VW’de BR patron gibi

VW tekeli 2010 yılının başında, 2018 yılına kadar dünya genelinde 10 milyon araç satma ve buna bağlı olarak dünyanın en büyük otomobil şirketi olma hedefini önüne koymuştu. Buna bağlı olarak en verimli üretim metodlarının uygulanması, kâr marjının artması da gerekiyordu.

Çok özel bir durum çıkmazsa bu yılın sonunda 10 milyon hedefine ulaşılacağı kesinlik kazanırken dünyanın “en büyüğü” olma hedefi henüz uzak görünüyor. Toyota tekeli birinciliği kaptırmaya niyetli görünmediği gibi General Motors’da (GM), üçüncü sırayı sineye çekmediği ortada.

Zaten VW tekeli şuan birincilik ve ikincilik hesapları yapmaktan çok kâr marjını artırmanın yollarını arıyor. Tekelin Audi, Skoda ve Porsche gibi markalarının kâr marjları %6 ila 18 arası oranlarda gerçekleşirken en fazla aracın satıldığı ana marka olan VW’de bu oran %2’lerde seyrediyor.

5 MİLYARLIK TASARRUF = 5 MİLYAR DAHA FAZLA KÂR

Temmuz ayında 40 binden fazla işçinin çalıştığı Wolfsburg’da tekelin 5 bin civarında yönetici elamanın katıldığı toplantıda VW şefi Martin Winterkorn, ana markada kâr marjının %2’den 6’ya çıkması ve yıllık 5 milyar Euro tasarruf edilmesi gerektiğini ilan etmişti. Bu aynı zamanda ana markanın tekelin kârına 5 milyar Euro kâr katması anlamına geldiği de Winterkorn tarafından dile getirilmişti.

Winterkorn’a göre “tekeldeki herkesin birlikte hareket etmesi” gerektiği gibi, alınacak önlemler, “kesin, etkili ve acıtacak” olmalıydı. 2010’dan bu yana tekeldeki AR-GE harcamalarının %80 arttığını belirten Winterkorn, “bunun kabul edilebilecek bir yönelim olmadığını herkes söyleyebilecektir” demişti.

‘SİZİNLE HEMFİKİRİZ’

Tekel yönetimin kâr marjını yükselterek, 2018 yılında otomobil başına en fazla kâr eden işletme pozisyonuna gelme hedefini, Ekim başında düzenlenen işyeri toplantısında, “sizinle bu konuda hem fikiriz” diye yorumlayan tekelin baştemsilcisi Bernd Osterloh*, tekel şefine 400 sayfalık tasarruf planı sundu.

Tekel yönetiminin yıllık 5 milyar Euro tasarruf ve kâr marjınn üçe katlanarak %6’ya çıkarma hedefini “olanaklı” olarak değerlendiren Osterloh ve ekibi, üretim sürecindeki karmaşıklığa son verilmesini, tekelin değişik markaları arasıdaki işbirliğin geliştirilmesini, model ve aksesuar sayısının azaltılmasını, ürün planlama ve ürün gerçekleştirme süreçlerinin daha uyumlu hale getirilmesini, bütün karar aşamalarında kâr marjı ve harcama disiplini asıl belirleyici faktör olmasını talep ediyorlar.

400 sayfalık öneri katoloğunun uzmanlar tarafından değil işletmede yapılan anketlerde işçiler tarafından yapıldığını da sözlerine ekleyen Osterloh, “biz tasarruf hedefine ulaşmakta üzerimize düşeni yapmaya hazırız” sözünü de vermeyi ihmal etmedi.

Bir süre önce Die Zeit gazetesine verdiği demeçte (5 Haziran 2014), “VW önümüzdeki beş yıllık süre zarfından 100 milyar yatırım yapmak istiyor. Buda her yıl en azından 20 milyar Euro’nun sadece yatırımlar için kazanılması anlamına geliyor. VW uluslararası rekabet içinde ve mali piyasalar çok sert. Eğer yeterli düzeyde kazanç elde edilmezse bu şirketin kredi derecelendirilmesi için çok kötü sonuçlara neden olabilir. BR bütün bunları bilmeli ve gözetmeli. … Ben örneğin kalkıp bütün süreli işçiler kadroya alınsın diyemem veya aşırı ücret talebinde bulunamam. Belki kısa vadeli daha fazla ücret ve iş elde etmiş oluruz ama uzun vadede tekel iflas eder. Volksqagen bu dünyada tek başına değil, rekabet çok çetin.” diyerek tekelin çıkarlarını gözeten bir çizgide olduğunu ortaya koymuştu.

