‚Kadrolu işçileri çıkarıp karlarını arttırmak istiyorlar‘

 

Düsseldorf Mercedes Werk’teki gelişmeler üzerine farklı listelerden BR’ye seçilen iki işyeri işçi temsilcisiyle görüştük.

Kendinizi tanıtır mısınız?

Gürbüz Palta işçi temsilcisiyim/ CGM Christliche Gewerkschaft Metall sendikası listesinden seçildim.
Muzaffer Kaniş işçi, IG Metall üyesiyim, ancak bağımsız bir listeden BR’ye seçildim.

Sayın Gürbüz Palta, CGM bagli bir sendikacı olarak son gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim şu an taleplerimiz IG Metall den farklı değil ismimiz değişik, sendikamız değişik olsa da burada işçilerin haklarını korumak onların geleceğini sağlama bağlamak. Bunlar için çalışıyoruz burada görev yapıyoruz. İstediğimiz gibi olmasa da işveren bunu kabul etmese de biz bunu en iyi şekilde noktalamaya çalışıyoruz. Diğer sendikalar bizi kabul etmese de işçi temsilcisi olarak hepimiz aynı şeyleri savunuyoruz. Biz küçük olduğumuz için tabi ki büyük tarafında kabul edilmek istenmiyoruz ama onlarda biliyorki biz de onlardan farklı bir şey savunmuyoruz.
Buna nazaran iyi bir verim verdiğimizi düşünüyoruz burda. İnsanlara güven verdiğimizi düşünüyoruz. Buna görede Çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Sayın Muzaffer Kanış, siz de ayrı bir liste ile işçi temsilciliğine seçildiniz. Bu saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Zaten ilk kez uzun yıllar sonra gerçekten ilk kez tüm listeler tek bir düşüncede birleşti: Standort Düsseldorf’un bu şekilde kalması, planların kabul edilmemesi. 33 tane işçi temsilcisi var 33’ü de hemfikir. İlk kez böyle birşey yaşanıyor. Evet bazıları daha sonra biraz ödün verecek veya vermeyecek ama biz sonuna kadar gideceğiz ödün vermemek lazım artık başkaları verir veya vermez ben vermiyeceğim. Bernd Kost ile de görüştüm.

Önümüzdeki süreçte görüşmeler olacak her hangi bir stratejiniz mevcut mu ? 1800 işçinin çıkarılması tartışmaları karşısında kendinize çıkarılacak işçi sayısı konusunda bir sınır koydunuz mu?

Muzaffer Kaniş: Benim için bir kişi dahi çıkarılsa sınıra ulaşılmış diye düşünüyorum.Bu olay çıktığında işverenin blöf yaptığını düşündüm. Niçin 2016 sonunda ZuSi Zukunfts Sicherung Gelecek Güvencesi Anlaşması bitiyor. O yüzden ellerine öyle bir silah almak istiyorlar ki gerekirse 8 saati normal iş gününe dönüştürme, cumartesileri normal iş gününe dönüştürmeyi hedefliyorlar. Ben önce bunları düşündüm. Fakat şimdi acaba hem işçileri cikaracak hem de bunları diğerlerini mi yapacak acaba diye düşünüyorum. Şimdi sizin dediğiniz sınır ve stratejiye gelelim, ben sekiz saat normal iş saatinden yanayım. Cumartesi normal iş günü olmasına karşıyım. Bu konudaki oylamada ben kesinlikle elimi kaldırmam.

Yani 35 saatlik iş haftasının korunmasını mı istiyorsunuz ?

Muzaffer Kaniş: Evet, ben 35 saatlik iş haftasının korunmasından yanayım. Kesinlikle haftalık çalışma süresinin arttırılmasını istemiyorum. İstedikleri kadar ikna etmek için toplantı yapsınlar. 1800 kişiye gelelim 1800 kişinin bir kişisinin işten atılmasına izin vermeyeceğiz. Bunun için sonuna kadar mücadele etmemiz lazım.

