Thüringen’de NSU’ya istihbarat himayesi

nsu-cinayetleri-engellenebilirdi45b61305c35804bdf74c

Thüringen’e Eyalet Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, istihbarat ve güvenlik birimlerinin NSU’lu Neonazilere dolaylı himayesine aldığına dikkat çekildi.

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türkiye’den olmak üzere 9 göçmen esnafı ve bir Alman polisini katleden ırkçı terör örgütü NSU’yu kuranların doğup büyüdüğü Thüringen eyaletinde, NSU üyelerinin güvenlik birimleriyle işbirliği içinde olduğu yönündeki kanıtlar güçleniyor. Eyalet parlamentosu tarafından örgütün çalışmalarını ve bağlantılarını ortaya çıkarmak için kurulan Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan ve kamuoyuna açıklanan raporda, NSU’lu üç teröristin kaçmasından ve illegal yaşamasından eyalet güvenlik birimlerinin bilgisi olduğu belirtildi. Raporda, NSU’lu teröristler Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschäpe’nin yakalanması için başlatılan çalışmalarda en sıradan güvenlik kurallarına da uyulmayarak sık sık yanlış adımlar atıldığı ve yanlış kararlar verildiği ifade edilerek, bilinçli olarak kaçmalarına göz yumulduğu açık bir şekilde ifade edildi.

1800 SAYFALIK RAPOR

1800 sayfadan oluşan Thüringen Araştırma Komisyonu’nun raporunda,  eyaletin önemli bir kenti olan Jena’da doğup büyüyen ve Neonazi örgütüne katılan Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschäpe’nin 1998’de yer altına çekilmesinde yapılan aramalarda pek çok yanlışlık yapıldığına dikkat çekilerek, söz konusu teröristlerin aslında çok kolay bir şekilde yakalanabileceğine işaret edildi. Güvenlik birimlerinin daha sonra her şeyi, “şansızlık”, “kaza”, “yanlışlık” şeklinde açıkladığına dikkat çekilirken pek çok tanığın verdiği ifadenin de emniyet birimleri ve savcılıklar tarafından dikkate alınmadığının altı çizildi. Raporda yer alan Gera eski Savcısı Arndt Koeppen’in sözleri ise dikkat çekti: “Polisin söz konusu üç kişiyi yakalamak için yaptığı planlar bu kişilere bildirilerek önlem almaları sağlandı.”

OPERASYON KARARI ÖNCEDEN BİLDİRİLDİ

Daha önce ortaya çıkan bilgilerde de Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschäpe’nin polislerin baskın yapmak için gitti evlerden kısa bir süre önce ayrıldığı dikkat çekmişti. Bu konuyla ilgili olarak raporda, “Özellikle Thüringen Anayasayı Koruma örgütü kaçanlar ve onların yardımcılarının nerede kaldığıyla ilgili aldığı önemli bilgileri, kaçanları korumak için kullanmakta geri durdu” denildi. Böylece istihbaratın dolaylı olarak üçlüye himayelik yaptığı raporda yer aldı.

Raporda ayrıca eyalet istihbarat örgütünün aşırı sağcı örgütlenmelere destek verdiğine de yer aldı. Buna örnek olarak Thüringener Heimatschutz adlı örgütün başkanı olan Tino Brandt’ın aynı zamanda istihbarat elemanı olması gösterildi. Aynı şekilde “Blood & Honour” adlı ırkçı örgütün yöneticilerinin de istihbaratla birlikte çalıştığına dikkat çekildi ve örgütün yaptığı eylemlerde istihbaratın etkili olduğu vurgulandı.

Eyalet parlamentosunda bulunan bütün partileri üzerinde uzlaşarak kamuoyuna açıkladığı raporda aynı zamanda Eyalet Başsavcılığı ve Eyalet Kriminal Dairesi de NSU’lu teröristlerin yakalanması konusunda görevlerini yapmadığı vurgulandı. Ayrıca Eyalet İçişleri Bakanlığı’nın da 2000 yılına kadar pratik olarak  Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschäpe’nin yakalanması için hiç bir şey yapmadığı açık olarak belirtildi.

Komisyon Başkanı Dorethea Marx,  NSU üçlüsü Uwe Böhnhardt, Uwe Mundlos ve Beate Zschape’nin Thüringen’den çıktığını belirterek, Thüringen’in bu suçun altında ezildiğini söyledi.

Bir yıl Federal Parlamento NSU Araştırma Komisyonu tarafından kamuoyuna açıklanan raporda da polis ve savcılıkların soruşturmalar sırasında yanlışlıklar yaptığı belirtilmişti.

EYALET KURBAN YAKINLARINDAN ÖZÜR DİLEDİ

Raporun açıklanmasından sonra Thüringen Eyalet Parlamentosu, mağdurların ailelerinden özür diledi. Komisyon tarafından hazırlanan raporu teslim alan Eyalet Parlamentosu Başkanı Birgit Diezel yaptığı açıklamada, “Cinayetlerden ötürü zanlı haline getirilenlerden ötür diliyoruz” dedi.

Eyalet Parlamentosu’nda yer alan Sol Parti, NSU hakkında hazırlanan raporu onaylamakla birlikte, istihbarat örgütleriyle bağlantıların açık olarak belirtilmediği ve istihbaratın sorumluluğunun net ifade edilmediği yerlere şer koyarak, istihbaratın NSU’lu Neonazileri nasıl korunduğunun ayrıntılı olarak yer verilmesi gerektiğine işaret etti.

Münih’te devam NSU Davası’nda da bugüne kadar istihbarat örgütleriyle ırkçı teröristler arasındaki bağlantılar ayrıntılı olarak açığa çıkmış değil.

MAĞDURLAR THÜRİNGEN EYALETİ’NDEN DAVACI OLDU

NSU Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, ırkçı teröristlerin yakalanmamasında eyalette görev yapan istihbarat örgütlerinin sorumluğunun olduğunu ortaya çıkmasından sonra mağdur aileler eyalet hakkında dava açıtı. Spiegel Online’de yer alan habere göre, ırkçılar tarafından öldürülenlerin yakınları Eyalet İçişleri Bakanlığı hakkında dava açtı. Kurban aileleri davayı Stuttgart’ta yaşayan Avukat Hubaib Ali Muhammed Erfurt Eyalet Mahkemesi’ne yaptı. 44 sayfalık suç duyurusunda istihbarat ve güvenlik birimlerinin sistematik olarak NSU’lu teröristlerin kaçmasına göz yumduğu öne çıkarıldı.

 

Yücel Özdemir