Balkan ülkelerinden mülteci kabul edilmeyecek

 

Almanya’da Federal Hükümet, Sırbistan, Makedonya ve Bosna-Hersek’i “güvenli ülkeler” ilan ederek, bu ülkelerden gelen mültecilerin başvurularını kabul etmeme kararı aldı.
Federal Meclis’te çoğunluğu iktidar partilerince davet edilen avukatlar da, hükümetin kararına yönelik olumlu görüş bildirdi.
Yeşiller ve Sol Parti’nin karşı çıktığı ve özellikle ülkelerinde ayrımcılığa uğrayan Roman vatandaşları etkileyecek olan kararla, son yıllarda artan mülteci sayısını düşürmek amaçlanıyor.
Alman Federal Meclisi İçişleri Komisyonu’nda yapılan görüşmelerde, iktidardaki Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) tarafından davet edilen 4 avukata karşılık muhalefetin 2 avukatına izin verildi. Komisyona hükümet tarafından bilirkişi olarak çağrılan avukatlar, Almanya’nın Sırbistan, Makedonya ve Bosna Hersek’i “güvenli ülkeler” olarak sınıflandırmasının doğru olduğunu savundular. Hükümetin 4 bilirkişisine karşı, Yeşiller ve Sol Parti (Die Linke) tarafından görevlendirilen 2 avukat ise, bu görüşe karşı çıktılar.

HÜKÜMET BU ÜLKELERDE DETAYLI BİR ANALİZ YAPMADI
Yeşiller tarafından komisyona davet edilen avukat Reinhard Marx, Alman hükümetinin her üç ülkeyi ‘güvenli’ ilan ederken, Avrupa Birliği kanunlarını dikkate almadığını söyledi. Marx, Federal Meclis’ten Sırbistan, Makedonya ve Bosna-Hersek’i ‘güvenli’ ilan ederken, sadece devletten kaynaklı ve siyasi takiplerden ziyade, bu ülkelerde var olan ayrımcılığı da dikkate almasını istedi. Marx, bu ülkelerde açık biçimde ağır ayrımcılık olduğunun da altını çizdi.
Die Linke tarafından komisyona davet edilen avukat Karin Waringo da, mültecilerin başvurularının tek tek ve ‘ciddi’ bir biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi. Balkan ülkelerinde yaşayan Romanların durumunun bilinçli olarak gözden kaçırıldığını kaydeden Waringo, Bosna’ya geri gönderilenlerin yaşadıklarından bahsedilmemesini de eleştirdi. Alman avukat, Sırbistan, Makedonya ve Bosna-Hersek’teki koşulların detaylı bir analize dayanmadığını da sözlerine ekledi.

“İLTİCAYI GÖÇ KANALI OLARAK KULLANIYORLAR” İDDİASI
Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) Başkanı Manfred Schmidt, Sırbistan, Makedonya ve Bosna vatandaşlarının yaptığı başvuruların çoğunun bu ülkelerdeki siyasi durumla bağlantılı olmadığını iddia etti. Schmidt, bu ülke vatandaşlarının ifadelerine dayanarak, ‘mülteciliğin bir göç kanalı’ olarak kullanılmak istendiği sonucuna vardıklarını savundu. BAMF Başkanı, bu ülkelerden gelen mültecilerin ayrımcılığı iltica gerekçesi olarak göstermelerine rağmen, başvuruların büyük çoğunlukla ‘temelsiz’ olduğu iddiasında da bulundu.

ESAS MESELE MÜLTECİ SAYISINI AZALTMAK
Alman hükümetinin üç Balkan ülkesini ‘güvenli’ ilan etmesinin arkasında son yıllardaki aşırı mülteci sayısını düşürme kaygısı yatıyor. 2013 yılında Batı Balkan ülkelerinden Almanya’ya 32 bini aşkın kişi ilk kez ve ya ikinci iltica başvurusunda bulundu ve bu da toplam başvuruların dörtte birine denk geliyor. (YH)