetti ve ARD’nin filmi tekrar yayınlamasını yasaklattı.
Yine ARD’de Amazon’un Bad Hersfeld tesislerindeki çalışma ve kiralık işçileri barındırma koşullarıyla ilgili bir röportaj yayınlandı. Röportajda sezonluk işçilere özel güvenlik görevlileri tarafından yapılan baskılar, keyfi uygulamalar gündeme getirildi. Çekimler gizli yapılmıştı.
Günter Wallraff, GLS paket taşıma firmasında sahte kimlikle kiralık işçi olarak çalışarak çalışma ve ücret koşullarını gözler önüne serdi. Kuralsızlığın egemen olduğu işletmelerde iş sözleşmeleri bile yazılı değil sözlü yapılmaktaydı…
Yine Günter Wallraff, Call Center (Çağrı Merkezi) ve Lidl’a satış için ekmek hazırlayan bir fırındaki çalışma koşullarını gizlice firmaya işçi olarak girip çektiği filmler ve yaptığı röportajlarla ortaya koymuştu.

YH