Sermayenin Avrupa’sına hayır!

Blockupy platformunun çağrısı ile Avrupa’nın 13 kentinde ‚Demokrasi, Dayanışma ve Paylaşım‘ sloganıyla ile 15-25 Mayıs tarihleri arası eylem günleri düzenleniyor. Bu eylemlerin bir parçası olarak Stuttgart, Berlin ve Düsseldorf’ta, „Avrupa’yı farklılaştıralım – tabanın Avrupa’sı için“ başlığı ile düzenlenen eylemlere binlerce insan katıldı.
Aynı çağrıyla Stuttgart’ta “Kriz karşıtı platform”, ver.di sendikası, DİDF, Attac, Sol Parti gibi birçok parti ve örgüt tarafından birlikte düzenlenen ve yaklaşık 3 bin kişi katıldığı eylemde, Soma’daki madenci katliamı da konu edildi. Yaşamını yitiren madenciler için saygı duruşu ile başlayan eylemde taşınan döviz ve pankartlarda öne çıkan talepler ve yapılan konuşmalarda, „zenginlerin değil, emekçilerin Avrupası“ isteminin yanı sıra ırkçılığa ve milliyetçiliğe karşı mesajlar da verildi.
„Rhythms of Resistance“ grubunun davullu çalgılarla gerçekleştirdiği müzik ve dans gösterisinin ardından, platform sözcüsü ve ver.di sendikası Stuttgart Şube Başkanı Cuno Haegele‚ „Soma’da hayatını kaybeden maden emekçisi kardeşlerimiz, özelleştirmenin ve sermayenin kar hırsının kurbanı oldular“ diyerek katılımcıları bir dakikalık saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşunun ardından konuşmasını yapan Haegele, „Avrupa, tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşıyor, işverenler ve hükümetleri, şok reçetelerle gerçekleştirdikleri işçi haklarına ve sosyal haklara yönelik gasplarla durumu lehlerine çeviriyorlar. Bizle Yunanistan, İspanya ya da Portekiz arasında bir fark ve rekabet yok, sorun sadece aşağı ve yukarı arasında, zengin ile fakir arasında yaşanıyor“ dedi.
Daha sonra söz alan Sol Müdahale temsilcileri Silke ve Michael de, „Sömürüsüz, daha iyi bir yaşam istiyoruz, kapitalizmin kendisidir kriz, bunu Soma’da yaşanan maden faciasında yaşamını yitiren 300 emekçi örneğinde bir kez daha gördük“ diye konuştular.
Son sözü alan gazeteci Joe Bauer de, Stuttgart 21 projesini kınayan konuşmasında „Bizler aynı zamanda bir avuç yatırımcının koca bir şehri ele geçirmelerine karşı duranlarız. Sokaklar muhalefetin platformudur, haklı kavgamızın umududur“ dedi.

Yapılan konuşmaların ardından eylemciler şehir merkezine doğru slogan ve müzik eşliğinde yürüyüşe geçtiler. Şehrin kalabalık noktalarında ara ara durarak konuşmaların yapıldığı eylemde, kurum temsilcileri, AB’nin sermaye çıkarlarına hizmet eden politikalarını eleştirdiler. Schlossplatz Meydanı’na yakın bir noktada duran eylemciler buradan geçenlere eyleme katılma çağrısı yaptılar. Gösteri, Marktplatz‘ da yapılan kısa bir mitingin ardından sona erdi.

Şehir merkezinde gruplara ayrılan eylemciler çeşitli küçük eylemlerle yaşanan kısıtlama ve olumsuzluklara dikkat çektiler. Bakım ve sağlık alanındaki kısıtlamaları protesto amaçlı 60’a yakın sağlık emekçisi taşıdıkları döviz ve pankartlarla, on dakika caddeye yatarak, hastane ve bakım evlerinde yaşanan olumsuzluğa, taşeron işletmelerindeki kötü iş koşullarına dikkat çektiler.
H&M mağazası girişini kapatan yaklaşık 50 eylemci de, buradaki iş koşullarını, giyim eşyalarının ucuz iş gücünün olduğu ülkelerden getirilmesini ve Bangledeşte 1100 emekçinin öldüğü faciaya dikkat çeken bir protesto eylemi yaptılar.
Şehrin en kalabalık noktası olan Königstrasse’de ise yaklaşık 40 kişi bir „flashmop“ ile kiralık şirketler “Randstadt” ve ‚Diss‘ i protesto eylemi gerçekleştirdiler. Geislingen WMF firmasından katılan işçiler de, Stuttgart WMF satış mağazası önünde gerçekleştirdikleri protesto eylemi ile işletmedeki 600 emekçinin çıkış planlarını protesto ederek, kamuoyunu bu konuda bilgilendirdiler.