„Kafka sprach plötzlich Kurdisch“

12 Mayıs pazartesi akşamı Kürt Toplumu´nun düzenlediği bir programla Lis yayınları ve çalışmaları Köln Mülheim´daki ISS´de tanıtıldı.
Lis yayınları 2006 yılında Diyarbakır (Amed)´de kurulan bir yayınevi ve Kürtçe edebi eserler yayınlıyor. Bu çalışmada öncelikle Kürtçe´nin ve Kürt edebiyatı´nın gelişimini hedefleyen yayınevi aynı zamanda dünya edebiyatından örneklerle de gerek Kürtçe´nin gerekse Kürt Edebiyatı´nın dünyaya açılmasını sağlamak istiyor.
Lal Laleş, yayınevinin yöneticisi, Kürtçe şiirler, tiyatro oyunları yazan ve yöneten, dünya edebiyatından çeviriler yapan çok yönlü bir şair. Çocukluğunun geçtiği Mardin Kızıltepe´deki evlerinde misafir edilen Deng Bejler´in Kürtçe söyledikleri türkülere tanık olmuş başka bir deyişle Kürtçe sözlü sanat geleneğinin içinde büyümüş. Ancak politik baskılar yüzünden edebiyat alanında yapmak istediklerini imkansızlıklar ve engellere rağmen hayata geçirmek zorunda kalmış.
Mely Kinay Berlin´den, önce İstanbul´a sonra da Diyarbakır´a giderek yayınevini ve Lal Laleş´i tanıma fırsatı yakalayan bir gazeteci. Goethe Enstitüsü´nün bir projesinden dolayı orada bulunan Kinay, Lal Laleş´in çalışmalarından çok etkilendiğini ve bu zorlu mücadelenin kendi çalışmaları üzerinde de çok büyük bir etki yarattığını heyecanla anlatıyor. Bundan dolayı 8 Mayıs’ta Berlin´de düzenlenen yazarlar konferansına Lal Laleş´in davet edilmesini sağlamış. Yaklaşık 30 yazarın katıldığı Avrupa yazarlar konferansında diyalog içerikli konuşmalarıyla büyük ilgi çeken Lal Laleş, yazarlar konferansına katılmanın sadece Lis yayınları için değil, genel anlamda Kürt Edebiyatı´nın Anadolu´da gelişmesi ve dünyaya açılması açısından da büyük bir önem taşıdığına değiniyor.
Yayınevinin kuruluş aşamasında „Kürtler neler okur?“ sorusunu yönelttiklerini ve bu soruya verdikleri cevapları üç kategoride sıraladıklarını anlatıyor. İlk olarak geleneksel Kürt Edebiyatı´nı modern formda yazılı hale getirmek, ikinci olarak da yeni yazılan güncel Kürtçe eserleri yayınlayarak genç yazarların önünü açmak istediklerini belirten Lal Laleş, „bunların yanında, Dünya Edebiyatı´nı Kürtçe´ye kazandırmadan Kürtler´in dünyaya açılamayacağını, kendini ifade edemeyeceğini bildiğimizden orjinal dilden dünya edebiyatından çeviriler yaparak da Kürtçe´yi ve Kürt Edebiyatı´nı geliştirmek istedik.“ diyor.
Değişik politik sorulara da cevap veren Lal Laleş, bunların Kürtçe´nin serbest konuşulması ve tanınması açısından çok önem teşkil ettiğini, yayınevi olarak da Kürtçe Edebiyat`ın beslenmesi, yeniden yapılandırılması yönünde bir vizyona sahip olduklarını belirtiyor.
Etkinlikte moderatörlüğü Çiler Fırtına, Kürtçe´den Almanca´ya çeviriyi Petra Şaşmaz üstlenirken gazeteci yazar Mely Kinay da İstanbul ve Diyarbakır´daki gözlemlerini anlatarak programa katkıda bulundu. Yaklaşık 50 kişinin katıldığı etkinlikte kullanılan dil Kürtçe ve Almanca´ydı.

Songül Kaya- Karadağ