DGB Kongresi’nin ardından

 

DGB’nin 20. Olağan Kongresi – İşçi Parlamentosu da deniyor – 11 – 16 Mayıs tarihleri arasında Berlin’de toplandı. Almanya’nın en büyük işçi örgütünün – DGB’ye üye sekiz iş kolu sendikasında örgütlü 6,1 milyon işçi bulunuyor – kongresinde hangi kararların alınacağı, önümüzdeki dört yıl için somut hangi hedeflerin konulacağı, sadece işçileri ilgilendirmiyordu. Bu kongreye, aynı zamanda, sermaye sınıfının bütün örgütlü kurumlarının, bu sınıfın politik temsilcilerinin, ekonominin değişik alanlarında görev yapan bilim adamlarının, sendikalara yakın çalışma yapan değişik vakıfların ve daha bir dizi kurum ve kuruluşun da ilgisi büyüktü.
Kongrede alınan kararlara ve bu kararların önümüzdeki dört yıl içinde işçi ve sendikal hareketi nasıl etkileyeceğine geçmeden önce, kısaca son dört yılı bir değerlendirmek gerekiyor. Bilindiği gibi Almanya 2008/2009 krizini, diğer Avrupa Birliği (AB) ülkelerine göre daha rahat atlatmayı başardı. Denebilir ki, son dört yıl gerek ekonomi ve gerekse siyasi istikrarın kısmen sağlandığı yıllar oldu. Son genel seçimlerde hükümet partisi CDU’nun güçlü çıkmasında, ekonomideki bu istikrarlı gidişin, önemli payı oldu. Avrupa’nın güney hem de kuzey ülkelerinde yaşanan kriz ve bu krizin yol açtığı yoksulluk, işsizlik, krizden çıkış politikaları olarak halka dayatılan bir dizi saldırı politikaları, Almanya’da emekçilerin sürekli gündeminde tutularak, emekçiler sermaye sınıfı ve onun politik partilerinin politikalarına razı edilmeye çalışıldı. Bu ülkelerde yaşanan krizin sorumlusu olarak işçiler emekçiler gösterildiler. Bu propaganda kısmen başarılı da oldu.
Almanya’nın krizi daha rahat atlatmasında, sendikaların çok önemli bir rolü oldu. Sermaye sınıfı ve onun politik temsilcileri krizi atlatmak için gündeme getirilen planlara – paketler de denebilir – sendikaları ortak etmek için yoğun çaba gösterdiler. Hurda priminden kısa çalışmaya, kurtarma paketlerine kadar bir dizi politikanın yürürlüğe konulmasında, sendikaların onayı alındı. Toplu sözleşmelerde sendikalar sorumluluk göstererek, fazla ücret zammı talep etmediler. İşçi hareketinin önünde çözüm bekleyen bir çok sorun; kiralık ve taşeron işçilik, güvencesiz işlerin yaygınlaşması, asgari ücret, eşit işe eşit ücret, emeklilik yaşının düşürülmesi, haftalık çalışma sürelerinin düşürülmesi, grev hakkının genişletilmesi gibi bir dizi sorunun çözümü sürekli ertelendi.
DGB Kongresi’nde açılış konuşması yapan Federal Almanya Cumhurbaşkanı Gauck’un sendikalara toplumsal çıkarların savunulmasında gösterdiği büyük sorumluluk örneğinden dolayı teşekkür etmesi, boşuna değildi. Gauck daha da ileri giderek bu tutumun gelecekte de devam etmesi için çağrıda bulundu. Kongrede konuşan bütün devlet adamları, politik partilerin temsilcileri DGB’ye ve bağlı sendikalara bu büyük sorumluluk duygusundan dolayı memnuniyetlerini sundular.

BUGÜN DGB NEREDE?
DGB, Almanya’nın rekabet gücünün korunması ile, işçi hareketinin çözüm bekleyen sorunları arasına sıkışmış bulunuyor. Bu durum kongrede kendisini bir kez daha gösterdi. Bu sıkışmadan kurtulmak için gündeme getirilen bir dizi karar önergesi reddedildi. Kiralık işçilik yasaklansın talebi kabul edilmedi. Asgari ücretin miktarı konusunda getirilen öneriler – 10 € ile 12,40 € arası – ortada kaldı. Bazı kesimlerin asgari ücret uygulamasının dışında tutulması reddedildi. Haftalık çalışma sürelerinin kısıtlanması konusunda somut bir talep belirlenmedi. Sadece tartışılması konusunda görüş birliğine varıldı. Emeklik yaşının düşürülmesi konusunda da somut bir karar alınmadı. 63’de emeklilik sendikaların büyük başarısıymış gibi gösterildi.

HAREKETİN YENİLENMESİ NEYE BAĞLI?
DGB ve DGB’ye bağlı sendikaların bu sıkışmadan kurtulması önümüzdeki dönem işçi ve sendikal hareketin yenilenmesinden yana olan güçlerin daha tutarlı bir çalışmaya yönelmesine bağlı. Çözümü bekleyen taleplerin daha geniş kesimlerin talebi haline getirilmesi ve bu konuda gösterilecek ısrarlı tutum ve bu tutuma uygun çalışma bu sıkışmanın ortadan kalkmasına yol açacaktır. Biz de bu sayfalardan bu sorunları ve çözüm önerilerini tartışmaya devam edeceğiz.

Erdoğan Kaya

(ver.di Sendikası Konsey üyesi)