Sosyalizm mücadelesinde karikatürün rolü

 

Karikatür tarihi bizleri derinlere.. binlerce yıl öncesine, mağara duvarlarındaki çizimlere kadar götürür. Taş, vazo, duvar, deri üzerine yapılan çizimler daha sonraları modern biçimler aldı. İnsanın söyleyeceğini en kısa ve en çarpıcı biçimde çekinmeden söylemesi karikatürü güçlü kıldı. İşçi sınıfının uyanış, başkaldırı ve iktidarı kendi eline alma yürüyüşünde adımların hızla atıldığı yıllarsa, daha özgün derslerle dolu. Bu yılların birikimi olan kültürel-sanatsal birikim hala güncelliğini korumakta. Alman işçi sınıfının tarih sahnesindeki yerini geç almış olmasına rağmen teorik, pratik ve kültürel-sanatsal açıdan deney/birikim hazinesi oldukça dolu. İşte bunlardan biri de, Almanya’da sosyalizm mücadelesi ve karikatürlerin (karikatüristlerin) kavgada tuttukları yer.
1800’li yılların başı, İngiltere, Fransa başta olmak üzere işçi sınıfı mücadelesinin şahlanış yıllarıydı. Hemen herkes işçilerin çok ağır yaşam şartlarından, egemen sınıfların, sınır tanımaz azgın sömürü koşullarından ve baskılarından söz etmekte; ufukta ise özgürlük, eşitlik, insan hakları ve sosyalizm güneşi görülmektedir. Çıkarılan her gazetede, dağıtılan bildirilerde, çekilen fotoğraflarda ve çizilen karikatürlerde bu ve benzeri konular işlenmekte.
1848 Devrimi’nden sonra ise edebiyat ve sanatta sosyalizmin etkisi daha da belirginleşmiştir. Bu dönem, kendini komünist olarak gören, sempati duyan, işçi sınıfı ve ezilenlerin davasında saf tutanların çoğaldığı yıllardır.
ÇÖPE ATILAN YASA

