SÖZÜMÜZDE DURMALIYIZ

IG Metall Sendikası Genel Başkanı Detlef Wetzel, “İyi bir iş” ve “sosyal Avrupa” talebi konusunda gazetemize açıklamalarda bulundu.

 

Sayın Wetzel, bu yıl sendikalar tarafından 1 Mayıs’ta öne çıkarılan taleplerin başında “iyi iş” geliyor. Son yıllarda kiralık ve taşeron işçilik önemli ölçüde arttı. Sendikalar gelecekte ‘iyi bir iş’ için somut olarak ne yapacaklar?

Her şeyden önce biz iyi çalışma koşullarından yanayız. Düşük ücretli işler, kiralık işler ve taşeronfirma sözleşmelerini istemiyoruz. Toplu iş sözleşmeleri imzalamak istiyoruz, ancak hükümetten belirlenen çerçeve koşullarına uymasını da istiyoruz. Bu konuda bazı başarılar elde ettik. Asgari ücret hayata geçirilecek. Yine 63 yaşında emeklilik olacak. Kiralık işler konusunda bazı iyileşmelerin yapılmasını sağladık. Bunlar iyi. Ancak eleştirilerimiz de var: Her şeyden önce taşeronfirma sözleşmeleri iyi bir şekilde düzenlenmeli ve suiistimallerin önüne geçilmesi gerekiyor. Ayrıca eğitim ve alt yapıya daha fazla bütçe ayrılması gerekiyor.

Bütün bunlar sendikaların bazı taleplerini kabul ettirdiğini gösteriyor. Ancak daha yapacağımız çok şey var ve bunlar için mücadele etmemiz gerekiyor.

 

1 Mayıs mitinginde yaptığınız konuşmada, Avrupa Birliği tarafından izlenen politikaları sert bir şekilde eleştirdiniz. Avrupa ülkesinde koşullar giderek daha fazla kötüleşiyor. Sendikaların bu konuda gerekenleri yaptığına inanıyor musunuz?

Her şeyden önce sözümüzde durmalıyız. Sert eleştiriler yöneltiyoruz. Alman Hükümeti ve AB Komisyonu tarafından dayatılan tasarruf politikaları çok sayıda insanı zor durumda bıraktı. Avrupa genelinde 20 milyon insan işsiz. Sağlık sistemi hemen hemen bitirildi. Avrupa’da insanların durumu geçmişe göre daha çok daha kötü. Krizin olduğu ülkelerde bankalar spekülasyonlar yaptı ve emekçi insanlara fatura kesildi. Biz IG Metall olarak Güney Avrupa ülkelerindeki insanlarla dayanışma içerisindeyiz. Demokratik ve adil bir toplum için mücadele etmemiz gerekiyor.

 

Irkçılık konusu da oldukça önemli ve siz de konuşmanızda buna dikkat çektiniz. NSU Davası’ndan, yabancı düşmanlığından söz ettiniz. Farklı uluslardan işçiler arasında işyerlerinde ilişkiler nasıl, ırkçılığa karşı sendikalar cephesinden neler yapılabilir?

IG Metall olarak bizim uyum ve ırkçılıkla mücadele konusunda bir sorunumuz yok. Daha gençlik yıllarımda Türkiye’den, Tunus’tan gelen işçilerle hep birlikte işyerlerinde çalıştım. Çok iyi ilişkilerimiz vardı. Birlikte çalıştık ve sendikamızı güçlendirdik. Bugün kötü olan elbette toplumda bir ırkçılığın varlığı. Irkçılığa karşı Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde güçlü bir şekilde mücadele etmeliyiz ve ırkçılar kazanmamalı. Hepimiz dostuz, arkadaşız ve iyi ve adil bir toplum hepimizin çıkarına. (Köln YH)