‚Her geri adım bir yenilgi değildir!‘

Gazetemiz okurlarının yakından takip ettiği gibi Hamburg yakınlarındaki Neupack fabrikasında işçiler ücret ve çalışma koşullarının TİS’lere göre belirlenmesi için dokuz ay grev yaptılar. Sonunda tam olmasa da başarı elde ettiler. Ancak patronun saldırıları devam etti. Son olarak da işçilerin kararlı mücadelesinde önemli bir rol oynayan BR Başkanı Murat Güneş’i işten atmak için elinden geleni yaptı. Hasta olmadan rapor aldığı iddiasıyla işten atılmak istenen Güneş’in ilk duruşması16 Eylül`de Hamburg İş Mahkemesi’nde yapıldı.
Neupack BR başkanı Murat Güneş ile işyerindeki gelişmeler, örgütlenme çalışmaları ve işverenin saldırıları üzerine konuştuk.
Grev sonrası işyerinizde neler oluyor?
Grevden sonra birçok işçi arkadaş kendi istekleri ile işten çıkışlarını aldı. Bazıları yenildiğimizi söylediler. Elbette taleplerimizin bütününü elde edemedik. Ancak grev belli bir aşamaya gelmişti. Artık bir çözüm bulunması gerekiyordu. Biz de durumu değerlendirerek, yeni bir başlangıç yapabilmek için elde ettiğimiz deney ve tecrübeler ışığında bir virgül koyduk, mücadelemizi farklı biçimlerde sürdürdük. Her geri adım aslında bir yenilgi değildir. Bazen bir başarı veya daha güçlü gelebilmenin başlangıcıdır. Bazıları yoruldu. Bazıları ise greve katılmadıkları için pişmanlıklarını söylediler. Her şeyden önce önemli bir deneyim edindik. Kimler işçilerden yana, kimler dost , kimler karşımızda pratik olarak yaşadık, gördük. Dün zayıf yanlarımız daha çoktu. Bu gün ise güçlü yanlarımız ve deneyimlerimiz daha çok diyebilirim. İşveren grev sürecinde firma içerisinde bir imza kampanyası yapmıştı. Buna 60 grev kırıcı imza atmıştı. Mücadelemiz sonucu işveren bizden özür dilemişti. Hatalar yaptıklarını belirtmişti. Ama bunlara rağmen işverenin saldırıları durmadan devam ediyor. Aslında işveren BR seçimlerinin yaklaşması ile birlikte Polonya`da getirdiği taşeron işçileri işe kadrolu olarak aldı. Böylelikle BR’ye istediklerini seçtirebileceğini düşündü. Biz buna karşı işçilerin birliğini sağlayarak boşa çıkarmayı başardık.

