Soma’ya bir de ‚Derin’den bakmak

derin20131213093455

13 Mayıs’ta Soma’da meydana gelen ve 301 maden işçisinin hayatına mal olan korkunç facia elbette öyle kolay unutulabilecek, sıradan iş kazalarından biri değil. Bir anda 301 işçiye mezar olan maden ocağındaki çalışma koşulların kötülüğü, patronun daha fazla kâr için işçilerin maaşından ve iş güvenliğinden kesintiler yapmasıyla doğrudan ilgili.

Bu büyük felaket sadece yürekleri sarsmadı, aynı zamanda karanlık dehlizlerde saklı tutulmaya çalışılan madenlerdeki insanlık dışı çalışma koşullarını ve özelleştirmenin sonuçlarını da gün yüzüne çıkardı.

Halbuki bu koşulların gün yüzüne çıkması, yetkililerin iş güvenliği üzerinde bir tartışma başlatıp, yeni düzenlemeler yapması için bu kadar insanın ölmesi gerekmiyordu. Maden ocağının kapısını aralayıp içeriye bir bakmak bile koşulların ağırlığını bir çırpıda öğrenmek için yeter de artar.

En önemlisi de bunları bilmek ve öğrenmek için yeterli kadar bilgi ve kitap da var elimizde.

Almanya’nın Braunschweig kentinde yaşayan yazar Nuriye Zeybek’in 2013’te yayınlanan “Derin” adlı romanı, tam da Türkiye’de şu sıralar üzerine tartışmalar yürütülen maden ocaklarındaki çalışma koşullarına keskin bir ayna tutuyor.

384 sayfalık kitabın yarısından fazlası, ünlü bir köşe yazarı ve televizyon programcısı Hande’nin kameraman Cengiz’i yanına alarak Uludağ eteklerindeki bir köyde işletilen  maden ocağına gidip çekim yapmasını anlatıyor. Her ne kadar romanda maden ocağının olduğu yerin adı yazılmasa da olanlar, koşullar Soma’dakinden hiç de farklı değil.

Zeybek, madende ölen işçilerin geride bıraktığı eşlerin, çocukların sefil hayatlarına ayna tutarken, sanki aynısının Soma’da yaşamını kaybeden işçilerin ailelerinin başına da geleceğini anlatıyor.

Madendeki çalışma koşullarını ekrana taşımak amacıyla yapılması planlanan çekime aracılık eden maden mühendisi Ender’in devrimci, nişanlısı Berfin’in kardeşinin de daüda yaşamını yuitiren Dersimli bir gerilla olması, Ege bölgesinde işçiler arasında öğretmen ve Kürt bir kadınına nasıl bakıldığı da konu ediliyor.

İşçilerden birisinin değil de mühendisin devrimci olması ve işçilerin haklarını işçilerden çok savunması okuyanda “işçilere bilinç dışarıdan taşınır” duygusu yaratıyor.

Bölgenin yerlisi olan işçiler arasında yapılan konuşmaların Ege şivesinden ve gerçek hayatta olduğu gibi  verilmesi, Fakir Baykurt’ın Tırpan romanındaki tekniği anımsatıyor.

Ve elbette işçiler arasında patron dalkavukluğu yapanların, diğer işçi arkadaşlarına karşı ne kadar iğrençleştiği, ancak buna rağmen kaderinin diğer işçilerden farklı olmadığı anlatılıyor.

Servet ve şöhret sahibi bir gazetecinin neden bütün tehlikeleri göze alarak madencilerin gerçek hayatını çekmeye gittiği sorusu yer yer yanıtsız kalırken, madeni özelleştirmek üzere Almanya’dan şirket yetkilisi Norbert Wolf’un gelmesi romana başka bir boyut kazandırıyor.

Almanya’daki yaşamı Norbert üzerinden okuyucuya anlatan yazar, hem bir karşılaştırma yapma olanağı sunuyor hem de  başka bir kültürü tanımaya fırsat veriyor.

Almanya ile Türkiye arasında gidip gelmelerin olduğu romanın sonunda, maden ocağındaki koşulları incelemek üzere giden ünlü gazeteci, kameraman, devrimci mühendis Ender, işçiler ve Alman misafir depremin olduğu maden ocağında mahsur kalıyor.

Yazar, hikayeyi okuyucunun beklediği “mutlu son” yerine, soru işaretleriyle bitiriyor. Kurtuldular mı, yoksa öldüler mi?

İstanbul’da bir yalıda aşk, şöhret, makam-mevki ekseninde başlayan ve maden ocağında sonuçlanan yolculukta yazar, hem Türkiye madenlerindeki insanlık dışı çalışma koşullarının yeni olmadığını gözler önüne seriyor hem de sınıf bilincinin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.

Zeyrek, bir kısmımızın bildiği, bir kısmımızın ise aklına bile getirmediği madenlerdeki çalışma koşullarını, sürükleyici bir dille, güçlü betimlemelerle ve yerinde bağlantılarla anlatarak okuyucuyu hikayenin içine başarılı bir şekilde çekiyor.

Soma acısının bu denli taze olduğu dönemde, olanlara bir de “Derin”den bakmak, Soma’nın kader değil bir katliam olduğunu anlamamıza bir kez daha yardım ediyor.

(Yücel Özdemir)

 

Kitap Bilgileri:

Derin (Roman), Nuriye Zeybek, İkinci Adam Yayınevi, 384 sayfa