“ŞEFİ GÖLGEDE BIRAKAN TEMSİLCİ”

Temsilciliğin, tekel yönetiminden önce bir tasarruf planı hazırlamasını ve bunu dosya halinde 15 bin işçinin huzurunda VW şefine sunması sermaye yanlısı basın tarafından ayakta alkışlandı.

“Mücadeleci İşyeri Temsilciliği: İşçiler, VW için sert bir tasarruf planı sundular” başlığıyla uzun bir haber yapan FAS (10 Ekim 2014) gazetesi, Osterloh’un iyi bir şah hamlesi yaptığını ve “tavşanın yılanın karşısında donup beklediği gibi yönetim kurulunun tasarruf balyozunu beklemek yerine işçileri tasarruf önerileri yapmaya çağırdı” diyor.

Bu “hamleyle” şefin şov yapmasının önüne geçtiğini ve onu gölgede bıraktığını yazan FAS gazetesi, haberin ilerleyen bölümlerinde Osterloh’un hangi fabrikada neyin üretilmesi gerektiği, döviz piyasalarındaki çalkantıların VW’nin satışlarına ve cirosuna nasıl yansığıdı ve bunun önüne hangi yöntemlerle geçilebileceği veya VW’nin Fiat/Chrysler ile ortak geleceği olabilir mi sorusu üzerine düşüncelerini uzun uzun anlatmasına yer ayırmış.

FAS (ve diğer gazeteler) “şefi gölgede bırakan” temsilciden övgüyle söz ederlerken şüphesiz bunu sadece VW’nin Almanya’da çalışan 250 bine yakın (VW, Audi ve Porsche) işçisini gözeterek yapmıyorlar, benzeri durumun yaşandığı Mercedes, Ford ve Opel’deki işçilerinie de gözeterek yapıyorlar.

KÂR MARJINDA SÖZ HAKKI…

Die Zeit gazetesiyle yaptığı söyleşide kendisine, “co-menajer” (yardımcı menajer) denmesini yadırgadığını söyleyen Osterloh, “yaratıcı temsilci denmesi daha doğru. Biz ortak karar alma hakkımızı kullarıyoruz” diyor. Ne var ki diğer işletmelerde olduğu gibi VW’de de “ortak karar alma hakkı” özellikle kâr marjının yükseltilmesi söz konusu olduğunda sınırsız hale geliyor!

2006 yılında da benzeri bir tartışma sonrası IG Metall ve VW tekeli arasında imzalanan ve VW’nin “restore” edilmesini içeren sözleşmeyle VW emekçilerinin çalışma süreleri ücret karşığılı olmadan(!) üç saat uzatılmıştı. Bugün sırada neler var?

2012/2013 yıllarında VW tekeli toplam net 30 milyar Euro kâr yaptı. 2014 yılının ilk yarısında buna 5,5 milyar Euro daha eklendi! 2013 bilançosunda kârın anasermayeye oranla %15, ciroya oranla ise %8 olduğu yeraldı.

Porsche/Piech hanedanı ve İŞİD teröristlerini finanse eden VW ortağı Katar şeyhleri için bu kâr miktarı ve oranı yeterli değil. Porsche/Piech hanedanı ve şeyhler için “yeterli” olması için kârın ne kadar yükselmesi gerekiyor, bunun bir üst sınırı var mı?! Tabi ki hayır. VW sermayedarları için kâr marjı ne kadar yükselse de yeterli olmayacak, onlar sürekli daha fazla kâr için baskıyı artıracaklar.

Diğer otomobil tekellerindeki yönelime de bakıldığında VW tekelinin ilk etapta tekel genelinde 10 bin civarında olan kiralık işçileri işten çıkarmayla “tasarrufa” başlaması muhtemel görünüyor. Buna paralel olarak yan sanayi üzerinde baskı artırılacak ve fiyatların daha da düşmesi sağlanacak.

Bunlar belirtildiği gibi ilk adımlar olacak ve sıra VW’nin kadrolu işçilerine de gelecek. Nitekim; 20-23 Ekim günleri arasında Wolfsburg’da VW Dünya Konsorsiyumu İşyeri Temsilciliği (WKBR) toplandı. 106 fabrikadan 120 civarında sendikacı ve temsilcinin katıldığı toplantıda Osterloh ve ekibinin planlarının değerlendirildiği ve oybirliği ile onaylandığı açıklandı…