Demir-Çelik’te TİS sonucu

Almanya’da demir-çelik sektöründe TİS’ler bağıtlandı.

· Ücretler Temmuz ayından itibaren on ay için yüzde 2,3 artacak. Mayıs 2015’ten itibaren altı ay için yüzde 1,7 artacak. Anlaşma 17 ay için geçerli. Çıraklar için her eğitim yılına 36 €, (aynı miktar) verilecek.
· Yaşlılıkta kısmi emeklilik (Altersteilzeit=ATZ) sözleşmesinin bazı bölümleri yeni emeklilik yasasına uyarlanacak, imza atan işçiler zarara uğramayacaklar. Anlaşma Ekim 2015 yılına kadar geçerli.
· Çırakların ihtiyaca göre (“Azubi übernahme nach Bedarf”) kadrolu işe alınması 2018 yılına kadar uzatıldı.
· Taşeron firmalarla ilgili sözleşme (Tarifvertrag Werkvertrag): 1.1.2015 yılından itibaren iki yıl için anlaşma yapıldı.

BU ANLAŞMAYA NASIL GELİNDİ?
İlk olarak Şubat ayında bir araya gelen TİS Komisyonu durum değerlendirmesi yaptı.
Nisan ayında bir daha bir araya gelen TİS Komisyonu, talepleri belirlerken çelik işkolunda siparişlerin olduğunu, fakat şirketlerin ham maddenin pahalı olup, satış fiyatlarının düşük olmasından dolayı kazanç sağlayamadıkları, ayrıca ThyssenKrupp’ta 3000 işyerinin ve Salzgitter’de 1500 işyerinin yok edilmesi planlarının sürdüğünün de göz önünde tutulması gerektiği tespitini yaptı.
Bundan dolayı oldukça geç 20 Mayıs’ta bir araya gelen komisyon talepleri belirledi. Bundaki amaç, pazarlık masasına çok geç oturmak, pazarlığı okul tatili dönemine getirmek hatta tatil döneminden sonrasına getirip konjonktürün iyileşmesini bekleyip daha iyi bir anlaşma sağlamak düşüncesiydi. Bilindiği gibi ücret konusundaki talep 12 ay için yüzde 5 idi.
ATZ konusunda sözleşmede yer alan bir iki pasajın değiştirilmesinde sorun yaşanmayacağı, çırakların kadrolu işe alınmasında işyerlerinin zaten çıraklara ihtiyacı olduğu için sorun çıkmayacağı düşüncesi vardı. Taşeron firmalar konusunda da belki biraz zorlanılacağı, fakat hemen hemen bütün büyük işletmelerde (ThyssenKrupp, Bremen, Salzgitter) İşyeri temsilcileri (Betriebsrat) işverenlerle birlikte işyeri anlaşmaları (Betriebsvereinbarung) sağlamak için görüşmeler yaptıkları göz önünde bulundurulursa, bu konuda da bundan 3-4 yıl öncesi taşeron işçileri bağlayan bir anlaşma sağlandığı gibi fazla bir sorun yaşamadan sağlanılacağı görüşü vardı.

EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMADI
Haziran ayının başında başlayan görüşmeler Temmuz ayına sarktı. 30 Haziranda Düsseldorf’ta yapılan 3. tur görüşme öncesine 200 çırak gitti. Ve patronlar üç görüşme olmasına rağmen hiçbir konuda bir tek öneri bile getirmediler. Fabrikalarda 1 ve 4 Temmuz arası uyarı grevleri yapıldı. Uyarı grevlerine 10.000’nin üzerinde işçi katildi. 7 Temmuz’da Gelsenkirchen’de yapılan 4. tur görüşmeye her işletmeden çoğunluğun çıraklardan oluştuğu 350 kişi gitti. Ve sabah 5’e doğru uzlaşma sağlandı.
9 Temmuz günü bir araya gelen Komisyon sağlanan uzlaşmayı değerlendirdi.
IG Metall NRW Başkanı ve TİS Komisyonu Başkanı Knut Giesler 7 Temmuzda yapılan 4. tur görüşmeyi bütün detaylarıyla şöyle aktardı:
“Akşama doğru saat 17’de başlayan oturum, gece yarısı saat 2’ye kadar Werkvertrag ve daha çok ATZ anlaşmasını sağlayabilmek için sürdü. Saat 02.30’da patronlar ücret konusunda 16 ay için yüzde 2,2 öneri getirdiler. Bu öneri bizim için kabul edilemez olduğundan kendi odamıza geri çekildik. Komisyon üyeleri pazarlığı burada kesme görüşündeydiler. Bizim için üç yol vardı. Ya grev oylamasına gidilecek, ya da izin döneminde aralıklarla uyarı grevi yapılacak, ya da pazarlığa devam edilip bir sonuç alınacaktı.
İzin döneminde grev oylamasına gitmek için üyelerin bazı bölümü izinde olduğundan gerekli olan yüzde 75 çoğunluğu zor da olsa sağlayabilsek bile sendika yönetiminin onayı gerekmektedir. İzin döneminde yönetimin acil bir toplantı koyması pek gerçekçi görünmüyor. Yönetimin takvime göre ilk toplantısı Eylül ayının ortalarında.
Komisyondaki arkadaşlardan hiçbiri uyarı grevlerinin izin döneminde yapılabileceği görüşünde değildi. Onun için pazarlığa devam edilmesi kararına varıldı.
Ben (Knut) patronlara ya doğru dürüst bir öneri getirin, ya da biz pazarlığı burada kesip grev oylamasına gideceğiz tehdidini yaptım. Bilindiği gibi sabah 5’te şu durumda sağlanabilecek en iyi bir sonuç sağlandı.”
Knut’un konuşmasından sonra değişik işyerlerinden komisyon üyeleri sonucu değerlendirdi. Çoğunluğu sonucu iyi bir anlaşma olarak değerlendirdiler. Komisyon üyeleri şimdi işyerlerinde sendika temsilcilerine bu sonucu onaya sunup 17 Temmuzda bir daha bu sonucu karara bağlamak için biraya gelmek üzere ayrıldılar. Görünen şu ki bu sonuç bağıtlanacak!

BU PAZARLIKTAN ÇIKARILMASI GEREKEN SONUÇ NE?
Talepleri geç belirlemek ve izin dönemine sarkmak doğru taktik değildi. İzin döneminde sendika yönetiminin toplanamayacağı (toplu sözleşme döneminde sendika yönetimi neden toplanamıyormuş bilinmese de!) bilinmiyor muydu. İzin döneminin yapılacak eylemleri olumsuz etkileyeceği bilinmiyor muydu? Ve nitekim 7 Temmuzda yapılan eylem çoğunluğu daha izine çıkmayan çırakların katılımından oluşan bir eylemdi. Daha da önemlisi patronların tutumu şunu gösteriyor: Bir kaç defa pazarlık masasına oturmak, bir veya iki uyarı grevinden sonra bir anlaşma sağlamak devri kapanmıştır. Bu defa işçiler açısından çok iyi olmasa da uzlaşma sağlandı ama çelik patronlarının (eğer işyerlerindeki sendikacıların tutumu değişmez ve yine her şeyi “yukarıdakilere” havale etme tutumunu sürdürürlerse) gelecek TİS döneminde bu kadar ılımlı tutum almayacakları şimdiden söylenebilir.
Gelecek TİS döneminde ya işyerinden gelen sendikacılar işçilerle birlikte taleplerinin arkasında ne pahasına olursa olsun duracaklar, ya da kötü anlaşmaları kabullenecekler. Üçüncü bir yol görünmüyor!!

Ayhan Zeytin*

*Bremen Arcelor Mittal BR ve VKL üyesi, IG Metall Çelik İşkolu Büyük TİS Komisyonu üyesi