DGB Kongresi’ne doğru

 

8 işkolu sendikasının (GEW, IG BAU, GdP, NGG, IG Metall, EVG, IG BCE ve ver.di) bağlı bulunduğu Alman Sendikalar Birliği (DGB) 11 Mayıs – 16 Mayıs tarihleri arasında Berlin’de 20. Olağan Kongesi’ni gerçekleştirecek. Kongreye, DGB’de örgütlü sendikalardan, 400 delege ve değişik ülkelerden 82 sendikacının da içinde olduğu 252 misafir delegenin katılması bekleniyor. Kongreye sunulmuş 208 önerge bulunuyor. Bunun sadece 12’si tüzükle ilgili. Delege bileşimi ise şöyle: GEW 19, IG BAU 21, GdP 13, NGG 16, IG Metall 141, EVG 16, IG BCE 44 ve ver.di 130.

 

Kongre’de neler konuşulacak?

6,2 Milyon çalışanın örgütlü olduğu DGB Kongre’sinde, çalışma yaşamını ve toplumsal yaşamı konu alan bir çok konuda, özellikle yasal asgari ücret, emeklilik reformu, kiralık işçilik, güvencesiz işler, toplu sözleşme birliğini koruma (Tarifeinheit), süreli sözleşmeler (befristete Arbeitverträge), eşit işe eşit ücret konulu tartışmalar olacak. Kongre’de sadece çalışma yaşamını ilgilendiren konular tartışılmayacak. Ayrıca eğitim, sağlık demokratik hakların genişletilmesi, Avrupa Birliği, vergi sistemi gibi daha bir dizi konu da, kongrenin gündeminde yer alıyor.

 

Asgari ücret? EVET, ama…

Kongrede en çok tartışılacak konuların başında 2015’in başında uygulamaya girecek olan yasal asgari ücretin miktarı ve hükümetin bazı kesimleri uygulamanın dışında tutma planı geliyor. 8,50 €’lik bir asgari ücret uygulaması -yüzbinlerce çalışan açısından ücretin artması anlamına gelse de- bu uygulamayla düşük ücretli işler sorunu çözülmüş olmuyor. Bugün aylık brüt 1360 €’yla (haftalık çalışma süresi 40 saat baz alınarak hesaplandığında) geçinmenin ne kadar zor olduğunu anlamaya gerek olmadığını düşünüyoruz. Yasal asgari ücretin düşük olması, sadece bugün için bir sorun teşkil etmiyor. Aylık gelirin düşük olması, emeklilik yaşına gelindiğinde de, daha az bir emeklilik ücreti anlamına gelmektedir. Uzun süre işsiz kalanların, gençlerin ve daha bazı çalışanların uygulamanın dışında tutulmak istenmesi de kabul edilemez!

 

Eşit işe eşit ücret, her yerde!

Eşit işe eşit ücret talebi, sendikaların ortaya çıkışıyla eş zamanlı bir taleptir. Son yıllarda kiralık işçiliğin yaygınlaşması, eski sözleşmeli işçiyle yeni sözleşmeli işçiler arasındaki ücret farkı, taşeron işçilik, hem kamu hem de özel sektörde çalışanların ücretlendirilmesinde farklı uygulamaların ortaya çıkmasına neden oldu. Bu yüzden eşit işe eşit ücret talebi, bugün sadece kadın emeğiyle erkek emeği arasındaki ücret farklılığını ortadan kaldırmak için gündeme gelen bir talep olmaktan çıktı ve cins ayrımı gözetmeksizin bütün işçileri ilgilendiren bir talep oldu.

 

Grev hakkının genişletilmesi gerekiyor!

Feredal Hükümet toplu sözleşme birliğini sağlama (Tarifeinheit) adı altında grev hakkını sınırlandırmayı hükümet programına koymuş bulunuyor. Başta ver.di sendikası olmak üzere, DGB’ye bağlı hemen hemen bütün sendikalar, toplu sözleşme birliğinden yana olduklarını, ama grev hakkının sınırlandırılmasına karşı olduklarını açıklıyorlar. Kongre’de grev hakkının sınırlandırılmasını destekleyen bir önerge çıkmasa bile, bu sorun, sendikal hareketin en önemli sorunları arasında kalacağı bilinmelidir. Sendikal hareketin sadece sorunu grev hakkının sınırlandırılması talebiyle darlaştırması da yanlış olacaktır. İşçi ve sendikal hareketin en önemli taleplerinden birisi de politik grev hakkıdır! Bu talebin daha güçlü dile getirilmesi de önümüzde duruyor.

 

Emeklilik yaşı düşüyor mu?

Sosyal Demokrat ortaklı Hükümet 63’de emeklilik çıkışıyla, başta sendikaların ve diğer sosyal kurumların emeklilik yaşının düşürülmesi talebini geri plana atmak için bir manevra yaptığı bilinmelidir. Çalışma koşullarının kötüleşmesi, işin yoğunlaşması, personel azlığı ve ücretlerin düşük olmasından kaynaklı fazla mesailerin yaygınlaşması, emeklilik yaşının düşürülmesini sendikaların önüne dayatmaktadır. Hükümetin 63’de emeklilik planı çok az bir kesimi kapsamaktadır. Geniş işçi kesimi bu kapsamın dışındadır. Bu yüzden emeklilik yaşının düşürülmesi, bu konuda daha somut taleplerin belirlenmesi, işçi ve sendikala hareketin talebi olmaya devam edecektir.

 

Örgütlenme sorunu…

DGB’ye bağlı sendikalarının üye kaybı devam ediyor. 2013 yılı sonu itibariyle DGB sendikalarının üye sayısı 6 142 749’dur.  Bu toplam 336 030 yeni üye anlamına geliyor. Bu rakam bir yıl öncesine göre yüzde 2,45’lik bir artışı ifade etse de, bu oran üye kaybının önüne geçildiğini göstermemektedir. Çünkü aynı dönemde 327 798 kişi üyelikten çıkmıştır. Artış sadece 8232’dir. Üye kaybının başlıca nedenleri arasında, süreli sözleşmelerin yaygınlaşması; kiralık ve taşeron işçilik; güvencesiz ve düşük ücretli işlerin yaygınlaşması; DGB sendikaları arasındaki yetki sorunu; işletmelerin parçalanması; hizmet sektörünün büyümesi gibi sorunlar gelmektedir. Sendikal örgütlenmenin güçlenmesi bu sorunlar etrafında hangi taleplerle nasıl bir mücadelenin verileceğine bağlıdır.

Burada, DGB Kongre’sinde ele alınacak bütün konulara değinmek güç olacak. Kısaca belli başlıklarla, bugün işçi ve sendikal hareketin üzerinde en çok tartıştığı, belli başlı konulara, değişik başlıklar altında, değinmeye çalıştık. Kongre’nin ardından, sonuçları üzerinden tartışmayı sürdüreceğiz.

 

Erdoğan Kaya

Ver.di Sendika Konseyi Üyesi