Tüvanen ölümler

Maden ocağından çıkarılan kömür, tüvanen ton olarak hesaplanır. Tüvanen, kömürün taşla toprakla karışık, kaba halidir. Günlük 5 bin ton tüvanen kömür gibi… Lavuarlanıp ayrıştırılınca net kömür hesabı ortaya çıkar.
En ağır ve tehlikeli iş kolu olan yeraltı madenciliğinde, üretilen kömürün yanı sıra işçi ölümleri de tüvanen olarak hesaplanmaya başlandı son yıllarda. Kozlu’da 8 işçi, Karadon’da 30, Soma’da 300 işçi… Ölen işçi sayısı sermayedar için tuvanendir. Çünkü o, kendine bir fiske gelmediği sürece net can hesabı yapmaz.
Taşeronlaşma; çocuk işçiden, emekli olmuş fakat yine de çalışmak zorunda olan işçiye kadar çok geniş emekli kitlesinin tepesinde, elinde tırpanıyla dikilmiş Azrail gibidir. İş yaşamındaki bu ölüm-kalım raddesi,  2000 yılından bu yana dayatılan uygulamalar ve son şekliyle de torba yasadan çıkan maddelerle; ölüm emekçiye, kalım sermayedara şeklinde yasa çerçevesine alındı.
Günümüzde bir evden üç kişi çalışıyorsa, hem de ölüm pahasına ve yine de o evde geçim derdi varsa, sebebi taşeron ve o taşerona her türlü olanağı sunan hükümettir.

Bir işçinin taşeron işçiliğe ilişkin yazdığı dizeler bize çok şey anlatıyor:

“Kömür” diyorlar “kömür kömür”
Yeraltında milyar ton
Kazma kürek köleliğe adam çok
En kolay yol diyorlar ki “taşeron”
Bu da bize kahır demek zul
demek

“Çalış” diyorlar “çalış çalış”
Karın tokluğuna ekmek var
Kimi ölür kimi kalır belki sağ
Diyorlar ki fıtratında bunlar var
Bu da bize şükür demek kul
demek

Yukarıda büyükbaşlar laf eder
Kim ister ki güzel ölmek kim
ister
Taşeron ölümden bin kat daha beter
Ömür deriz kader değil yeter be

 

Fahri BOZBAŞ