‘Ukrayna trafiği’ yoğunlaştı

11 Mayıs’ta Donetsk ve Lugansk’ta yapılan referandumlarda halkın ezici bir bölümünün Ukrayna’dan ayrılmadan yana karar vermesi, Batılı ülkeler tarafından tepkiyle karşılandı. Almanya cephesinden “diplomatik çözüm” girişimleri hızlandı.
11 Mayıs’da Ukranya’nın doğusunda bulunan Donetsk ve Lugansk kentlerinde yapılan referandumlarda halkın yüzde 90”ından fazlasının bağımsızlıktan yana oy kullanması üzerine ABD, Almanya, Fransa ve AB, referandumları “illegal” ilan ederek tanımayacaklarını dile getirdiler.
Ukrayna’nın paylaşım mücadelesi üzerinden Rusya ile ilişkilerin gerilmesinden en çok zarar görmesi muhtemel olan Almanya, gerilimin daha fazla yükselmemesi için açıklama ve çağrılar yapıyor. Aylardır Ukrayna’da Rusya yanlılarının geriletilmesi için Ukrayna içindeki gerici-faşist güçlere destek veren Almanya şimdi de taraflar arasında diyalog kurulması yönünde girişimler başlattı. Başbakan Angela Merkel, bir gazetede yayınlanan söyleşisinde Ukrayna içindeki taraflara diyalog çağrısı yaparak, ulusal çapta bir sürecin başlatılmasını istedi. Rusya’ya yönelik sert yaptırımlar tehdidinde bulunmayı elden bırakmayan Merkel, “Eğer Rusya, istikrar için gerekenleri yapmazsa bundan sonra tavrımız daha sert olacak” dedi. Yeni yaptırımların arasında ekonomik ambargo ve Ukrayna’daki isyancı politikacıların hesaplarının dondurulması sayıldı.
Ukrayna’daki krizin askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini söyleyen Merkel, önümüzdeki dönem silahların devre dışında kalması için çalışacaklarını söyledi. Bu temelde Federal Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier, Kiev’e giderek Ukrayna’nın geçici başbakanı Arseni Yazenyuk ile görüştü. Steinmeier ayrıca kısa bir süre önce 40’tan fazla Rusya yanlısının katledildiği Odessa’yı da ziyaret etti. Ziyaretin amacının Ukrayna’daki taraflar arasında bir köprü kurmak olduğu ileri sürüldü.

SOL PARTİ’DEN ARABULUCU GİRİŞİMİ
Almanya’dan bir diğer önemli girişim ise Sol Parti’den geldi. Hafta sonunda Berlin’de düzenlediği genel kongrede Ukrayna’daki gelişmelerden öncelikli olarak ABD, AB ve NATO’nun sorumlu olduğunu belirten parti, bu temelde Meclis Grup Başkanı Gregor Gysi’ye Moskova’ya gönderdi. Rusya Meclis Başkanıyla bir görüşme yapan Gysi, BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan’ı arabulucu olarak önerdi. Ancak çatışan ülkelerin Annan’ın arabuluculuğu konusunda uzlaşmaya varması pek mümkün görünmüyor.

ALMAN SERMAYESİ: ATEŞKES İLAN EDİLSİN
Bir diğer önemli girişim de Alman sermayesinden geldi. Alman-Ukrayna Forumu adına Rainer Linder tarafından basına açıklanan 10 maddelik planda, gelişmelerin ekonomiyi olumsuz etkilediği belirtilerek en kısa zamanda ateşkes ilan edilmesi talep edildi. Alman İşverenler Birliği’ne (BDI) yakınlığıyla bilinen forum tarafından verilen bilgiye göre, halen bin Alman firması Ukrayna’da, özellikle de ülkenin doğusunda faaliyet sürdürüyor. Son gelişmelerin ekonomiye zarar verdiğini söyleyen Linder, Ukrayna’daki istikrar için acil olarak önlemlerin alınmasını istedi ve gelişmeleri kaygıyla izlediklerini söyledi. Almanya, Kıbrıs’tan sonra Ukrayna’nın en önemli ticari ortakları arasında yer alıyor.
Cenevre görüşmelerinin yeniden başlamasını isteyen Alman sermayesi, Ukrayna’nın bundan sonra tarafsız şekilde hem Avrupa hem de Rusya ile ekonomik ve siyasi ilişkiler içerisinde olmasını öneriyor.
Almanya’dan başlatılan gerilim ve çatışmaların diplomatik yollardan çözülmesi yönündeki girişimlerin kısa sürede sonuç vermesi ise beklenmiyor. Dışişleri Bakanı Steinmeier, Kiev’de elde ettiği bilgileri, Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile paylaştı. Önerilerin Fransa tarafından da desteklenmesi durumunda, Ukrayna’nın daha fazla bölünmemesi, Rusya ile ilişkilerin daha fazla gerilmemesi adına AB çapında bir girişim başlatılması amaçlanıyor.
ABD’li paralı askerlerin Ukrayna’da savaştığı iddia edildi

