İşveren mobbingine karşı konferans

 

Mannheim’de yapılan bir konferansta işverenin mücadeleci sendika ve işyeri işçi temsilcilerini yıldırmak için yaptığı psikolojik teröre karşı neler yapılabileceği ele alındı ve bir açıklama hazırlanarak imzaya sunuldu.
11 Ekim’de DGB binasında yapılan konferansta BR üyeleri, sendika temsilcileri, ileri işçiler ve sendika çalışanları mobbing ve bossingle nasil mücadele edileceği konusunda görüş alışverişinde bulunmak için biraraya geldiler. Toplantının açılışını yapan sendikacı Wolfgang Abel, ‚BR’lere yönelik mobbingin bir kanser uru gibi yayıldığını söyledi. Almanya’nın değişik yerlerinden gelenler, menajerlerin ve patronların politikalarını dayatmak için tuttukları avukatların kurbanları olduklarını, olayların istisnai değil oldukça yaygın olduğunu söylediler.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Elmar Wigand, işverenlerin işçilere ve sendika, BR temsilcilerine yönelik psikoterörünün dökümünü yaptı. Work-Watch örgütünden Albrecht Kieser, işletmelerde iş arkadaşları arasında, kamuoyunda, sendikalarda, mahkeme salonlarındave politik düzlemde ve uluslararası düzeyde dayanışma çalışması yapılmasının gerektiğine dikkat çekti. Konunun işsizliğin artması, işçi ücretleri ve çalışma koşullarının kötüleştirilmesi, AB’nin Lizbon stratejisi, krizdeki ülkelere yönelik troyka saldırısı ve TTİP’ten bağımsız ele alınmaması gerektiğini belirten Kieser, bunun için en geniç dayanışma ağının oluşturulması gerektiğini söyledi. Konferans sonunda oy birliğiyle kabul edilen bir metin imzaya sunuldu.
Mannheim Açıklaması:
‚Hep birlikte BR’lere yönelik mobbinge karşı!‘
İşyerlerinde ve sendikada aktif olan arkadaşlarımıza yönelik gittikçe artan mobbing ve bossing şeklinde ortaya çıkan tehditlere karşı mücadeleyi güçlendirme çağrısı.
Nora Systems, Rhenus skandalları ve geçmiş yıllarda görülen IKEA, Maredo, Burger King ve H&M veya yenilerde ortaya çıkan AMG, Enercon ve Volksbank Kraichgau olayları sadece buzdağının görünen yüzü.
Bütün bilgiler aktif sendika ve BR üyelerine yönelik saldırganlığın arttığını gösteriyor. Otto Brenner Vakfı tarafından Union Busting üzerine yapılan bir araştırmanın sonuçları da BR üyelerine yönelik mobbingin arttığını gösteriyor.
Büyük, orta ve küçük işletmeler işyeri ve sendika temsilcilerine azgınca saldırıyor. Bazen bu saldırılar işveren yanlısı işyeri temsilcilerinin desteğiyle yapılıyor. Bazı firmalar ise işletmelerde BR kurulmasını engellemeye çalışıyorlar. Bunun ardında bir sistem yatıyor.
Arka planda özel olarak bu konuda görev yapan avukatlar ipi çekiyor. Patronlar ve firma yöneticileriyle görüşerek hepsinin sonunda sorun çıkaran işçilerin işten atıldığı korkulu senaryolar yazıyorlar. Bir taraftan sendikal aktif olanlarıa karşı hukuki mücadele sürdürürken diğer taraftan da kişilerin ruhi sağlıklarını bozmak, kişiliğini tahrip etmek için çaba harcanıyor.
Alman hukuk sisteminin içinde bulunduğu durumu bu türden hukuki bakım işlevi olmayan avukatlık bürolarına göz yumulması, yaptıklarının cezasız bırakılması açıkça göstermektedir.
BR’lere yönelik mobbingden etkilenenler ve yakınlarıın geniş bir destek ve dayanışma olmaksızın bu duruma dayanabilmeleri imkansızdır. Oldukça deneyim sahibi sendika ve BR temsilcileri bile gördükleri mobbing ve bossing sonucu devre dışı bırakıldılar ve travma sahibi oldular.
Bu tür saldırılara ancak örgütlenerek ve direnerek karşı çıkılabilir. Bu nedenle giderek tehdit edici hale gelen bu fenomenle mücadele edebilmek için mobbing ve bossinge maruz kalan kişilerle görüş alışverişinde bulunmak, ortak direniş stratejileri geliştirmek , koordineyi düzenli kılacak buluşmalar organize etme ve kamuoyuna yönelik daha etkili bir çalışmanın koşullarını yaratma çağrısı yapıyoruz.
MOBBİNG-BOSSİNG NEDİR?
Mobbing iş hayatındaki baskı, şiddet ve yıldırma hareketlerini tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
Nasıl görülür:
Mesleki yeterliliğin sorgulanması
Kişiye güvenilmediğinin hissettirilmesi
Kasten, verilen süre içinde bitirilemeyecek görevler verilmesi
Kişiden bilgi saklanması
Kişinin görmezden gelinmesi, gruptan izole edilmesi
Yetkilerinin azaltılması

BOSSİNG ise bu psikoterörün direkt menajerler ve firma yönetimi tarafından yapılmasıdır. Çoğu işletmede yöneticiler, ileri çıkan işçileri, mücadeleci sendika ve işyeri temsilciliği üyelerini devredışı bırakmak, soyutlamak ve sonunda kendilerinin istifa edip gitmesini sağlamak için baskı uyguluyorlar.