Gürbüz Palta: 1800 kişi çıkarılacak denirken bence biraz da yanliş yorumlar var bence.

Bu sayıyı işçi temsilciliği başkanı verdi.

Gürbüz Palta: 1800 kişinin tamamının çıkarılacağı kesin değil. Neden değil? 1800 kişinin içerisinde yaklaşık 500 kişi taşeron firmalardan geliyor. İşçilerin yüzde 30’u yaşlı bu yaklaşık olarak 1000- 1100 işçi yapıyor. Bunları ikna edip erken emekliliğe göndermek istiyor. Fabrikada yaş ortalaması 48. İşveren yaş ortalamasını düşürmek, gençleştirmek ve yenilemek istiyor.

Muzafer Kaniş: Yenilemek derken normal işçi alarak değil, taşeron firmalardan alarak yenilemek istiyor. 2016 Gelecek Güvence Sözleşmesi biterse bakalım ne olacak Leipzig deki BMW‘ yi biliyorsunuz.

Burada ne kadar taşeron işçi var?

Muzafer Kaniş: Fabrikada çalışanların %8’i taşeron firmaların işçisi. Bu da yine Gelecek Güvencesi Anlaşması kapsamında olan bir sözleşme.

Gürbüz Palta: Bu duruma bizim gerçekten gönlümüz razı gelmiyor. Bunlar da bizim bir parçamız aynı işi, aynı ekmeği, aynı suyu paylaşıyorlar. Bunların da aileleri çocukları var. İşverenin başdan beri tutumu benim işçilerimin bana maaliyeti çok pahalı, ben bunlardan nasıl kurtulurum diyerek taşeron firmalara başvurmak.

Hedefleri kadrolu işçileri çıkarmak yerine taşeron mu almak?

Gürbüz Palta: Evet esas hedefleri, planları bu!

Muzaffer Kaniş: Adamların esas hedefi eski kadroları yok edip buraları tekrar taşeron işçilerle doldurmak. Bunun anlamamak için aptal olmak lazım.

Gürbüz Palta : Biz bu insanlara karşı değiliz, onlar da ekmek parasını burada kazanıyorlar. Onlar sayesinde işveren sorumluluğu üzerinde atıyor. Bir örnek vereyim 6 yıldır burada çalışan bir işçi iş kazası geçiriyor kolu kırılıyor ve taşeron firması derhal işçiyi işten çıkarılıyor ve yerine başka işçi getiriliyor.

Taşeron firmanın adı ne? IG Metall ile bir TİS var mı?

Muzaffer Kaniş: Üç tane değişik taşeron firması var Hofmann, Peak ve Trinkwalder. IG Metall ile bir sözleşmelerinin olup olmadığını bilmiyorum fakat gelenleri sendikaya üye yapıyoruz.

Gürbüz Palta : İşverenin bu taşeronlar ile sözleşmesi var fakat bunun ayrıntıları bizim bilgimiz dahilinde değil.
BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM
Kendinizi tanıtır mısınız ve neden burdasınız?

Adım Mehmet, 19 yıldır Mercedes’te çalışıyorum, sendika üyesiyim.
Burada olmamın nedeni çalışmak istemem, Mercedes’in Düsseldorf’ta kalmasını istiyoruz. Opel’e benzemek istemiyoruz.

Opel’deki direniş farklıydı, o konuda bilginiz var mı?

Opel’de farklı bir direniş örgütlenmiş olabilir fakat biz zamanında müdahalenin daha faydalı olacağını düşünüyoruz. Üretim henüz devam ediyor. Bu üretimi tam olmasa da durdurarak birilerinin nasırına basmak istiyoruz.

Geçen hafta ufak ölçekte de olsa bir takım eylemler gerçekleşti Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu yirmidört saatlik eylemle gücümüzü gösteriyoruz. İnşallah daha fazla katılım olur ve biz işçilerin gücünü daha iyi gösteririz diye düşünüyorum.

Sendika ve işçi temsilcilerinden somut beklentiniz var mı ?

Ergün Durmus