Sol Parti ‘büyük ortak’ olunca tartışma alevlendi

Doğu Almanya sınırları içerisinde bulunan Thüringen Eyaleti’nde 14 Eylül’de yapılan parlamento seçimlerinde sandıktan çıkan sonuçlar etkisini şimdi göstermeye başladı. Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi her ne kadar 34 sandalyeyle yeni parlamentoda en çok milletvekiline sahip olsa da, bu sayı hükümet kurması için yeterli değil. Diğer muhtemel ortakları SPD 13, Yeşiller 6 sandalye kazanmıştı. Sol Parti ise seçimlerde 28 sandalyeyle ikinci olurken, Almanya İçin Alternatif (AfD) de 11 sandalye almış ve ilk kez meclise girmeyi başarmıştı.

Bu meclis aritmetiği içerisinde Sol Parti öncülüğünde, SPD ve Yeşiller’in katılımıyla bir “sol hükümetin” kurması genel olarak kabul görürken, buna devletin en üst makamından itiraz geldi.

Cumhurbaşkanı Joachim Gauck konuk olarak katıldığı ARD’deki “Bericht aus Berlin” programında yaptığı açıklamalarda, Sol Parti tarafından bir hükümet kurulmasına ve bu partiden bir politikacının eyalet başbakanı olmasına karşı olduğunu açık olarak ifade etti. Gauck yaptığı açıklamada, “Gerçekten şu anda, SED tarafından baskı altında tutulan insanlar olarak, böyle bir partinin hükümet kurmasını düşünmekten çok uzağız. Bu partinin bir bölümü pek çok kişi için olduğu gibi benim için de sorunlu, güven vermiyor” dedi.

Açıktan, bu sözlerle Sol Partili bir siyasetçinin eyalet başbakanı olmasına karşı olduğunu söyleyen Gauck’un açıklaması ülke genelinde geniş tartışmaya yol açtı.

Sol Parti ile ortaklık kurmaya hazırlanan SPD’nin Genel Sekreteri Yasmin Fahimi, “Berlin Duvarı’nın yıkılmasının üzerinden 25 yıl geçti ve Sol’u artık bir parti olarak kabul etmeliyiz, eyalet düzeyinde hükümet sorumluluğu alması gerekiyor” derken, Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir, “Cumhurbaşkanı bir çok kişinin söylediğini söyledi” diyerek destek verdi.

CDU ve CSU’lu politikacılar ise Gauck’a destek verdiler. CSU Genel Bekreteri Andreas Scheuer, “Thüringen’de nasıl bir hükümetin kurulacağı özgürlükçe-demokratik sistemimiz için belirleyici bir yöne sahip” dedi.

GACUK PARTİ POLİTİKASI YAPIYOR

Gauck’un bir eyalette kurulma çalışmaları süren bir hükümet için dile getirdiği sözlere en sert tepki doğal olarak Sol Parti’den geldi. Eşbaşkan Katja Kipping yaptığı açıklamada, “Böyle bir şey cumhurbaşkanına yakışmıyor” dedi. Değer Eşbaşkan Bernd Riexinger de Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanı parti politikası yapıyor” diyerek tepki gösterdi. Meclis Grup Başkanı Gregeor Gysi ise “Cumhurbaşkanı tarafsız davranmakla yükümlü” diyerek, açıklamasıyla tarafsızlığını bozduğuna işaret etti.

SPD ve Yeşiller’in tabanın onay vermesi durumunda Sol Partili Bodo Ramelow ilk kez Almanya’da bir eyalet başbakanlığına oturan Sol Partili politikacı olacak. Parti içerisinde “sağ kanat”ın önemli temsilcilerinden biri olan Ramelow, Thüringen’de kurulacak hükümetin 2017’deki genel seçimlerden sonra ülke geneli için bir model olmasını gerektiğini savunuyor. Bugüne kadar Sol Parti liderliğinde bir hükümetin kurulmasına soğuk bakan SPD ise bu modelin ülke genelinde hayata geçirilmesine şimdilik soğuk bakıyor. Ancak seçimlerde elde edilecek sonuçlardan sonra bunun ülke genelinde de hayata geçirilmesi önümüzdeki dönemde gündeme getirilebilir.

Ancak bu durumun hem SPD hem de Sol Parti içerisinde büyük tartışmalara sebep olacağı biliniyor. Her iki parti de böylesi bir ortaklığın kurulmasına karşı çıkan önemli bir kesim bulunuyor. Bu nedenle, Thüringen Modeli’nin ülke genelinde hayata geçirilmesi şimdilik uzak bir ihtimal olarak görünüyor. Bunun olabilmesi için Sol Parti’nin dış politika ve sosyal politikalarda önemli tavizler vermesi gerekiyor.

Öte yandan, Thüringen ile aynı gün seçimlerin yapıldığı Brandenburg eyaletinde ise SPD öncülüğünde SPD-Sol Parti koalisyonu kurulması konusunda anlaşmaya varıldı. SPD 5, Sol Parti 3 bakan hükümette bulunduracak.

Her iki eyaletteki hükümet kurma çalışmalarına bakıldığında, genel olarak basın ve sermaye kesimlerinin Sol Parti’nin “küçük ortak” olmasına itiraz etmediği, ancak “büyük ortak” olmasının rahatsızlık yarattığı anlaşıyor. (YH)