Erdoğan Alevileri hedef gösteriyor

Huseyin-Mat

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın son günlerde hedefe koyduğu Almanya’daki Alevilerin temsilcisi Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Başkanı Hüseyin Mat, gazetemize yaptığı açıklamada, son günlerde kendilerine yönelik tehditlerin arttığını ve polise suç duyurusunda bulunduklarını söyledi. Mat ile Erdoğan’ın açıklamaları ve Almanya’nın Alevilere bakışını konuştuk.

 

Sayın Mat, Başbakan Erdoğan son günlerde ‚Almanya’daki Aleviler‘ lafını ağzından düşürmüyor. “Ali’siz Alevilik”ten, “Sizi Almanya’nın yönlendirdiği”ne kadar pek çok şey söylüyor. Sizce neden bu kadar Almanya’daki Aleviler üzerine duruyor?

Bunun nedeni çok açık: Almanya’daki Aleviler talep ettikleri hakların tümünü elde ettikleri için. Türkiye’de 90 yıldır Alevilerin haklarını verme yerine, var olan hakları da gasp ederek, Alevileri asimile etmek için her şeyi yaptılar. Almanya’da Alevilerin daha örgütlü olması, Erdoğan’ın bunları kontrol edememesi, her Almanya’ya geldiğinde AKP politikalarının Alman ve Avrupa kamuoyuna anlatılması Erdoğan’ı rahatsız ediyor. Bu nedenle bizleri hedef gösteriyor.

ALMANYA’DAN MADDİ DESTEK ALMIYORUZ
Almanya’daki Alevilerin haklarını aldığını söylediniz. Başbakan da bunu Almanya’nın Alevileri desteklediği şeklinde dile getiriyor. Birincisi Aleviler Almanya’dan maddi destek alıyor mu? İkincisi Aleviler diğer inanç gruplardan farklı bir muamelemi görüyor mu?
Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki, biz hiç bir şekilde Almanya’dan maddi destek almıyoruz. Bütün harcamalarımızı üyelerimizin verdiği aidatlarla, bağışlarla karşılıyoruz. Cemevlerimizi kendi öz kaynaklarımızla finanse ediyoruz. Bütün kurumlarımız hem Alman maliyesi hem de özel denetlemecilerimiz tarafından denetlenir. Her şey çok saydam. Biz her şeyi herkesle paylaşmaya hazırız. Diğer taraftan bize bunu söyleyenler, UETD’nin kim tarafından beslendiğini açıklasınlar. UETD’nin binası kim tarafından satın alındı, mitinglerini, otobüslerini kim finanse ediyor? Gelen insanların kumanyaları nereden karşılanıyor? Öncelikli olarak bunların hesabını versinler. ‘Gizli ödenekten kim ne kadar besleniyor’ onu AKP hükümeti açıklasın.
Diğer konuya gelecek olursak; Almanya’da haklarımızı elde ettik, ancak bunu Almanya bizim kara kaşımıza kara gözümüzde bakarak vermedi. 25 yıl önce haklarımız için başlattığımız mücadelenin sonucu, inanç grubu olarak resmen tanındık. Alman Anayasası’nın öngördüğü koşulları yerine getirdiğimiz için biz bu hakları elde ettik. Kaldı ki, bu haklar sadece bize değil bütün dini gruplara verilmiş durumda. Bunlar arasında Müslümanlar da var. Yani burada bize verilmiş özel bir hak yok, hangi inanç grubuna ne hak verilmiş ise o bize de o verilmiş. Alman hükümeti de bütün inançlara eşit mesafede duruyor.

Dini grup olarak tanınmasının somut anlamı nedir?
Her şeyden önce kamu okullarında inancımızı çocuklarımıza öğretme hakkı elde ettik. Şu anda 9 eyalette Alevilik dersleri veriliyor. Ayrıca Hamburg, Aşağı Saksonya ve Bremen’de eyalet hükümetleriyle “Hak Eşitliği Anlaşması” imzaladık. Bu anlaşmalarla Almanya’da Alevilik devlet güvencesi altına alındı. Aynı anlaşma Müslüman kurumlarla da yapıldı.

 

ALİ’SİZ ALEVİLİK DİYE BİR ŞEY YOK
Başbakan son zamanlarda Almanya’daki Alevileri kastederek sık sık “Ali’siz Aleviler” ve “Ateist Aleviler” kavramlarını kullanıyor. Bunun kaynağı nereden geliyor?
Bugüne kadar Almanya’da hiç bir yöneticimiz “Biz Ali’siz Alevlik yapıyoruz” diye bir şey söylememiştir. Varsa aksini öne süren getirip önümüze koysun. İkincisi, kısa bir süre öncesine kadar “Bir avuç Ali’siz Alevi” diyordu, ancak 24 Mayıs’ta yaptığımız mitingten sonra, artık “bir avuç’ diyemiyor. En güzel yanıtı verdik.
“Ali’siz Alevilik”le Aleviler bölünmek isteniyor. Biz Almanya’da haklarımızı alırken Alman devleti bizimle teolojik bir tartışma yürütmedi. Taleplerimizi dinledi ve bunları olduğu gibi verdi. Erdoğan’ın, AKP Hükümeti’nin, Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Diyanet İşleri Başkanlığı, Aleviliğin nasıl olacağını söyleme hakkına ve haddine sahip değildir.

