Kobani yalnız değildir

01kobani

Emperyalist güçlerin Irak ve Suriye’de halkların başına bela ettiği IŞİD terörünün son olarak bölgedeki Kürt halkına yönelik saldırıları, Kürdistan, Türkiye ve başta Almanya olmak üzere Avrupa’da da gündeme damgasını vurdu.

Saldırıların hedefindeki Kobani’de süren dram ve direniş, Kürt halkının özgürlük sembolü haline gelirken, IŞİD’i bir maşa olarak olarak kullanan emperyalist güçler ve Türkiye hükümeti ise halkların kanı üzerinden hesap yapmaya ve durumdan yararlanmaya çalışıyorlar.

Kobani başta olmak üzere bölgedeki Kürt halkı ise, sadece hayatını ve toprağını değil, hem kendisinin hem de bölgenin özgürlük ve geleceğini korumak için çırpınıyor.

Gerek ABD ve Batılı emperyalistler gerekse Türk hükümeti tarafından beslenip büyütülen ve Ortadoğu’nun başına bela edilen IŞİD terörü şimdi de Kürt halkına kan kusuyor. Her gün yeni saldırı ve ölüm haberlerinin geldiği Kobani, aynı zamanda bölgenin kaderini etkileyecek önemli bir halk direnişine sahne oluyor.

Bölgede yaşananlar açıkça göstermektedir ki, bu çatışma, radikal İslamcılarla Kürtlerin, Ezidilerin ya da Şii’lerin birbiriyle savaşı değildir. Çünkü, Kobani’de ve bütün bölgede yaşanan çatışmanın gerçek nedeni, bölgedeki halkların birbirine düşmesinden değil, bu bölgenin hangi emperyalist güçler tarafından denetim altında tutulup sömürüleceğiyle ilgilidir. Çünkü Kobani’de yaşananlar, Washington’da, Berlin’de, Paris’te, Moskova’da, Ankara’daki hazırlanan planların, çıkar siyasetinin bir sonucudur. Çünkü, gelişmeler sadece Kobani’yle sınırlı değildir; Irak, Suriye, Türkiye, İran ve Avrupa’daki bütün Kürtlerin geleceğine ilişkindir; ve sözü edilen başkentlerde hazırlanan planlar sadece Kobani’yi değil Berlin’de, Paris’te, Ankara’da yaşayan halkları da etkilemekte ve ilgilendirmektedir. Çünkü, emperyalist savaş ve işgal politikaları bu ülkelerde de emekçilerin, yoksulların, gençlerin ekmek ve özgürlüklerinin azalması demektir.

Bütün bu nedenlerle Kürt halkının Kobani ve bölgede verdiği mücadele, bütün Mezopotamya halklarının kaderini ve onurunu temsil ediyor; bu mücadelenin başarıya ulaşması sadece bölge için değil her türden emperyalist planların bozulması için büyük önem taşıyor.

Böyle olduğu için bugün Almanya’da veya diğer Avrupa ülkelerinde de siyasetin merkez konularından biri Ortadoğu haline gelmiştir.

Bu ortamda Almanya’da yerli demokratik ilerici güçlerle birleşerek, halka gerçekleri anlatma; haklı ve zorlu bir direniş sergileyen Kürt halkıyla dayanışma gösterme; Alman hükümetinin de dahil olduğu paylaşım koalisyonun bölge halklarına zarar veren emperyalist politikalarına karşı çıkmak büyük önem taşıyor.

Sömürgeci emperyalistler ve bölgedeki işbirlikçilerinin kana boğmaya çalıştığı Mezopotamya’nın, bin yıllar boyunca uygarlığa beşiklik yapmış halkları bu gün her zamankinden fazla destek ve dayanışmaya ihtiyaç duyuyor. Geçmişin mirası ve bugün sergilenen direnişin kararlılığı kalıcı barış ve özgürlüğü kazanacaktır, yeter ki biz üstümüze düşeni yapalım.

 

 

Kobani’ye destek her yerde

Terör örgütü IŞİD’in Kobani’ye yönelik yaptığı saldırılar Avrupa’nın dört bir yanında protesto ediliyor. Kürt kurumları tarafında çağrısı yapılan eylemlere çok sayıda ilerici ve demokrat örgüt de destek veriyor.

Radikal dinci terör örgütü IŞİD çetelerinin, Rojava’nın Kobani kantonuna yönelik saldırılarının ardından Avrupa’daki Kürtlerin eylem ve etkinlikleri yayılarak sürüyor. Saldırının başlamasının hemen ardından başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın pek çok kentinde gösteri, yürüyüş ve mitingler yapıldı.

“Kobani’den Şengal’a Onurlu Direnişi Sahiplen” sloganıyla Münih’te 300’ü aşkın kişinin katıldığı bir eylem gerçekleştirildi. Stachus Meydanı’nda bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları Kobani’ye yönelik saldırıları protesto etti. NAV-DEM adına yapılan konuşmada IŞİD çetelerinin saldırıları kınandı. DKP ve DİDF adına birer konuşma yapıldı. Açıklamalarda, Türk devletinin IŞİD çetelerine verdiği destek sert bir dille kınanırken, uluslararası topluma da duyarlılık çağrıları yapıldı.

