Hong Kong’ta neler oluyor?

“Tüm parti içindeki dayanışmayı, Çin Komünist Partisi ile diğer komünist olmayan demokratik partilerle yakın işbirliğini güçlendireceğiz, kitlelerle olan ilişkimizi muhafaza edeceğiz ve tüm etnik uluslar arasındaki muazzam dayanışmayı sağlamlaştıracağız ve geliştireceğiz.” Çin Devlet Başkanı Xi Jinping bu sözleri 1 Ekim’de Pekin’de düzenlenen Çin Halk Cumhuriyeti’nin 65. kuruluş yıldönümü kutlamalarında (Ulusal Gün) yaptığı konuşmasında sarf etti. Bundan yaklaşık iki hafta önce yaptığı bir konuşmasında Xi parti ve ülkenin istikrarlı bir geleceğe sahip olabilmesinin en önemli güvencelerinden birinin katılımcı demokrasi olduğunu belirtmiş, ama bunun Çin’e özgü şekliyle anlaşılması gerektiğinin altını çizmişti.

 

HONG KONG’DA SICAK YAZ

Eski İngiliz kolonisi Hong Kong’da – tıpkı geçen Temmuz ayında Çin’e iade edilişinin 17. yıldönümünde olduğu gibi – Ulusal Gün kutlamaları hükümet karşıtı kitlesel gösterilerden dolayı bayrak çekme töreniyle sınırlı kaldı. Önce 3-4 Haziran 1989’da Tian’anmen katliamının 25. yıldönümündeki geniş katılımlı gösteriler, ardından Hong Kong’un Çin’e iadesi vesilesiyle yapılan gösteriler ve akabinde 2017’de yapılması tartışılan Hong Kong Özel İdari seçimlerinin Pekin karşıtı siyasi örgütler tarafından düzenlenen gayri resmi seçim provasıyla Hong Kong çok sıcak bir yazı arkasında bıraktı.

 

GENEL SEÇİM PROVASI

Occupy Central (Merkezi İşgal Et) adlı muhalif kitle örgütü tarafından Pekin’in tasarladığının aksine Hong Kong idari yönetiminin doğrudan Hong Konglular tarafından seçilmesi talebi doğrultusunda Haziran’ın son haftası yaklaşık 10 gün süren ve internet üzerinden oylanan gayri resmi idari seçimlere -Pekin kaynaklı olduğu düşünülen siber saldırılara rağmen- yaklaşık 738 bin kişi katılmıştı. 7.2 milyon nüfuslu Hong Kong’da 3.5 milyon kişi oy kullanma hakkına sahip. En son Eylül sonu ve Ekim başında düzenlenen gösterilerde Occupy hareketi 2016 Hong Kong yasama kurulu seçimleri ve 2017 Hong Kong İdari Başkanlığı seçimlerinde Hong Konglular’ın genel seçim hakkına sahip olmasını ve şimdiki Hong Kong İdari Başkanı Leung Chun-Ying’in istifasını talep ediyor.

 

MERKEZİ İŞGAL ET HAREKETİ

Resmi adı Occupy Central with Love and Peace (Aşk ve Barışla Merkezi İşgal Et) olan hareket kendisini Pekin’i Hong Kong’un talep ettiği seçim haklarını vermesi konusunda yola getirme misyonuna sahip barışçıl bir sivil itaatsizlik kampanyası olarak tanımlıyor. Hareketin önemli figürleri arasında Hong Kong Üniversitesi Hukuk Profesörü Benny Tai Yiu-ting, Çin Üniversitesi’nden sosyolog Chan Kin-man ve papaz bakan Chu Yiu-Ming dışında “Scholarism” adlı öğrenci federasyonu yer alıyor. Merkezi İşgal Et fikri geçen sene “sivil itaatsizlik en güçlü silahtır” sloganı altında Benny Tai tarafından ortaya atılmış, kısa sürede 2013 Ekim ayındaki ilk gösterilerde onbinlerce katılımcı tarafından desteklenmiş, yazın düzenlenen gösterilerde katılımcı sayısı yüzbinlere ulaşmıştı.

 

GÖSTERİLERE KİTLESEL KATILIM

Geçtiğimiz Eylül sonu özellikle polisin göstericilere biber gazı sıkmasının ardından katılımcı sayısı 50 bine çıktı; Sendikalar Konfederasyonu ve Profesyonel Öğretmenler Sendikası’nın da çağrısıyla bazı okul, üniversite, fabrika ve işletmelerde de işgal eylemleri ve grevler düzenledi. Pan-demokrasi adlı liberal-sağ blok ve öğrenci federasyonu Scholarism tarafından yönlendirilen işgal hareketi Hong Kong’daki Pekin yanlısı siyasi kişi ve gruplar tarafından illegal olmakla ve nefret körüklemekle suçlanıyor.

 

‘ŞEMSİYE HAREKETİ’

Geçtiğimiz günlerde polisin biber gazı saldırısını göstericilerin şemsiyelerle savuşturması sonucu “şemsiye devrimi” veya “şemsiye hareketi” adıyla anılmaya başlanan hareket kısa süre içinde medyada şemsiye logolarıyla ifade edilir oldu. Hava karardıktan sonra cep telefonlarının ışıklarını açarak “ışık denizi” yaratmak da yine hareketin sembollerinden biri haline geldi. Bazı işadamlarının harekete destek amaçlı göstericilere geniş çaplı yemek ve içecek bağışında bulunduğu göze çarptı. Göstericiler arasında yardım ve dayanışma, sokakları temiz tutma, yemek-içecek dağıtımı, çadırlar ve ilk yardım konusunda görev dağılımını örgütlemesi hareketin diğer özellikleri arasında yer alıyor.

 

 

KOMPLO İDDİASI

Pekin’in resmi yayın organı People’s Daily gazetesinin Hong Kong’daki gösterilerle ilgili yayınladığı bir görüşte Merkezi İşgal Et hareketinin eski Sovyet ülkelerindeki “renkli devrim” hareketine ve Ortadoğu’daki “Arap Baharı”na benzetilmesi, tüm bu hareketlerin “Batı’nın kışkırtması” sonucu oluştuğunu iddia etmesi dikkat çekti. Devlet ajansı Xinhua’da yapılan bir yorumda ise Amerikan ve İngiliz diplomatlar Çin’in Hong Kong politikasına sorumsuzca saldırmakla suçlandı.

 

* Nanjing

 

Kaan KANGAL