Stuttgart’ta direniş devam ediyor

 Ali Çarman

 

Dört yılı aşkın bir süredir Almanya’nın en büyük kentlerinden birinde aralıksız olarak devam eden bir direnişe tanık oluyoruz. Stuttgart 21, en uzun soluklu direniş olarak şimdiden tarihe geçti bile. Her hafta Pazartesi günü akşam saati 18.00 sıralarında kimi zaman istasyon kimi zaman belediye meydanında toplanan üç bin kişi yıkım ve talan demek olan yüzyılın projesinin önüne geçmek için, sabır ve dirençle eylemlerine devam ediyorlar.

Egemen sınıflar bugünlerde dünyanın hemen her yerinde benzer bahaneler (çevre düzenlemesi, alış veriş merkezleri, modern yapılar…vb) ile tam bir yıkım ve talan gerçekleştirmekteler. Toplumun duyarlı kesimleri ise yıkım ve talana karşı kararlıca direnmekte. Bu konuda Brezilya, Türkiye ve Almanya en öne çıkan yerler oldu.

 

KESİLEN AĞAÇLAR

Stuttgart 21 projecileri dozerlerle saldırıp, ellerinde testere ve baltalarla ağaçları kesmeye kalkıştıklarında, kadınlar ‘Liebe Baum, ich weine um dich’ (Sevgili ağaç senin için ağlıyorum) diyorlardı. Bir yanda tamamen kar hırsıyla gözü kör olanlar. Diğer tarafta en insani duygularla yaşadığı şehre ve çevresine sahip çıkanlar… Protestocular barışçıl yollardan bütün eylem biçimlerini denediler ama olmadı, yıkımın önüne geçilemedi. S 21 projesi şayet tamamlanırsa; hızlı trenlerle Stuttgart-Tübingen arası 61 dakikadan 41 dakikaya, Stuttgart-Ulm arası ise 54 dakikadan 28 dakikaya inecek. Yanı sıra hızlı trenler hava alanına gidebilecek.

 

KARA PERŞEMBE

Eylemlerin en yoğun ve en kitlesel olduğu günlerden biri olan 30 Eylül 2010’da polis barışçıl biçimde eylem yapan, neredeyse çocuk yaşında olan orta öğrenim gençliğine çılgınca saldırmıştı. Tam donanımlı polis, gaz bombası (biber gazlı), tazyikli su ve coplarla göstericilere saldırmış ve 400 kişi muhtelif yerlerinden yaralanırken, 68 yaşındaki mühendis Dietrich Wagner, bir gözünü kaybetmişti. Polisin gayri insanı bu saldırısı tarihe “Kara Perşembe” olarak geçti.

 

YIKIMA RAĞMEN MÜCADELEYE DEVAM

İstasyon yıkımı başladığından bu yana şehir merkezinde trafik adeta kaosa döndü. Bad Canstatt, Feurbach, Ost ve Esslingen bölgelerinde ulaşım sık sık aksıyor. Böyle olmasına rağmen S 21 savunucuları kamuoyunu aldatmak için eylemcilerin şehir düzenini bozduğu yalanına başvuruyorlar. Mücadelenin uzaması kimlerin gerçekten samimi olduğunu gösterdi. İlk başlarda harekete göstermelik katılıp desteğini alan Yeşiller, hükümet olunca ise tam tersi bir tutum içinde olmaya devam ediyor. Şimdi Yeşiller yöneticileri, pazartesi eylemlerini gördüklerinde yollarını değiştirmekteler. Onlarca inisiyatiften oluşan  Stuttgart 21 karşıtları sundukları alternatif ile mücadelelerini devam ettiriyorlar. Stuttgart DİDF de inisiyatif içerisinde yer alıyor.

 

KARA PERŞEMBE UNUTULMADI

Geçtiğimiz 30 Eylül Salı günü saat 18.00’de bir kez daha üç bini aşkın kişi bir araya gelerek polisin azgınca saldırısını protesto etti. Mitingin ilk konuşmacısı bir genç oldu. Polisin olağanüstü tedbir aldığı eylemde gençlerin yoğunluğu dikkat çekti. 242 haftadır gerçekleşen Pazartesi eylemlerine katılarak milyarların toprağa gömülmesine hayır diyelim, eğitime ve sağlık alanına daha fazla yatırım için şehrimize sahip çıkalım. Stuttgartlılar ‚Oben Bleiben!‘ demeye devam ediyor. Bizler de sesimizle ses katalım bu çığlığa!