DB kazalara göz yumdu

 

Alman Demiryolları tekeli DB AG, taşeron işçilerin iş güvenliğini “tasarruf” ve “pahalı olur” gerekçeleriyle hiçe saydı. Basında çıkan haberlere göre en azından 7 taşeron işçi yüksek gerilim hatlarında çalışırken yaşamını yitirdi. Onlarca belgeye rağmen yaşananları yalanlayan DB AG, “üzerimize düşeni yaptık” diyor. DB AG’nin yolcuların da hayatını tehlikeye attığı daha önce belgelenmişti!
Mart ayının son günlerinde 2013 bilançosunu ve çalışma raporunu kamuoyuna açıklayan “özel şirket konumundaki devlet işletmesi”* Deutsche Bahn AG –DB AG- rekordan rekora koşuyordu adeta. Rapora göre taşınan tren yolcusu sayısı 42 milyon artarak yıllık 2 milyar yolcu sayısına ulaşmıştı. DB AG’ye ait yolcu otobüslerinde taşınan yolcu sayısı ise 700 milyon sınırını zorluyordu. Tekelin cirosu 39,1 milyar Euro ile bir önceki yıla oranla biraz daha düşük olmasını tekel şefleri kötü hava şartlarıyla açıkladılar.

HER ŞEY GÜLLÜK GÜLİSTANLIK MI?
Avrupa’nın en büyük demiryolu tekeli DB AG’nin şeflerine göre dünya genelinde (130’dan fazla ülkede) 306 bin çalışanı olan tekelde her şey güllük gülistanlık. 2013 yılında Almanya’daki çalışanların sayısının 11 bin artarak 196 bin’e çıktığını bildiren tekel şefi Rüdiger Grube, ayrıca 4 bin gence meslek eğitim alanı açtıklarını da duyurdu.
Grube’nin raporunda tekelde kaç işçinin kaza yaptığı, kaç tren kazası olduğu veya tasarruf önlemlerinden dolayı kaç işçinin ve yolcunun hayatının tehlikeye atıldığı tabi ki yer almadı. Oysa ister özel ister devlet şirketi olsun her gün 7 milyondan fazla yolcu taşıyan bir şirketin güvenlik önlemleri konusunda da bir rapor sunması normal olmalı.
Fakat sadece kârları ve kâr marjını yükseltmeyi hedefleyen bir tekel için iş güvenliği, işçi ve yolcu sağlığı ikincil plana düşüyor. Tekeller için bunlar kârları ve kâr marjını düşmesine neden olduğu için gereksiz harcamalar hanesi dahil ediliyor.

İÇ YAZIŞMALAR KÂR HIRSINI BELGELİYOR
11 Temmuz tarihli Süddeutsche Zeitung (SZ) gazetesinin bir haberine göre 2008-2012 arası en azından 7 taşeron firma işçisi yüksek gerilim hatlarında çalışırken yaşamını yitirdi. Gazetenin elde ettiği belgelerde kazaların önlenmesi için alt düzeydeki yöneticilerin birçok kez tekelin değişik kademelerini uyardıkları buna karşın tekelin çalışma güvenliğini sağlama yönünde her hangi bir adım atmadığı gibi atılmasını da engellediği yer alıyor.
SZ gazetesinin elinde bulunan belgelere göre alt düzeydeki yöneticiler özellikle taşeron firmalara devredilen yüksek gerilim hattının tamir işlerinde gerekli güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu; çalışan işçilerin yüksek gerilim hatlarına çok yakın çalışmak zorunda kaldıkları ama mesafenin daha büyük olması gerektiğini üst yönetime yıllardır bildirmişler. Ayrıca taşeron firmaların çalıştıkları alanlarda DB AG’ye bağlı ekiplerin güvenlik tedbiri almalarını ve taşeron işçilerin çalışırlarken izlenmeleri gerektiği de yönetime bildirilmiş.
Üst yönetimlerden verilen yanıtlarda bir yandan sürekli güvenlik önlemlerinin yeterli olduğu ileri sürülürken diğer yandan ise önerilen ek önlemlerin gereksiz ve pahalı olacağı gerekçesiyle reddedildiği de görülüyor.
Örneğin yüksek gerilim hatlarına yakın çalışıldığı ve bu mesafenin değişmesi önerisine verilen yanıtta; “alışılmış güvenlik mesafesinden daha uzak bir mesafenin tercih edilmesi işletmemizin mali durumunun aleyhine olacaktır” deniliyor. Bir başka yanıtta ise, “Taşeron işletmeler tarafından yapılan işlerin iş güvenliği ekipleri tarafından denetlenmesi şirkete iki milyon Euro’dan fazla bir harcamaya mal olacaktır” deniliyor.
Her iki örnekte görüldüğü gibi çok “basit” önlemler alınarak işçilerin iş güvenliği sağlanabilir ve bugün bilindiği kadarıyla en azından 7 taşeron işçinin hayatta kalmasını sağlanabilirdi.