Sosyalist düşüncelerin sanat ve edebiyatta ağırlık kazanmaya başladığı bu yıllar, eleştirinin mizahla birleştiği karikatür sanatının da büyük ilgi gördüğü yıllar olur.
İngiltere ve Fransa’daki karikatüristler ustalık dönemlerini yaşarken, Almanya’da ise henüz emekleme dönemindedirler. Ancak bu süreç 1870’lerden itibaren değişmeye başlar. Zira Alman sanayisi birçok ülkeyi geride bırakmıştır. Kapitalizm doğası gereği, bunalım ve çelişkilerle ilerle ve işçilerin yaşam koşulları giderek zorlaşır. Bu ise, işçi sınıfı saflarında olsun genel olarak toplumda olsun sosyalist fikirlerin alabildiğine yaygınlaşması için zemin hazırlamaktadır.
Bu dönem, Almanya’da da diğer kültür sanat dallarında olduğu gibi karikatür alanında da kendini hissettirir. İşçi sınıfı davasını konu edinen yüzlerce devrimci kar,katür çizilir. Çizimlerin dile getirdiği gerçekler işçiler ve emekçiler arasında kışkırtıcı ve kendi sınıfının mücadele bayrağı altında birleştirici bir rol oynar. Ve haliyle sömürücü egemen sınıflar gelişmelerden rahatsızlık duymaya başlarlar. Almanya Şansölyesi Bismark, bu rahatsızlığı, “anti-sosyalist yasa”yı çıkararak, sosyalizmin propagandasını yasaklamaya kadar götürür. Tutuklamalar, sansürler ve sürgünler dönemi başlar. Partiler ve dernekler kapatılır. Toplanmak, yayın yapmak ve örgütlenmek yasaklanır. Böylelikle işçi sınıfı hareketi engellenmek istenir…
Ne var ki bütün bu engelleme çabalarına rağmen, işçi sınıfı hareketi durmaz ve gelişip güçlenmeyi sürdürür. 1878 Ekim’inde ilan edilen “anti-sosyalist yasa”, kısa bir süre sonra 1890 Eylül’ünde rafa kaldırılmak durumunda kalınır.
BAYRAKLAŞAN ÇİZİMLER
Sosyalizm fikrine ve sosyalistlere yönelik bu baskı döneminin sonuçlarından biri de, karikatür sanatının daha da ustalaşarak gelişmesi olur. Yasanın kalkmasından sonra ise bu gelişme daha da hızlanır. Daha önceleri Hamburg’ta yayınlanan mizah ağırlıklı ‘Wahre Jackop’ dergisi bu kez Stuttgart merkezli olarak yeniden yayınlanmaya başlanır. Çarpıcı çizim ve söylemleri ile ‘Wahre Jackop’ kısa zamanda mücadelenin orta yerinde adeta bayraklaşarak tirajı yüzbinleri bulur. Komünistleri ve işçi sınıfı hareketini yermek, gözden düşürmek için çıkarılan Bismark’ın biricik dergisi ‘Kladeradatsch’ ise hiç bir zaman bu tiraja ulaşamaz ve Wahre Jackop’un yanında zavallı kaldı.
19.Yüzyıl’ın sonlarında sosyalizm yanlısı dergilerle, sosyalizm karşıtı dergiler arasındaki temel fark; sosyalist sanatçıların, sanat için sanat demeden, toplumsal sorunlarla ve konularla iç içe olmalarıydı. Kimileri zaman zaman bu yaklaşımı kaba olarak görüyor, küçümsüyordu belki ama sosyalist karikatüristler bu tür eleştirilere rağmen gerçeklerden ve ezilenlerden yana sanatta ısrarlıydılar. Bu ısrarları sonucu da, karikatürlerinin etkisi gün geçtikçe artıyordu. İşçiler, kendi sorunlarını ve hayatlarını konu alan karikatürlere ve bunlara yer veren ‘Wahre Jackop’ ve ‘Süddeutsche Pastilion’ gibi sosyalist dergilere büyük ilgi gösteriyorlardı.
SAVAŞ YILLARINDA KARİKATÜR ÇİZMEK
Sınıflar mücadelesi tarihi, kimi zaman insanları derinden onarılmaz acılara gömerken kimi zaman da büyük sevinçlere sahne olmuş, emekçilerin geleceği kazanmaya olan umudunu perçinlemiştir. Tabii ki dünyada olup bitenler sanata yansımamazlık edemezdi. 20.Yüzyıl’ın başlarındaki çizimlere bakıldığında; grev, işgal ve savaş konularının ağırlıklı olduğu farkedilir. Sosyalizm mücadelesinde saf tutanlar arasındaki tartışmalar, sosyal demokratlar ve oportinistlerin tutumları da çizgide vücut bulur.
Örneğin, Rosa Luxemburg ve Karl Liebnickt’in savaş karşıtı tutumları, emperyalist savaşta hiç yere ölen insanlar… Örneğin, Alman sermayesinin faşist Hitler’e verdiği destek. Veya Sovyet Devrimi’ni yansıtan çizimler. Barış, açlık, kadınlar.. Yani, insana ve geleceğe dair ne varsa karikatür çizimlerinde görmek mümkün.
YETENEKLERİNİ İNSANLIĞIN HİZMETİNE SUNMAK
Sosyalizm öğretisini güneş olarak yansıtan çizimler, aradan geçen yıllara rağmen anlamından bir şey yitirmediler. İşçiden, emekçiden ve daha güzel bir gelecekten yana çizimler bugün de az değil. Toplumsal konulara ilişkin eleştiriler, soysal alandaki çelişkiler, toplumu yönetenlerin tutarsızlıkları, savaşlar vb. konular, bugün de karikatürlere yansıyan konular olmaya devam etmektedir. Mizah ve eleştiriyi birleştiren karikatür, örneğin Gezi Parkı direnişi veya Stuttgart 21 karşıtı direnişçilerin elinde bayrak olmaya devam ediyor. Sömürü ve haksızlıklar devam ettiği sürece ‘kapitalizm canavarı’nın boğazını sıkan proleterin kavgası bitmeyecek ve bunlar, yeteneğini insanlığın hizmetine sunmuş sanatçının, edebiyatçının kaleminde akmaya devam edecek. Çünkü bu kavga insanlığın kurtuluşu kavgasıdır…

Ali Çarman