ERDOĞAN: TEHLİKELİ MİSAFİR

İlk olarak 1-3 Eylül 2003’te başbakan sıfatıyla Almanya’ya gelen Recep Tayyip Erdoğan, her geldiğinde yaptığı açıklamalarla tartışmalara vesile oldu. Kimi zaman Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenler, kendi siyasi görüşlerine yakınlaştırmak için önyargıları körükleyerek düşmanlık yarattı, kimi zaman da Alman politikacılara karşı sert çıkışlarla prim toplamaya çalıştı. Böylece her Almanya gezisi olaylı oldu.
T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan bir rapora göre, Erdoğan’ın 2003-2014 yılları arasında ziyaret ettiği toplam 93 ülke arasında ilk sırada Almanya yer alıyor. Rapora göre Erdoğan bu süre zarfında tam 15 kez Almanya’ya, 14 kez ABD’ye, 12 kez Azerbaycan’a, 11 kez Rusya’ya girmiş. Bu listede Almanya’nın ilk sırada yer alması bir taraftan Türk-Alman diploması trafiğindeki yoğunluğa işaret ederken, diğer taraftan da Erdoğan’ın Almanya üzerinden Avrupa’daki Türkiye kökenli göçmenleri ‘bir koz’ olarak kullanma hesaplarıyla bağlantılı görünüyor.
Listeye bakıldığında Erdoğan Almanya’ya en fazla 2013’te (4 kez) geldi. En tartışmalı ziyareti ise 7-10 Şubat 2007’de oldu. Ludwigshafen’de Türkiye kökenlilere ait bir evin yanması ve 9 kişinin hayatını kaybettiği döneme denk gelen ziyaret çerçevesinde yine Köln Arena’da 16 bin kişinin katıldığı bir toplantı gerçekleştirilmiş, Erdoğan “Asimilasyon insanlık suçudur” diyerek geniş tepki toplamıştı. Erdoğan’ın bir de Almanya’ya yapamadığı ziyareti var. Bochum’da Steiger Award adlı kurumunun “Hoşgörü Ödülünü”nün Erdoğan’a verilmesi üzerine, 17 Mart 2012’de başta Aleviler olmak üzere, demokrat ve ilerici kesimler tarafından yapılan büyük gösteriyle gelişi engellenmişti. Protestoların yoğunluğu nedeniyle kendisine verilen ödül de daha sonra geri alınmıştı.

16. SEFER ÖNCEKİLERDEN GERİLİMLİ
Erdoğan’ın 23-24 Mayıs’ta planladığı ziyaret her bakımdan öncekilerden gerilimli bir ortamda gerçekleşiyor. Gerilim nedenleri ve konularını şöyle sıralamak mümkün:

“PAPAZ GAUCK”: Mayıs ayının ikinci haftasında Türkiye’ye giden Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’un, Türkiye’deki düşünce ve insan hakları konusundaki eksiklikler nedeniyle yönelttiği eleştiriler üzerine, Erdoğan diplomatik geleneklere aykırı bir tepki göstererek, “kendisini daha papaz sanıyor” demişti. Bu tepki, Almanya’da hükümet ve partiler tarafından sert açıklamalara neden oldu ve bu tepkinin bir yansıması olarak Başbakan Angela Merkel, Erdoğan’ın 23 Mayıs tarihli görüşme talebini reddetti.

“ATEİST ALEVİLER”: Erdoğan sadece Gauck’u aşağılamamış, aynı zamanda Almanya’daki Alevi örgütlenmesini hedef gösterdi. Erdoğan, “Almanya’da ateist bir grup Alevi var, Alman hükümetinden destek görüyorlar. Bunlar gerçek Alevi değil” diye konuştu.

“SEÇİM KAMPANYASI VE GERİLİMİ”: Erdoğan’ın geniş kesimler arasında yoğun tepki görmesinin bir diğer önemli nedeni de seçim ve gerilim atmosferini Almanya’ya taşımak istemesi oldu.

“SOMA KATLİAMI”: Bunlara elbette Türkiye tarihinin en büyük madenci kıyımı olan Soma katliamını da eklemek gerekiyor. Erdoğan ve danışmanlarının Soma’da başvurduğu şiddet Almanya’da da geniş yankı yaratmış, “otoriter rejim” yorumları ağırlık kazandı. Herhangi bir Avrupa ülkesinde istifa gerekçesi olan bu tarz şiddet içerikli davranışlardan sonra Erdoğan ve partisinin her şeyi güllük gülistanlık göstermesi, protesto gösterisinde bulunanlara yönelik şiddetin uygulanması “hayretle” karşılanmış, tepkiye yol açtı.
Bütün bunlar Erdoğan’ın Almanya’ya yapacağı 16. ziyareti öncekilerden farklı kılmış ve tahmin edilenden de gerilimli ve kamplaştırıcı hale getirmiş bulunuyor. (YH)