AB ve Ukrayna artık ‚resmi ortak‘

Batılı güçlerle Rusya arasındaki çıkar çatışması arasına sıkışıp kalan ve aylardır süren kanlı çatışmalara sahne olan Ukrayna, 16 Eylül’de Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşması imzaladı.

Geçtiğimiz yıl Rusya yanlısı Ukrayna hükümetinin imzalamaktan vazgeçtiği AB Ortaklık Anlaşması, Batı ve Rusya arasında büyük gerginlik ve sonrasında da çatışmalara vesile olmuştu.

Avrupa Parlamentosu ve Ukrayna Parlamentosu’nda 16 Eylül günü eş zamanlı oylanarak imzalanan Ortaklık Anlaşması’nın siyasi bölümü, bu yılın kasım ayında, ekonomik bölüm, yani serbest ticaret anlaşması ise 2015 yılının sonuna ertelendi. Serbest ticaret bölümünün ertelenmesindeki en büyük etken ise Rusya’nın sert itirazları oldu.

2013 yılının sonunda AB yanlısı güçler, ortaklık anlaşmasından vazgeçilmesi gerekçesiyle protestolara başlamış ardından da ülke büyük bir siyasi krize sürüklenmişti.

ABD ve Avrupa Birliği’nin Ukrayna ile olan ilişkileri bir çerçeveye bağlama amacı taşıyan Ortak Anlaşması’nın imzalanması konusunda son nokta, geçtiğimiz günlerde yapılan NATO zirvesinde konulmuştu. Ortaklık Anlaşması’nda imzaların atılmasının, Rusya’ya yeni yaptırımlar kararıyla aynı paketin içinde yer alıyor olması dikkat çekiyor.

Bu ise, Avrupa Birliği devletlerinin, diplomatik alanda Rusya ile diyalog yollarını genişletme çabalarının ikiyüzlü yanını sergiliyor.

Avrupa Parlamentosu en son 18 Eylül günü Rusya’ya uygulanan yaptırımların kapsamının genişletilmesi kararı aldı. Yeni yaptırımlar arasında sivil amaçlı nükleer işbirliğini son bulması, karşılıklı olarak para trasferini içeren Swift anlaşmasının kaldırılması yer alıyor.

 ABD SİLAH VERMEYE SOĞUK BAKIYOR

Öte yandan çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD’ye giden Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko, Başkan Barack Obama ile bir araya geldi. Obama, Poroşenko’ya her açıdan destek vereceklerini söylerken, talep ettiği silah yardımı konusunda ise çekimser olduklarını söyledi. Ukrayna’nın güvenliği için her türlü desteği vereceklerini söyleyen Obama, şu aşamada silah vermeyi uygun görmediklerini ifade etti. ABD, Ukrayna’ya toplam 60 milyon Dolar yardımda bulunma sözü de verdi. Ancak ABD’de Cumhuriyetçiler Ukrayna’ya silah verilmesinden yana.

Ancak Ukrayna’da yaşanan çıkar çatışmasının düzeyi ve son hamleler gözetildiğinde, çatışma ortamının durulmasının pek kolay olmadığı; ve diplomatik alanda henüz açık edilmese de, askeri destek de dahil Ukrayna’ya her türlü desteğin verildiği gözleniyor.

 AMAÇ DOĞU AVRUYA KIŞLAYA ÇEVİRMEK

ABD ve Avrupalı güçlerin Rusya’yı köşeye sıkıştırma çabalarının bir parçası da propaganda savaşı olarak kendini gösteriyor. Medyada yer verilen haberlerde, Rusya Devlet Başkanı Vladimin Putin’in Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile yaptığı görüşme sırasında, “Rus ordusunun iki günde Doğru Avrupa ülkelerinin başkentlerinde olabileceği” tehdidinde bulunduğu öne sürülüyor. Almanya’daki birçok gazetede, “Rusya Avrupa’yı tehdit ediyor” şeklinde verilen haberlerde, Poroşenko’nun sözkonusu tehdidi geçtiğimiz hafta Kiev’i ziyaret eden AB Komisyonu Başkanı  Jose Manuel Barroso’ya söylediği ileri sürüldü.

İddiaya yer veren gazeteler, bu tehdit nedeniyle, Doğu Avrupa ülkelerinin güvenliğini alması için AB ve NATO’yu göreve çağırmaktan geri durmuyor.

Kremlin ise Batı basınında çıkan haberler üzerine iddiaların kamuoyunu yanıltma amaçlı ve gerçek dışı olduğunu açıkladı.

Rusya’nın Doğu Avrupa’daki AB ve NATO üyesi ülkeleri işgal edeceği yönündeki propaganda haberlerinin, bölgeyi daha fazla ve açık açık silahlandırma planları dışında olmadığı görülürken, 4-5 Eylül’de yapılan NATO Zirvesi’nde Doğu Avrupa ülkelerine daha fazla askeri yardım yapılması kararı alınması da buna resmiyet kazandıran bir adım oldu. Karar kapsamında ayrıca acil müdahale gücünü kurulması da sözkonusu. Putin’e ait olduğu öne sürülen açıklamanın hemen ardından ayrıca Polonya’nın öncülüğünde Litvanya ve Ukrayna’nın katılımıyla bir askeri güç daha oluşturuldu (YH)