FEDERAL MECLİS ÖNÜNDE EYLEM

Başkent Berlin’de Kobani’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla Federal Parlamento önünde oturma eylemi gerçekleştirilecek. Nav-Dem tarafından çağrısı yapılan eyleme pek çok örgüt ve politikacı da eyleme destek verildi. Nav-Dem adına yapılan açıklamada, eylemin amacının Almanya basını ve kamuoyunun dikkatini Kobani’de yapılan katliamlara dikkat çekmek olduğu ifade edildi.

Aynı dönem Almanya’nın değişik kentlerinde yapılan yürüyüş ve basın toplantılarıyla, İSİD terörüne dikkat çekilerek uluslararası dayanışma çağrıları yapıldı.

Ülke genelinde yapılan eylem ve etkinliklerden biri de Ludwigshafen Kürt Toplum Merkezi’nde düzenlenen bir panel oldu. Ortadoğu gelişmelerin ele alındığı panele, Av. Mahmut Şakar (Nav-Dem), adına Enver Enli (DİDF), Rıza Özcan (ADHF), Ali Arlıer ( AABF) konuşmacı olarak katıldı.

Panelde yapılan konuşmalarda Kürtlerin emperyalist güçler tarafından desteklenen IŞİD’i Ortadoğu’dan temizleyeceği ifade edilirken, Avrupa’daki Kürtlerin kamuoyu yaratmak ve mücadeleyi desteklemek için elinden geleni yapması gerektiği vurgulandı.

DİĞER ÜLKELERDE DE EYLEM YAPILDI

Öte yandan Fransa’nın Strasbourg şehrinde IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırılarını kınamak için bir miting gerçekleştirildi. Demokratik Kürt Toplum merkezi öncülüğünde Place Kleber’de düzenlenen ve Fransız Yeşiller ve Ekolojist Partisi, DİDF ve birçok demokatik örgütün de destek verdiği eylemde, IŞİD çetelerinin Kobanê’ye yönelik yaptıkları saldırıları kınandı ve bölgede direnen Kürt halkına daha güçlü destek verilmesi çağrısı yapıldı. (YH)

 

ABDEM: Elimizi taşın altına koyalım

Türkiye’de Kürt sorunun diyalog yoluyla çözümüne destek vermek üzere kurulan Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi (ABDEM)’nin genişletilmiş yürütme kurulu toplantısında, Kobani’ye yaşanan gelişmelerle ilgili olarak bir dizi karar alındı.

Aralarında Nav-Dem, AABF, DİDF gibi çatı örgütlerinin yanı sıra farklı inanç ve etnik grupların yer aldığı 64 kuruluşun oluşturduğu ABDEM adına Eşbaşkan Rojda Yıldırım toplantıda yaptığı konuşmada, Kürtlerin var olma ile yok olma mücadelesini yürüttüğünü hatırlatarak, “IŞİD Irak’tan çıkartılıp, Rojava’ya yöneltiliyor. Burada Rojava’nın düşürülme planları yapılıyor. Rojava Ortadoğu’nun kalbidir. Eğer düşerse demokrasi adına bölgede hiçbir şey kalmayacaktır. Onun için artık destekçi konumundan çıkıp taşın altına elimizi koymamız lazım” diye konuştu.

Toplantıya katılan DİDF Yürütme Kurulu üyesi Hüseyin Avgan, IŞİD’in bir taşeron örgüt olduğunu, arkasındaki esas güçlerin emperyalist devletler olduğunu belirterek, “Yapılan katliamların sorumlusu ABD ve batılı güçlerdir. Çünkü IŞİD’i besleyip büyüten ve silah veren bunlar. Bölgenin çetelerden temizlenmesi de kalıcı barışa kavuşması da halkların mücadelesiyle mümkün olacaktır.” dedi.

ABDEM, bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmek ve bölge halkıyla dayanışma amacıyla bir heyet gönderme kararı aldı. ABDEM ayrıca, Ermeni ve Asuri-Süryani halklarına yapılmış olan soykırımların tanınması için 2015 yılında soykırımın 100. yıldönümü vesilesiyle yapılacak etkinliklere aktif katılım sağlamak için hazırlıklar yapılmasını da kararlaştırdı. (YH)

 

DİDF: Kobani’yi savunalım

20-21 Eylül’de Köln’de toplanan Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Yönetim Kurulu, son dönemlerde Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri ele alarak, emperyalist devletlerin bölgeyi yeniden kan gölüne çevirdiğine dikkat çekti. Toplantı sonrasında yapılan yazılı açıklamada, “Emperyalist ülkelerin IŞİD’i neden destekledikleri bugün daha da açığa çıkmıştır. Şengal’de Ezidileri katleden, yerinden yurdundan eden bu çete, şimdi de hedefine Suriye Kürtlerini koymuştur” denildi.