Ukrayna’da ırkçı-faşist güçlere verdiği destekle yetinmeyen ABD’nin bu ülkeye paralı askerler gönderdiği ileri sürüldü. 11 Mayıs’ta Almanya’da yayınlanan “Bild am Sonntag” gazetesinde yer alan ve Federal Haberalma Dairesi’ne (BND) dayandırılarak verilen habere göre, Doğu Ukrayna’daki kentlerde 400 kadar ABD’li paralı asker, Rusya yanlılarına karşı savaşıyor. Daha önce Rusya kaynakları tarafından sıkça dile getirilen bu iddia ilk kez, Avrupa basınında açık bir şekilde yer aldı. Paralı askerleri gönderdiği ileri sürülen Academi adlı özel güvenlik firması, yaptığı açıklamada iddiaların doğru olmadığını ileri sürdü.
Bild dam Sonntag’da yer alan habere göre daha önce Irak ve Afganistan’a paralı asker gönderen özel güvenlik firması Blackwater’in yerine kurulan Academi’nin Doğu Ukrayna’ya 400 paralı asker gönderdiği BND tarafından 29 Nisan’da tespit edildi.
Haberde ayrıca “Ağır silahlı ABD’li paralı askerlerin Slavyansk Rusya yanlısı isyancılara karşı verilen savaşı koordine etti ve gerilla savaşı yürüttü” denildi.

BND’nin ABD kaynaklarından elde ettiği bu bilgiler geniş yankı yaratırken, resmi bir açıklamayla doğrulanmadı.
Rusya haber ajansı Ria Novosti, 7 Nisan’da verdiği haberde, Kiev yönetimi tarafından Doğu Ukrayna’daki halk ayaklanmasını bastırmak için gönderilen askerler arasında ABD’den getirilen özel paralı askerlerin olduğuna ifade edilmişti. Ukrayna’daki özel polis kuvveti “Sokol”un üniformalarının giydirildiği ABD’li paralı askerler, Ukraynalı faşistlerin halka yönelik düzenlediği saldırılara katılmışlardı. Ria Novosti, bu bilgileri Ukraynalı güvenlik birimlerine de doğrulatmıştı.

BLACKWATER’DEN ACADEMİ’YE
Alman basını tarafından adı yeniden gündeme getirilen özel güvenlik şirketi Academi, 1997’de daha önce ABD Özel Kuvvetler Birliği Navy Seal’de görev yapan bir komutan tarafından Blackwater adıyla kurulmuştu. Paramiliter özelliğe sahip olan Blackwater’in adı daha çok Irak işgali sırasında duyulmuştu. Dönemin ABD Başbakanı Georg W. Bush tarafından görevlendirilen firma, Irak’ta bir çok katliama imza atmıştı. 2007’de Bağdat’ta aralarında kadın ve çocukların da olduğu 17 kişiyi öldürmesi üzerine uluslararası düzeyde geniş tepki toplamıştı.
Firma daha sonra imajının zedelendiğini gerekçe göstererek adını Xe Service olarak değiştirmişti. 2010 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı, firmaya silah ihracatıyla ilgili yasaları ihlal ettiği için 42 milyon Dolar para cezası verdi. 2011”de firma adını Academi olarak değiştirmek zorunda kalmıştı. (YH)