Akdeniz’de en büyük sığınmacı katliamı

Akdeniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmak üzere derme çatma botlara yolan çıkan sığınmacı trajedilerinin en büyüğü yaşandı. Yetkililer tarafından verilen bilgilere göre, Eylül ayının ikinci haftasında çoğunluğu kadın ve çocukların oluşturduğu 500 kişilik grubun dört gün boyunca Malta açıklarında ölüm kalım savaşı verdiği ve sonunda hepsinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Bottan kurtulan iki Filistinlinin anlattıklarına göre, gemide bulunanlardan başka kurtulan olmadı. Uluslararası Göç Örgütü tarafından yerel kaynaklara dayandırılarak yapılan açıklamada, Filistinlilerin İtalyan yük gemisi tarafından kurtarıldığı, ancak gemide tam anlamıyla bir insanlık dramı yaşandığını bildirdi.

6 Eylül günü Mısır’ın Damietta limanından yola çıkan bir gemiye bindirilen ve yol boyunca sürekli gemi değiştirilen sığınmacıların en sonunda Malta yakınlarında geminin batması nedeniyle 500 kadar insan hayatını kaybetti. Ölenlerin arasında kadın ve çocukların fazla olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan açıklamaya göre ölenlerin çoğunun Suriye, Filistin, Mısır ve Sudan’dan olduğu belirtildi.

Öte yandan Libyalı güvenlik birimleri tarafından yapılan açıklamaya göre, Libya açıklarında batan gemide 200’e yakın Afrikalı sığınmacının hayatını kaybettiği kaydedildi. (YH)

 

Yeşiller hükümete iltica etti

İşbaşındaki CDU/CSU ve SPD “büyük koalisyon” hükümeti sığınma hakkında önemli kısıtlamaya daha gitti. Hem de Yeşiller Partisi’nin desteğiyle.

Almanya’da sığınma hakkında sessiz sedasız bir kısıtlama daha yapıldı. Bundan sonra Balkan ülkeleri Sırbistan, Makadenyo, Bosna ve Hırvatistan’dan gelenlere iltica hakkı tanınmayacak. Bu ülkeleri “güvenli ülke” ilan eden Almanya, böylece bu ülkelerden geçerek gelen diğer sığınmacıları da rahatlıkla sınır dışı edebilecek.

Federal Parlamento tarafından onaylanan yasa tasarısının Eyaletler Meclisi tarafından da kabul edilmesi gerekiyordu. Mecliste bu nedenle Yeşiller-SPD koalisyon hükümetinin olduğu Baden Württemberg eyaletinin oyu önem taşıyordu. 19 Eylül’de yapılan oylama öncesinde eyaletin nasıl oy kullanacağı tartışma konusu olmuştu. Sonunda Yeşiller üyesi Eyalet Başbakanı Winfreid Kretschmann, değişikliğe destek vereceklerini açıkladı ve böylece tasarı meclisten geçti. Gelen eleştirileri yanıtlayan Kretschmann, buna gerekçe olarak hükümetin ülke içerisindeki sığınmacıların durumunu düzeltme yönünde söz vermesini gösterdi. Böylece Yeşiller sığınma politikasında hükümete iltica etmiş oldu.

YÜZDE 99’UNUN BAŞVURUSU REDDEDİLİYOR

Verilen bilgilere göre söz konusu Balkan ülkelerinden gelen sığınmacıların yüzde 99’unun başvurusu reddediliyor. Reddedilenler daha sonra sınır dışı ediliyor. Genel olarak sığınma politikasının sertleştirilmesini isteyen muhafazakar politikacıların bir kısmı, Balkan ülkelerinden gelenlerin iltica başvurularının kabul edilmemesinin, savaşların olduğu diğer bölgelerden daha fazla sığınmacı alınmasına imkan sağlayacağını  ileri sürüyor. Ancak, bu gerekçeyi öne sürenler aslında aynı zamanda başka bölgelerden de sığınmacı alınmasına karşı çıkıyorlar.

Hükümet tarafından üzerinde çalışılan bir taslağa göre, uzun süre Almanya’da bulunan sığınmacılara iş piyasasında daha kolay yer açılmasının önü açılmak isteniyor. Ancak bu konuda yasal düzenlemenin ne zaman çıkarılacağı konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor.

Yeşiller Partisi Meclis Grubu Başkanı Katrin Göring-Eckatdt yaptığı açıklamada, Federal Eyaletler Meclisi’nin kararını eleştirdi. Ancak buna rağmen parti arkadaşı Kretschmann’ın değişikliğe onay vermesini ise saygı ile karşıladığını söyledi.

Yeni düzenlemenin özellikle yaşadıkları ülkelerde ayrımcılığa maruz kalan Roma ve Sinti’lerin aleyine olacağı tahmin ediliyor. Zira, bu ülkelerden gelen Roman ve Sinti’lere artık iltica hakkı verilmeyecek. İnsan hakları örgütleri Roman ve Sinti’lerin hayatının bu ülkelerde tehlikede olduğuna dikkat çekiyorlar.

SPD-Yeşiller koalisyonun olduğu Schleswig-Holstein eyaleti ise anlaşmaya karşı çıktı. Eyalet Başbakanı Thorste Albig, kararı “savaştan kaçan sığınmacıları birbirine karşı kullanma” olarak değerlendirdi. Sol Parti ve göçmen örgütleri de karara sert tepki gösterdiler.

Almanya’da 1993’de yapılan bir yasa değişikliğiyle “güvenli ülke ve bölge” olarak ilan edilen ülkelerden sığınmacı almama kararı alınmıştı. Değişikliğe o zaman SPD de destek vermişti. (YH)

 

Sığınmacıları paylaşma planı yapılıyor

Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maizière, Avrupa Birliği’nin mülteciler konusunda adil bir dağılım uygulamasını istedi. Der Spiegel dergisine konuşan de Maizière, „Mültecilerin büyük bölümünü sadece dört ya da beş ülkenin kabul etmesi doğru değil“ dedi.

Bu tutumun, günümüzde Avrupa’da büyük gereksinim duyulan dayanışma ruhuna aykırı olduğunu vurgulayan Bakan, tüm Avrupa Birliği ülkelerinin mülteciler için kontenjan belirlemeleri gerektiğini söyledi.

Thomas de Maiziere böylece, özellikle mültecilerin yoğun olarak bulunduğu İtalya’nın yükünün kısmen azaltılabileceğini kaydetti.

Der Spiegel dergisi, ayrıca Bakan de Maizière’nin AB İçişleri Komiseri Cecilia Malmström’e görevinden ayrılmadan kısa süre önce bir mektup yazarak uluslararası korunma hakkı bulunmayan mültecilerin bir an önce geri gönderilmesini istediğini belirtti. (YH)