Açıklamada devamla, “DİDF olarak, IŞİD barbarlığına ve işgal planlarına karşı Avrupa halklarını, kamuoyunu ve demokratik güçleri harekete geçerek, Kobani ile dayanışmaya çağırıyoruz. Bu temelde herkesi, Almanya’nın pek çok kentinde IŞİD terörüne karşı direnen Kürt halkıyla dayanışmak üzere yapılan eylemlere, uyarı nöbetlerine, toplantılara katılmaya davet ediyoruz“ denildi. (YH)

 

Steinmeier: PKK yasağı kalkmayacak

IŞİD çetelerinin saldırılarına karşı PKK’nin verdiği mücadeleyle gündeme gelen „PKK yasağı kalkmalı“ tartışmalarına ilişkin konuşan Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier PKK’ye yönelik yasağın süreceğini söyledi. Steinmeier, „PKK yasağının kökeni geçmişe dayanıyor“ dedi.

Almanya’nın IŞİD’e yönelik yapılması düşünülen hiç bir kara ve hava operasyonuna katılmayacağını da söyleyen Steinmeier, „Bu konuda sadece Kürt güvenlik güçlerini silahlandırmada yardımcı olacağız“ dedi. IŞİD teröristlerine karşı uluslararası bir stratejinin gerekli olduğunu belirten Steinmeier, „IŞİD’e katılımların ve para akışının engellenmesi için Körfez ülkeleri, İran ve Rusya’nın koalisyona katılması önemli“ diye konuştu.

Suriye’de IŞİD’e karşı mücadelenin Irak’tan çok daha karmaşık olduğunu ifade eden Steinmeier, bu süreçte PKK’ye yönelik yasağın kalkıp kalkmayacağı konusunun da gündeme geldiğini belirtti. PKK yasağına yönelik gerekçelerin geçmişe dayandığını savunan Steinmeier, yasağın devam edeceğini bildirdi. (YH)

 

Milletvekilinden Türkiye’ye suçlama

Almanya Sol Parti Federal Parlamento Üyesi ve Federal Parlamento Birleşmiş Milletler (BM) Alt Komisyon Başkanı Heike Hänsel, Kürt mültecilerin durumunu yerinde görmek için Türkiye- Suriye sınırına gitti.

Haensel dönüşünde yaptığı basın açıklamasında, Türk hükümetine yönelik sert suçlamalarda bulundu. Türk ordusunun Suriye’den kaçan Kürtlerin Türkiye’ye girmesine izin vermediğini, çok sayıda çadırın dağıtıldığını ve gıda maddelerine el konulduğunu, sınırdan girmek isteyenlere yardım eden köylülere ise biber gazı sıkıldığını söyledi.

 

Almanya’dan Suriye Konferansı

Almanya’da Dışişleri Bakanı Frank Walter-Steinmeier’in davetiyle, uluslararası bir Suriye Konferansı yapılacağı açıklandı. 28 Ekim’de Berlin’de düzenlenmesi planlanan konferansta, iç savaştaki Suriye’nin komşularına nasıl destek verilebileceğinin görüşüleceği konuşulacak.

Bakanlık sözcüsü Savsan Chebli, konferansa çok sayıda devletin yanı sıra Suriye’deki iç savaştan en fazla etkilenen Lübnan, Türkiye ve Ürdün’den yetkililerin de davet edileceğini kaydetti.

Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier’in konferansla, Suriyeli mültecileri ülkelerine kabul eden ülkelerin ne denli bir yük altına girdiklerinin bilincinde olduğunu göstermek istediği  komşu ülkelere verilecek desteğin bu nedenle konferansın en önemli gündem maddesi olacağı kaydedildi.

 

Dortmund DİDF’te Ortadoğu toplantısı yapıldı

Kısa bir süre önce yeni dernek binasının açılışını yapan Dortmund Bezent Derneği’nde Ortadoğu’daki gelişmelerin alındığı bir toplantı yapıldı. Gazetemiz editörü Yücel Özdemir, burada yaptığı konuşmada Irak, Suriye ve Ukrayna’da son bir yıldır olanların birbiriyle bağlantılı olduğunu ifade ederek, “Emperyalist devletler arasında dünyayı yeniden paylaşma mücadelesi sertleşmiştir. Batılı emperyalist devletler kontrol edemedikleri ülkeleri ve bölgeleri ele geçirmek için Rusya ve İran’ın etki alanını daraltmanın çabası içindeler. Bunun için de bölgedeki işbirlikçilerine verdikleri her türlü destekle çatışmaların zeminini hazırlıyorlar” dedi. Özdemir, masa başında yapılan paylaşım planlarının ancak halkların ortak mücadelesiyle bozulacağına dikkat çekti.

Ortadoğu toplantıları 27 Eylül’de Berlin’de, 28 Eylül’de Hamburg’da ve 5 Ekim’de Suttgart’ta devam edecek. (YH)