Almanya’da yoksulluk rekor düzeyde

 

Almanya’da yoksulluk giderek artıyor. Özellikle çocuklar arasındaki yoksulluk tehlike sinyalleri veriyor. Yardım kurumları seçimler öncesi yoksullukla mücadele edeceklerini söyleyen hükümet partilerinin bu konuyla hiç ilgilenmediklerini belirterek, sürdürülen politikanın yoksulla zengin arasındaki uçurumu derinleştirdiği eleştirisini getirdiler.

Başını Paritaetisches Wohlfahrtverband’ın çektiği Alman Yardım Kuruluşları Birliği tarafından hazırlanan bilirkişi raporu, dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan ülkede toplumsal durumun hiç de iyi olmadığını ortaya koydu.

Birlik Başkanı Rolf Rosenbock, ihracat devi olan bir ülkede yoksulluğun bu düzeyde artması ve çocukların sefalete mahkum edilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Yayınlanan raporda Almanya’da yoksulluk oranının yüzde 15,2 ile ülke tarihinin en yüksek düzeyine eriştiği belirtildi.  Yoksullaşmada işsizlik, düşük ücretli sigortasız işler, emeklilik maaşlarındaki durum önemli bir rol oynuyor. Ülkede uzun süre işsiz kalanların sayısı bir türlü aşağı çekilemiyor, iyi bir iş bulma şansı giderek azalıyor ve az kazanç getiren yan işler ve süreli işlerin sayısı giderek artıyor.

Özel servet miktarının rekor kırdığı gözlenirken, her on kişiden birinin aşırı borçlu olduğu da raporda ortaya konuldu. Borçluların sayısı 2009’da 6,2 milyon iken geçen yıl 6,6 milyona yükseldi. Almanya’da yaşayan yetişkinlerin onda biri borçlu durumdayken kişi başına düşen borç oranı 30 bin Euro olarak belirlendi. Çok az kişide biriken özel servet miktarı 7,4 trilyon  iken bunun 5,1 trilyon Euro’su menkul ve gayrimenkul mallarda birikmiş durumda.

DPWV yöneticilerinden Ulrich Schneider, hükümetin ülkede eşitsizliği ortadan kaldıracak çözümler ortaya koymak yerine, aksine eşitsizliği daha da güçlendirdiğini ifade etti. Schneider, sağlık alanındaki yeni düzenlemelerin, enerji fiyatlarındaki artışın, emeklilik yaşının 67’ye çıkarılmasının yoksulluğun artmasında büyük rol oynadığını, iktidarın çözüm getirmediğini bildirdi. İşsizlik rakamlarında düşüş varmış gibi gösterilmesine rağmen istihdam edilenlerin düşük ücretli, mini işlerde yapıldığı, tam gün çalışmasına rağmen yoksul olanların, bir işten diğer işe koşanların sayısının arttığı da getirilen eleştiriler arasında yer aldı. Bilindiği gibi geçen haftalarda enerji yoksulluğu da gündeme getirilmişti. Sol Parti (Die Linke) tarafından verilen bir soru önergesine verilen cevapta, enerji tekellerinin 2012 yılında 321 bin 500 abonenin elektriklerini borçlarını ödeyemedikleri gerekçesiyle kestiği belirtilmişti. (YH)