Çalışan emekliler artıyor  

Emekli olmalarına karşın çalışan işçilerin sayısı giderek artıyor. Federal İstatistik Dairesi DESTATIS’in verilerine göre Temmuz 2013’de 65 ve üstü yaş grubundan Almanya 829 bin kişi mini işlerde çalışıyordu. Bir önceki yıla göre artışın 36 bin olduğu belirtilen açıklamada, 2003 yılına göre ise artışın 270 bin dolayında olduğu belirtildi.

Aynı açıklamada 65 yaşı ve üstü yaş grubundan olan 185 bin 500 emekçinin de sosyal sigortalı bir işte çalıştığı bildirildi. Buradaki artış ise bir önceki yıla oranla 19 bin civarında gerçekleşti.

YAŞLILIKTA YOKSULLUK ARTIYOR!

Normal emeklilik yaşını 67’e çıkaran hükümet partilerine göre veriler, “Almanya’daki insanların sağlıklı çalışabilir durumda olduklarını ortaya koyuyor.” Fakat devletin diğer istatistiklerine bakıldığında bir başka gerçek ortaya çıkıyor: Emekli maaşı yetmediği için “yaşlılıkta temel geçim güvencesi parası” (“Grundsicherung im Alter”) başvurusu yapanların sayısı da son yıllarda hızla artıyor. 2003-2012 arasında bu başvuruyu yapanların sayısı 439 binden 900 bine çıktı.

Hükümetin verilerine göre 2013 yılında emeklilik maaşları yetmediği için ödenen yardımın miktarı bu yıl 5,493 milyar Euro’ya çıkacak. Yapılan hesaplara göre bu miktarın her yıl artacağı ve şimdiki verilere göre 2018 yılında 7,154 milyar Euro’ya çıkması bekleniyor. Tabi bu beklentinin ‘iyimser veriler’ aracılığıyla elde edilen rakamlara dayandığını da unutmamak gerekiyor.

Buna karşın bu rakamlar, Federal Çalışma Bakanı Andrea Nahles’e göre yaşlılıkta yoksulluğun arttığı anlamına gelmiyor! “Rakamlar asıl olarak yaşlıların arttığını gösteriyor” diye konuşan bir bakanlık sözcüsü, “Ayrıca emekli maaşlarının düşük olduğu da tartışmalı. Bize göre kira ve yan giderler gibi gerekli harcamaların da hızla yükselmesi sorunun çarpıklaşmasına neden oluyor” gibi saçma sapan bir açıklamadan da geri durmadı.

Emekli maaşlarının yıllık artışını yürürlükten kaldırıldığı gibi zamları da enflasyon endeksinden ayırarak pratik olarak düşmesini sağlayan hükümetin, ‘gerekli harcamaların hızla yükselmesini’ asıl sorun olarak göstermesi ‘yavuz hırsız’ misalini hatırlatması işten bile değil.

Çalışmak zorunda olan 829 bin yaşlının 137 bini 74 yaşından da yaşlı olması Almanya’daki “yaşlılıkta yoksulluğun” geldiği boyutları gösteriyor.

ŞİŞE TOPLAYAN, YEMEK KUYRUĞUNA GİREN EMEKLİLER

Üç-beş yıl öncesine kadar çöp kutularından şişe toplayanlar genelde toplumun en alt tabakasını teşkil eden evsizlerle sınırlıydı. Fakat bir, iki yıldır giderek artan bir sayıda yerli ve göçmen emekliyi çöp kutularını depozitolu şişe bulmak için karıştırırken izlemek mümkün. Çöpleri karıştırdıklarının izlenmesini kendine yediremeyen yaşlılar gecenin geç saatlerinde ve sabahın erken saatlerinde şişe toplamaya çıkıyorlar.

Ayrıca sayısı bini geçen “yoksul sofralarında” sıcak bir öğün için sıraya giren emeklilerin sayısı da giderek artıyor. Her gün yaklaşık 1,5 milyon insan bir öğün sıcak yemek verildiğini açıklayan sosyal kurumlar, bunların yarısına yakınının yaşlı olduğunu bildiriyorlar.

Düşük ücretli ve güvencesiz işlerin artması önümüzdeki yıllarda yaşlılıkta yoksulluğun da artacağı anlamına geliyor. Özellikle 1970’li yılların ikinci yarısından itibaren aralıksız bir çalışma biyografisine sahip olmayanları sayısı hızla artıyor. Buda emekli olunduğunda düşük emekli maaşı anlamına geliyor.

67’de emekliliğe karşı tabanı yatıştırmak için göstermelik eylemlerden öteye giden eylemler yapmayan sendikalar bugün emekli maaşından kesinti olmadan erken emekliye ayrılmanın koşullarının yaratılmasını talep etmesi “en azından doğru yönde bir adım” olarak değerlendirilebilinir. Ne var ki yaşlılıkta yoksulluğun önüne geçilmesi için öncelikle düşük ücretli ve güvencesiz işlerin azaltılması gerektiği gibi işsizlik dönemlerinde devletin emeklilik primlerini tam ödemesinin sağlanması gerekmekte. Bu konuda sendikaların yapabilecekleri daha çok şey var. (YH)