Yemen ayrılmanın eşiğinde

Aden ve Hadramut bölgelerinde; Güney Yemen’in Yemen Cumhuriyetinden ayrılmasını talep eden taban hareketi, siyasi ve askeri eylemler yükseldi. Güney Yemen, daha önce olmadığı kadar bağımsız bir devlet olmaya yakın.

Yemen’de birlik ve ayrılık meselesi bölgedeki herkesi ilgilendiriyor. En başta da ciddi bir endişe içerisinde olan en büyük komşu Suudi Arabistan’ı. Hemen hatırlatalım; Kuzey Yemen ve Güney Yemen birleştiklerinde, iki halktan da onay almışlardı. Lakin bu birleşme sosyal ve toplumsal bir sonuç vermedi. Güneyde komünist güçler arasında iktidar kavgasına yol açtı. Bir önceki başkan Ali Abdullah Salih, fırsatı değerlendirerek iktidarı kaybeden Salim Bayda’ya çağrı yaptı. İkisi arasında 1989 yılında anlaşma imzalandı. Salih iki ülkede tüm gücün tek hâkimi oldu. Vaat edilen ortak çıkarlar gerçekleşmedi. Güney Kuzeyin üzerinde bir yük haline gelirken bir yanda da Güney ihmal edildi. Salih tek başına büyük bir ülkeye hükmederek tek kazanan oldu.

 

BİRLEŞİK YEMEN ARABİSTAN’IN ÇIKARINA

Birlik öncesi Suudi Arabistan içişleri bakanı Emir Naif Bin Abdel Aziz ile oturdum. Abdel Aziz Suudi Arabistan-Yemen ortak komitesinin başındaydı. Ali Salih’in medyasındaki Arabistan’ın birliğe karşı olduğu ve birliğin Arabistan için risk oluşturduğu yönündeki fikirlerini sordum. Sohbette ilişkilerin doğası ve 50’lerden bu yana tarihsel ilişkiler ile ilgili önemli bir özet verdi. Suudi Arabistan için birleşik bir Yemen’in daha iyi olacağını söyledi. Abdel Aziz, “Biz Sana ve Aden’de iki hükümetle ilişkili olmaktan muzdaripiz. Özellikle iki yarı arasında gerginlikler oluştuğunda bir hükümeti razı eden şey öbür hükümeti kızdırıyor. Her biri Arabistan’ın düşmanları ile müttefike dönüştü. Soğuk Savaş döneminde kuzeydeki devrimciler, Nasırcılarla ittifak ettiler. Daha sonra Güney Sovyetlerle ittifak etti. Bizim için birleşik bir ülkede tek hükümet ile ilişki içinde olmak daha kolay” dedi.

 

SALİH’İN ARABİSTAN KARŞITI POLİTİKASI

Lakin Suudi Arabistan, hakikaten birleşik Yemen’den siyaseten acı çekti. Üç Suudi kralı boyunca hükmeden eski başkan Salih bilinmektedir ki, kendi şahsi iktidarını kemikleştiren buna karşılık Yemen’e ve Yemen halkına zarar veren bir siyaset izledi. Irak’ın eski lideri Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgal ettiğinde Suudi Arabistan’a karşı onun yanında yer aldı.  Yıllarca Suudi Arabistan ile ihtilaf yaşayan Katarlılarla müttefik oldu. Libya lideri Kaddafi’nin Yemen kabilelerini Suudi Arabistan’a karşı yönlendirmesine izin verdi. Son olarak Salih kendisi Husileri icat etti. Sonra Husileri tehlikeli dini ve siyasi bir topluluğa evirdi. Onlar esas olarak bir kabilenin dallarıydı. Dini eğitim ve komşusu Suudi Arabistan’a ve rakip Güney Yemen kabilelerine karşı silahlandırılmaları için İran’a bir grup gönderdi. Sürekli değişen dengeler nedeni ile kendi kontrolünde tuttu.

 

AYRILIK DAHA YAKIN

Bu gün gelişmeler kritik bir soruyu sormayı gerektiriyor; Suudilere değil özellikle kuzeylisi ve güneylisi ile Yemenlilere sormak gerekiyor; ayrılma çözüm mü?
Kişisel görüşüme göre ayrılık iki yarımın arasındaki sorunları attırır. Çünkü rekabeti çözecek ve savaşı durduracak egemen olan bir güç yoktur. Yemenliler tarafından kabul edilebilecek bir seçim sistemi de bulunmamaktadır. Ayrılık iki tarafta da kaosu artıracaktır. Ama Güney Yemen’de devlet kurumlarının çökmesi nedeniyle ayrılık daha yakın gözüküyor.

 

ÇATIŞAN ÜÇ GÜÇ

Merkezi hükümetin zayıflığı nedeniyle bu gün Kuzey korkunç bir siyasi boşluk yaşamaktadır. Üç ana güç iktidar için çatışmaktadır. Azledilen Salih’in taraftarları iktidara gelmek için hala fitne ve satın alma ile siyaseti tahrip etmeye devam ediyorlar. Diğer tarafta milisleri devletin organlarını ele geçiren ve İran ile irtibat içinde bulunan Husiler bulunmaktadır. Üçüncü olarak güvenlik konseyi ve körfez ülkeleri tarafından tanınan hasta yatağı üzerinde oturan hükümeti ile devlet ekibi bulunmaktadır.  Var olan hükümetin vefatının ilanı durumda veya öldüğünün ilan edilmediği önümüzdeki birkaç ayda, kaçınılmaz olarak birleşik Yemen’in sonu gözükmektedir. Güneylilerin devletlerini ilan etmelerinden sonra Yemen’in yeni tarihi başlayacaktır. Muhtemel iç çatışmalar artış göstermeden ve dış müdahaleler başlamadan ayrılma daha tercih edilen bir durumdur. Bu durumun kurbanı daima fikri sorulmayan Yemenliler olacaktır.

 Abdurrahman RAŞİD
Şark al awsat