Ortaya çıkan önemli deneyimler sizce nelerdir?
Daha önce firmada çalışan memurlarla çok yakın bir ilişkimiz yoktu. Böyle bir çabamızda zayıftı. Onlara karşı yaklaşımımızı değiştirdik. İşverenin Polonya`da grev kırıcı olarak getirdiği işçi kardeşlerimiz ile ilişkiye geçerek aslında sorunlarımızın ortak olduğunu paylaştık konuştuk. Birbirimizi tanıdık grev sürecinde oluşan ön yargıları kırabildik. Tabi bu adımları atarken kolay olmadı. Bir çok işçi arkadaş grev kırıcılarla konuştuğumuz için bizi eleştirdi. Bize tavır aldı. Ancak onlara şunu anlatmaktan vazgeçmedik. İşverene karşı işçilerin birliğini sağlamadan başarılı olamayacağımızı anlattık. Grev kırıcı olarak çalıştırılan işçiler bu gün sorunlarımızın ortak olduğunu daha iyi anladılar. Onlarda bu gün bizim gibi işverenin saldırılarından nasibini alıyor. Böylelikle önümüzdeki günlerde örgütlü çalışmamızın koşullarını daha da güçlendirdiğimizi söyleyebilirim. Sendikal örgütlenmemizi güçlendirmek için işyeri sendika temsilciler kurulunu oluşturduk. Grev esnasında bu zayıftı. memurların ve Polonya`dan gelen işçilerin büyük bir bölümü bu gün bizimle ortak hareket ediyor.
Mayıs ayında işyerinizde BR seçimleri oldu. Nasıl geçti ve ne tür çalışmalar yaptınız?
Evet grevden sonra işyeri temsilciliği seçimleri dolayısı ile işveren ile yeniden güçlerimizi sınama ve karşı karşıya geleceğimiz anlamı taşıyordu. Yukarıda belirttiğim gibi grev süreci bize önemli deneyimler kazandırmıştı. İşveren yeniden bizleri bölme planları yaptı. Temsilcilik seçimlerini kazanarak mücadelenin önünde olan arkadaşlarımızı işten atarak 50 küsür yıl sonra da olsa atılan adımları geriletmek istiyordu. Biz de bunun karşısında işçilerin birliğini sağlamak için çalışmalarımızı ve olanaklarımızı yeniden değerlendirdik. Daha önce temsilciliğimizde Alman arkadaşların sayısı azdı. Memur arkadaşlarımız yoktu bunları çalışmalara kattık. Dediğim gibi grev kırıcı arkadaşları ikna ettik bu dönemde 7 kişilik temsilciliğin ezici çoğunluğunu biz kazandık. Böylelikle işveren grevden sonra ‚elde ettiği başarının‘ üstüne böyle bir hezimet yaşayınca ilk önce kendi adamlarına saldırdı. Yeniden kendimize güvenimiz arttı. İşçilerin birliğini sağlama adına izlediğimiz yolun doğruluğunu bir kez daha ispat ettik. Bizi eleştiren bir çok çevre ve işçi arkadaşımız da anlamaya başladı. Ama biz şunu biliyorduk işveren saldırılarını farklı biçimlerde devam ettirecekti. Evet düşündüğümüz gibi de oldu. İlk önce Fatoş Temiz BR üyesi arkadaşımıza çıkış verdi. Ardından paralı dedektif tutarak arkama taktılar, sonra da bana çıkış verdi. Uyduruk ve yalan delil üreterek beni işten çıkarmak istiyor. Bu arada sendika bürokratlarını da unutmamak gerek, onlar da gelişmeleri sadece takip ettiler. Bu esnada yaptıkları en iyi iş biz seçimleri kazandıktan sonra bizi tebrik etmeleri oldu.

16 Eylül’de mahkemenizin ilk duruşması gerçekleşti. İlgi yoğun oldu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Grevimizin başından beri Yeni Hayat gazetesi ve Hayat Televizyonu olarak grevimize destek verdiniz. Onun için bu gün Yeni Hayat gazetesinin abonesiyim. Özellikle işçi arkadaşlarımızı da abone olmaya çağırıyorum. Senin de söylediğin gibi duruşmaya ilgi yoğun oldu. Grevimiz başladığından beri güçlü bir dayanışma oluştu. Bu gün de bu sürüyor. Bu bizim için önemlidir. Ancak Neupack´ta yaşananlar sadece Neupack işçisinin sorunu değil bütün işçi sınıfının bir sorunudur. Bu dayanışmayı gösteren başta DİDF ve değişik sendikacı ve gruplarla çok konuştuk. Onlar da bu bilinçle dayanışmayı sürdürüyorlar. Bir yıla yakındır grev bitmesine rağmen insanlar unutmamışlar. İlk günkü gibi dayanışma sürüyor. Aslında biz bir aile olduk. Mücadele bizi birleştirdi. Yalnız olmadığımızın farkına vardık. İnanıyorum ki 8 Ocak 2015’teki duruşmaya ilgi daha da yoğun olacaktır.

Önümüzdeki dönem ne tür çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz? Hedefleriniz neler?
Önümüzdeki dönem işyerimizde sendikal çalışmamızı güçlendirmek için daha fazla işçiyi sendikamız İG BCE’ye üye yapmak istiyoruz. TİS komisyonunu bu yıl sonunda yeniden seçmek. İşverene yeni bir TİS teklifi ile tekrar masaya oturmayı önereceğiz. Yani kaldığımız yerden mücadelemize devam edeceğiz. Nasıl ki bu işyerine sendika girdi ise, TİS de girecek. Başka yolu yok. Yeter ki birliğimizi bozmayalım.

Sinan Özpolat

(YH Hamburg)