O zaman Erdoğan’ın bu tepkisini arkasında, Almanya’nın Aleviliği Türkiye’den farklı ele alıp değerlendirmesi mi bulunuyor?
Asıl tepkisi bu yorum farklılığından kaynaklanmıyor. Bunu sadece gerekçe olarak kullanıyor. Asıl amaç, Türkiye’de Aleviliğin bir inanç grubu olarak tanınmasının engellemek. Yani cemevlerinin ibadet yeri olmadığı dayatmasında ısrar ediliyor. Oysa cemevleri kendi özgünlüğünde bir inanç merkezidir. Dünyanın neresinde olursa olsun bu böyledir. AKP asıl olarak bunu kabul etmek istemiyor.
Bu nedenle “Ali’siz Alevilik” hiç bir şekilde gerçeği ifade etmediği halde, bununla Aleviler içerisinde bölünme yaratılmak isteniyor ve kendilerine bağlı Alevi örgütleri oluşturmayı amaçlıyorlar. Şimdi Aleviler içerisinde bir çatışmanın zeminin oluşturmaya çalışıyorlar. Aleviler “Ali’li ve Ali’siz Alevilik” olarak bölmek istiyorlar. Ne var ki Aleviler bu oyuna gelmeyecektir.

Avrupa’daki Alevilere yönelik özel açıklamalar yapılıyor, Türkiye’dekiler ise ayrı tutuluyor. Türkiye ve Avrupa’daki Alevilerin bir birinden farklılıkları var mı?
Kesinlikle yok. Türkiye’deki Alevilerin yüzde 95’ini temsil eden Alevi kurumlarıyla iyi ilişkiler içerisindeyiz, birlikte çalışıyoruz. Yani aramızda hiç bir fark yok. Sadece Erdoğan, Avrupa’daki Alevi örgütlenmesini toplum nezdinde dışlama yoluyla farklı bir noktaya çekmeye çalışıyor. Erdoğan son açıklamalarıyla Almanya’da da Alevileri ile Suniler arasında bir kutuplaşma yaratarak bunun üzerinden Sünni potansiyelinin oyunu almayı amaçlıyor. Bütün amacı daha fazla güçlü olmak. Bunun için de her oyun hesabını yapıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sünni yurttaşların bütün oylarını alabilmek için böyle bir kutuplaşma politikası izliyor. Türkiye’deki planını şimdi Avrupa’ya taşıyor.

 

BİZİM MÜCADELEMİZ SÜNNİ VATANDAŞLARLA DEĞİL!
Bu oyunun tutmaması için Sünni mezhebinden olan yurttaşlara mesajınız nedir?
Biz sadece Alevilerin talepleriyle yola çıkmıyoruz. Emekçilerin, ezilen halklar ve diğer inançların haklarını da savunuyoruz. Bunun için herkesle birlikte hareket etmek istiyoruz. Demokratikleşmenin dini, dili, mezhebi, ırkçı, cinsiyeti olmaz. Herkesin kendi inancını, dilini, yaşam tarzını, siyasi görüşünü yaşayabilmesi gerekiyor. Özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Bizim mücadelemiz Sunnilerle değil, bizim mücadelemiz kendisi gibi yaşamayan, kendisi gibi düşünmeyeni yok etmeye çalışanlara, Allah adına öldürmeyi kutsal sayanlara karşıdır. Yoksa bizim kesinlikle Sünni arkadaşlarımızla, dostlarımızla, yoldaşlarımızla hiç bir sorumuz yoktur. Bu bizim öğretimizle de örtüşmez.
Bunun için bizim mitinglerimize her inançtan, ulustan ve siyasi görüşten insan katılıyor. Tayyip Erdoğan ve AKP’yi asıl olarak bu korkutuyor. Köln’deki mitingten bu kadar rahatsız olmasının asıl nedeni de budur. Böyle bir tablonun Türkiye’de oluşması, AKP’nin de sonu anlamına gelecektir.
TEHDİT MESAJLARI ALIYORUZ

Son günlerde hem başbakan hem de basın tarafından açık ya da kapalı olarak Avrupa’daki Alevi örgütlenmesinin yöneticilerinin isimleri telaffuz edildi. Siz kurum olarak bu açıklamaları nasıl değerlendirdiniz?
Bu açıklamalar açık olarak hedef göstermektir. Zaten Alevi örgütlenmesi hedef olarak gösterildiğinde, bu örgütlenmenin yöneticileri de hedef gösterilmiş oluyor. Biz bunun farkındayız. Biz sindirme ve korkutma politikası var. Şimdiden söyleyelim ortalıkta bu açıklamalara kulak veren pek çok deli var. Hrant Dink’i de eline silah vererek bir çocuğa öldürttüler. Türkiye Cumhuriyeti bu konuda çok tecrübeli. Daha dün Paris’te üç Kürt kadın öldürüldüğünde AKP Hükümeti Almanya’da da böyle bir katliamın olabileceğine işaret etmişti. Ardından da “Almanya’da Türkiye düşmanlığı yapan bir mezhepsel örgütlenme var” denilmişti.
Son açıklamalarla birlikte açık olarak tehdit ediliyoruz. Bize gelen mailler, internet sayfamız ve sosyal medya üzerinden bu tehditleri alıyoruz. Bütün bunlar korkutma ve sindirmeye yönelik.

Bu tehditler son gösteri ve başbakanın açıklamalarından sonra mı geldi?
Evet. Mitingten önce ve sonra gelen pek çok tehdit mesajı var. Sonuçta bir başbakan bizim aleyhimize bu kadar açıklama ve konuşma yapıyor. Onun ardından tehdit mesajları geliyor.
Biz bunları polise ilettik ve bununla bir soruşturma devam ediyor. Bakalım soruşturma sonrasında neler çıkacak.

 

YÜCEL ÖZDEMİR