JC Bochum işçileri mücadele ediyor

Opel Bochum’un 2014 sonunda kapanması ile birlikte Opel bölümünün kapatılarak 220 işçinin işine son verileceği JC Bochum’da işçiler mücadele dolu bir haftayı geride bıraktılar. 7 Haziran Cumartesi günü işyeri toplantısında bir araya gelerek tepkilerini bir kez daha dile getiren işçiler protesto eylemlerini sürdürdüler.

Toplantıya işyeri yöneticilerinden hiç kimsenin katılmaması işçiler tarafından bir kez daha protesto edildi. Yöneticilerin belirlediği kişiler dışında büroda çalışan memur ve ustabaşlarının da toplantıya katılması engellendi.

3 Haziran’da çıkışları ve işyeri yöneticilerinin görüşmelerdeki tutumunu protesto etmek için sendikanın fabrika önünde toplu kahvaltı yapma çağrısına uyarak yaptığı 1,5 saat iş bırakması ve üretimi durdurması JC Bochum yöneticilerini çileden çıkarmıştı. Eylemin ardından işbaşı yapan işçiler yaklaşık bir saat sonra tekrar iş bırakarak yöneticilerin cezalandırma tehditlerini geri alması ve görüşme masasına geri dönme taleplerini kabul ettirmişlerdi.

Ayrıca 6 Haziran’da yapılacak görüşmeyi güvence altına almayı başarmışlardı. 6 Haziran’da görüşmeler ve pazarlıklar sürerken işçiler tamamen kendilerinin organize ettiği bir eylem düzenleyerek yaklaşık yarım saat iş bıraktılar. Görüşmelerin tıkandığı ve işverenin tek taraflı olarak görüşmeleri bitirdiğini komisyona bildirdiği fakat işçilere bile açıklama fırsatı bulamadan işçilerin iş bırakması ve üretimi durdurması deyim yerindeyse yöneticileri çıldırttığı gibi zavallı bir duruma da düşürdü. İşçilere yönelik tehditler havada uçuştu. Fakat işçiler kararlı bir biçimde taleplerini ileterek, tehditlerden dolayı eylemlerini bitirmeyeceklerini bir kez daha patronun yüzüne haykırdılar.

7 Haziran Cumartesi günü yapılan işyeri işçi toplantısı öncesi, DİDF Bochum da gelişmelerle ilgili çıkarttığı dayanışma bildirisini işçilere ulaştırarak JC Bochum işçilerinin mücadelesini desteklediklerini ve dayanışma içinde olduklarını gösterdiler. BASTA Kadın grubu da kahve ve kahvaltılık hazırlayarak işçilerle dayanışma içinde oldu.

Toplantıda yapılan konuşmalarda işçiler eylemlerini değerlendirerek birlikte mücadeleyi ve mücadele biçimlerini genişletmeyi tartıştı. Üç günlük kantin boykotunun başarılı geçtiğini, işverenin 4 Haziran’da tek tip tişört giyeme çağrısına sadece ustabaşlarının ve yalakaların uyduğunu söyleyerek bir hafta içinde yaptıkları eylemlerin olumlu olduğuna dikkat çektiler.

İşçi temsilcileri de yaptıkları konuşmalarda işçileri eylemlerinden dolayı kutlayarak bundan sonra yapılacak eylemlerin daha güçlü geçmesi ve daha iyi organize edilmesi için işçi temsilciliğinin desteğinin süreceğini söyledi ve işçilerin talepleri kabul edilene kadar mücadelenin süreceği sözü verdiler.

Toplantıda işçi temsilciliğinin avukatı ve görüşmeleri yürüten komisyonun sözcüsü Michael Dornieden, işçilerin yaptığı eylemlerle ilgili hukuksal alanlarda bilgiler vererek bugüne kadar yapılan eylemlerin ceza gerektirecek bir yönünün olmadığını, işçilerin geleceklerini garantiye almaları için eylem yapmaktan başka çaresi olmadığını söyledi. Avukat, Avrupa Birliği yasalarının Alman yasalarından daha üstün olduğunu söyleyerek, sendikayı da bu yasaları uygulama konusunda adım atmaya çağırdı.

Sendika temsilcisinin toplantıda söz almaması ve gelişmeler hakkında hiç bir şey söylememesi düşündürücüydü.

Opel Bochum’dan toplantıya katılan delegasyon da yaptığı konuşmada kendi deney ve tecrübelerinden örnekler aktararak; başarıya ulaşmanın tek yolunun örgütlenmeden ve birlikte mücadeleden geçtiğini söyledi. Temsilciler, Opel işçileri olarak Johnson Control işçilerinin verdiği mücadeleyi selamladıklarını ve yanlarında olacaklarını da dile getirdiler.

Toplantıda söz alan işçiler bugüne kadar yapılan eylemlere çeşitli nedenlerle katılamayan, destek sunmayan işçilerin de konuşarak ikna edilmesi gerektiğine dikkat çektiler ve  bundan sonraki eylemleri tüm vardiyalara yayma sözü verdiler.

Toplantı yapılan konuşmalardan sonra sona erdi.