KÂR HIRSI YOLCULARIN DA GÜVENLİĞİNİ HİÇE SAYIYOR!
SZ gazetesinin haberi hazırlarken yönelttiği soruları yanıtsız bırakan DB AG, haber yayınlandıktan sonra yaptığı bir açıklamada, “Şirketimiz gerekli bütün önlemleri zamanında almıştır. Federal Demiryolu Dairesi tarafından 1 milyar Euro yatırım yapılması önerilmesine karşın şirketimiz 1,4 milyar Euro yatırım yaparak iş ve yolcu güvenliğine önem verdiğini ortaya koymuştur” denildi.
25 Haziran 2014’de SWR televizyonunda DB AG üzerine yayınlanan bir araştırma filminde de tekelin sürekli bilet fiyatlarını yukarı çektiğini ancak yolculara sunduğu hizmeti aşağı çektiğini değişik belgelerle ortaya koyulmuştu.
Aynı filmde tekelin yolcuların güvenliğini de hiçe saydığı belgelenmişti. Karlsruhe yakınlarındaki saatte 200 kilometre hızla seyir eden Yüksek Hızlı Tren(YHT) hattının rayların da yaşanan sorunlar adeta tüyleri ürpertiyor.
Tren hattına yakın mesafede oturan bir vatandaş DB AG yönetimini gönderdiği bir mailde, “YHT’nin normal olarak çıkardığı gürültü son günlerde olağanüstü artmış ve dayanılmaz bir hal almıştır. Önlem alınmasını talep ediyorum” diye şikâyette bulunur. Bunun üzerine bölgede keşif yapan bir teknik ekip YHT rayının kırıldığını tespit eder ve tamir edilinceye kadar trenlerin buradan 40 kilometre hızla geçmesini önerir. DB AG yöneticileri kırılan rayı tamir etmek yerine dokuz ay boyunca rayı odun kütükleriyle destekleyip trenlerin aynı hızda seyir etmelerine izin verir. Daha sonra ise gelen şikâyetler üzerine kırık ray yamanır! Söz konusu belgeselde ayrıca birçok bölgede makasların 1950’li yılların tekniği ile çalıştığını yer aldı. Bu örnekler kapitalistlerin kâr hırsının önünde çalışanların ve yolcuların iş ve can güvenliği hiçbir değeri olmadığını gösteriyor!

1 Ocak 1994 tarihinde resmen kurulan Deutsche Bahn AG (Alman Demiryolları AŞ) yasal olarak anonim hissedarlar birliği olarak özel şirket statüsünde kurulmuştur. Fakat hisselerin tümü hala devlet elinde olması nedeniyle DB AG’ye “yasal olarak özel şirket konumundaki devlet işletmesi” (“privatrechtlich organisiertes Staatsunternehmen”) denilmektedir. Tekelin bünyesinde özelleştirme öncesinden kalan ve hala “devlet memuru” statüsünde olan çok sınırlı sayıda demiryolu emekçisi bulunmaktadır.
IG BAU: TEKRAR SORUŞTURULSUN
IG Bau sendikası demiryollarındaki işçi ölümlerinin savcılık tarafından tekrar soruşturulup açıklığa kavuşturulmasını istedi. Bir magazin programında DB için taşeron firmalarda çalışan IG Bau’da örgütlü işçilerin yüksek gerilim hatlarında öldükleri haberinin çıkması üzerine sendika başkanı Robert Feiger bir açıklama yaptı. “Programda DB gereken güvenlik önlemlerini almış olsa ölümler olmazdı.” fikrinin ortaya atıldığını belirten Feiger, “şimdiye kadar suç işçilerin üzerine atılmış ve olay kapatılmıştı ancak hem ölenlere saygı hem de olabilecek iş kazalarının engellenmesi için soruşturmanın zorunlu olduğunu belirtti.
Federal İş Sağlığı ve İş Kazalarından Korunma Dairesi’nin istatistiklerine göre Almanya’da 2012 yılında 1080 kişi iş kazaları sonucu öldü. İş kazalarının en fazla olduğu alanlar inşaat ve tarım sektörü. Kaza nedenlerinin başında güvenlik önlemlerine uymamak, yorgunluk ve zaman darlığı geliyor. Kazalarda sadece işçilerin değil tesadüfi olarak orada bulunanların da hayatı tehlikeye atılıyor.