NSU Davası başlayalı bir yıl oldu: Kaplumbağa yürüyüşü sürüyor

0101didfnsu

DİDF tarafından NSU Davası’nın bir yıl önce başlaması dolayısıyla Münih’te bir basın açıklaması düzenlendi. Tanınmış sanatçı Konstanstin Wecker, DİDF Genel Başkanı Sefariye Zeynep Ekşi, Sol Parti Federal Parlamento Milletvekili Sevim Dağdelen yaptıkları konuşmalarda, davada bugüne kadar bir ilerleme sağlanmadığına dikkat çekerek, katillerin arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması çağrısında bulundular.

 

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türkiye’den, biri Yunanistan’dan olmak üzere toplam 9 göçmen esnafı ve bir Alman polisi katleden ırkçı terör örgütü NSU üyeleri hakkında Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülen dava 6 Mayıs’ta birinci yılını doldurdu. Bir yıl önce basın ve kamuoyunun yoğun ilgisi altında başlayan ve “yüzyılın davası” olarak adlandırılan NSU Davası’nda ilgi birinci pek fazla olmadı. Davayı sürekli takip eden gazetecilerin dışında diğer basın organları tarafından fazla ilgi gösterilmedi. Davanın görüldüğü salonda izleyiciler için ayrılan bölümde bu kez daha çok Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu’na (DİDF) bağlı derneklerden gelenler yerlerini aldı. Genel Başkan Sefariye Zeynep Ekşi de davayı izleyenler arasında yerini aldı.

 

MAHKEME ÖNÜNDE YÜKSELEN SES: FAŞİZM BİR DAHA ASLA

Duruşmaya ara verilmesinden sonra Kuzey Ren Vestfalya, Bavyera ve Baden Württemberg eyaletinden gelen 150 kadar DİDF üyesi, Eyalet Yüksek Mahkemesi önünde cinayetlerin arkasında kimlerin olduğunun açığa çıkarılmasın talep eden bir etkinlik düzenledi.

Siyah bez üzerine “Dayanışma günü-NSU terörünün kurbanlarını anıyoruz” yazılı olduğu pankartını açan DİDF üyeleri, NSU tarafından katledilenlerin resimlerini taşıdı. DİDF Münih tarafından teknik hazırlıkları ve moderasyonu yapılan etkinliğin ilk konuşmasını yapan DİDF Yürütme Kurulu üyesi Çiğdem Ronaesin, “NSU cinayetlerinden ötürü devletin özür dilemesi yeterli değildir. Asıl somluların açığa çıkarılarak hesap sorulması gerekiyor. Biz bugün bunun yerine gelmesi ve davayı takip etmek için Münih’e geldik” dedi. DİDF Genel Başkanı Sefariye Zeynep Ekşi ise yaptığı konuşmada, “Bugün davanın görüldüğü mahkemede tanık olduklarımız ne yazık ki bu davadan önemli bir sonucun çıkacağı yönündeki beklentilerimizi düşürmüştür. Halbuki, bu dava Almanya’nın ırkçılık ve ırkçı örgütlerle hesaplaşması için büyük bir fırsattır. İstihbarat örgütlerinin cinayetlerle bağlantısı aydınlığa kavuşturulmalı, bütün faşist örgütler ve propaganda yasaklanmalıdır‘ dedi. Ekşi, federasyon olarak bundan sonra da NSU davasını yakından izlemeye devam edeceklerini ifade etti. Ayrıca 6 Mayıs 1972’de Türkiye’de faşizm tarafından katledilen Denizleri bu yıl Münih’te ırkçılıkla mücadelede andıklarını vurguladı.

 

DAĞDELEN: ALMAN ANTİFAŞİSTLERİYLE BİRLİKTE MÜCADELEYE

Sol Parti Federal Parlamento Milletvekili Sevim Dağdelen ise yaptığı konuşmada NSU’nun ortaya çıktığı günden bu yana yaşanan olayların katillerin arkasındaki kesimlerin açığa çıkarmasını engellediğini ifade etti. Dağdelen Türkiye kökenli göçmenleri ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı, Alman antifaşistleriyle birlikte mücadeleye etmeye çağırdı.

 

WECKER:  SONUNA KADAR AYDINLATILSIN

Almanya’nın tanınmış antifaşist sanatçılarından Konstantin Wecker ise konuşmasında bugüne kadar fazla bir ilerlemenin olmadığını belirterek,  bundan sonra parlamento dışından mücadelenin çok daha önemli olduğunu dile getirerek, “Bu kadar insanı öldürenlerin arkasında ne kadar devletin ve istihbarat örgütü elemanın etkili olduğu mutlaka açığa çıkarılması gerekiyor” dedi.

Sanatçı Çetin Oraner de ırkçılıkla sermaye ve devletler asında bağlantının olduğuna işaret etti.

NSU Watch Münih ve DKP temsilcileri de Münih’te görülmekte olan bu davanın ırkçılıkla mücadele konusunda kendileri için önemli olduğunu, bu nedenle kentte bugüne kadar NSU Davası konusunda değişik etkinlikler ve gösteriler düzenlediklerini, bundan sonra da davanın takipçisi olmaya devam edeceklerini söylediler.

Kubaşık Ailesi’nin avukatı Carsten İlius, Keup Caddesi mağdurlarının avukatı Mustafa Kaplan başta olmak üzere olmak üzere davaya kurban yakınlarının avukatları da eyleme destek vermek üzere açıklamanın yapıldığı alana geldiler.

DİDF’in etkinliğine Alman ve Türkiye basını yoğun ilgi gösterdi.

BEATE ZSCHAEPE HASTALANDI

NSU Davası’nın birinci yılında den gelen 110. duruşmada ilk olarak  4 Nisan 2006’da Dortmund’da Mehmet Kubaşık’ın öldürülmesinden sonra tanıkların ifadesini alan polis komiseri Klimek tanık olarak dinlendi. Tanık bayan Cinic, polise verdiği ilk ifadesinde “sağcılar olabilir” demesine rağmen bu ifadesini daha sonra polisin telkini üzerine değiştirdiği belirtiliyor. Daha önce ağırı sağcılar olabileceğini söyleyen kadın tanık, sonra bunların uyuşturucu çetesi olduğunu söyledi.

Klimke, mahkeme huzurunda yatığı açıklamalarda kadın tanığın ifadesini aldıktan sonra pek çok yanlışlık yaptığı görüldü. Çelişkilerin tartışıldığı sırada başsanık Beate Zschaepe’nin avukatı, müvekkilinin rahatsızlandığını, bu nedenle ara verilmesini talep etti. Başsavcı Manfred Götzl’in rahatsızlığın ne olduğuna dair ısrarına yanıt verilmezken duruşmaya uzun bir ara verildi. Ardından Zschaepe’nin avukatlarının müvekkillerinin davayı takip edecek durumda olmadığını söyleyerek, duruşmanın iptal edilmesini istediler. Yapılan görüşmelerin ardından NSU Davası, başladığı günden bu yana ilk kez bir sanığın sağlık sorunları nedeniyle bir duruşma yarıda bırakıldı. (YH)