Alman-Rus diploması gerilimi

Genel olarak Batılı emperyalist devletlerle Rusya arasındaki ilişkilerde gerilimin artarak sürdüğü görülüyor. Peki, Rusya ile yıllık 80 milyar Dolar’a varan ticaret hacmine sahip Almanya bu süreçte hangi politikayı izliyor?

Gerilimin ana kaynağı olarak görülen Ukrayna’da önceki rejimin düşmesinde önemli rolü bulunan Almanya, bir yıldır Rusya’yla ilişkileri fazla germeden götürmenin planlarını yapıyordu. Ancak, gelinen aşamada bunun artık pek mümkün olmadığı anlaşılıyor. Avusturalya’da yapılan G 20 Zirvesi aynı zamanda Alman-Rus ilişkilerinde bir kırılmaya neden oldu. Zirve çerçevesinde Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında tam dört saat süren baş başa bir görüşme yapıldı. Bu görüşmenin bir bölümüne AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker de katıldı.

Almanya ve AB ile Rusya arasındaki ilişkilerin bundan sonra nasıl süreceğinin ele alındığı toplantıda Putin, Merkel’i açık tutum almaya davet etti ve hangi tarafta yer aldığını belli etmesini istedi. Zira, bu konuda Almanya iç politikasında değişik tartışmalar yapılmış, ancak kesin olarak sonuçlanmamıştı.

Bir yıldır Ukrayna gerilimine rağmen Rusya ile ekonomik-ticari ilişkilerini sürdürmeye özen gösteren Almanya, bir taraftan siyasi ve askeri olarak Rusya’ya karşı kurulan cephenin içinde yer alırken, diğer taraftan fazla bir şey olmamış gibi davranarak, Rusya ile ticari ilişkilerini sürdürme niyetindeydi. Ne var ki yaşanan gelişmeler, artık bu tarz ikili politikaların ömrünün fazla olmadığını gösteriyor.

Putin, zirveyi erken terk ederek bir tavır gösterirken, Merkel’in açıklamaları da o derecede sarsıcı bulundu. Syndey’de Lowy Enstitüsü’nün toplantısına katılan Merkel, “Mesele sadece Ukrayna değil. Moldovya, Gürcistan, Sırbistan ve Batı Balkan ülkelerinde de Rusya siyasi etkisini artırma çabası içerisinde” diyerek, buna izin vermeyeceklerinin mesajını verdi.

SPIEGEL, MERKEL’DEN BİR ADIM ÖNDE

Merkel’in ilişkileri gererek açıklamayı yapmasının zamanlaması dikkate değer. Zira, daha Merkel, Rusya’nın Doğu Avrupa ve Balkan ülkelerinde etkisini güçlendirme planı içinde olduğu açıklamasını yapmadan, Der Spiegel dergisi bu iddialara ayrıntılı yer verdiği bir haber-analiz yayınlamıştı. Dışişleri Bakanlığı’na yakın kaynaklara dayandırılarak hazırlanan haber-analizde, bu konuda bakanlık tarafından hazırlanan çeşitli araştırmalardan söz ediyordu. Dolayısıyla, Merkel’in Der Spiegel’den bir adım geride geldiği anlaşılıyor!

“Soğuk Savaş’a geri dönüş” başlığıyla yer alan yazıda şu değerlendirmeler dikkat çekiyor: “Rusya Balkanlarda, Doğu Avrupa’da ve Kafkasya’da etkisini artırmak için yoğun bir çaba sarf ediyor ve gelinen aşamada, şimdiki Rusya ile diplomatik ilişki sürdürmek SSCB ile ilişki sürdürmekten daha zormuş”. Derginin yazarları, işi öylesine ileriye götürüyorlar ki, “O zamanki Moskova ile en azından müzakere edilebiliyordu” diyorlar.

Ukrayna üzerinden Rusya ile gerilimli bir diplomasi sürdüren Almanya, bir taraftan Rusya’ya karşı kurulan koalisyon içinde aldığını açık ilan ederken, diğer taraftan ise Putin yönetiminin Almanya’nın her dediğine evet dememesini bir türlü hazmetmek istemiyor. Bunların başında Bosna-Hersek’te bulunan AB askerlerinin görev süresinin uzatılmaması geliyor. Geçen hafta BM Güvenlik Konseyi’nde yapılan oylamada Rusya, AB misyonunun uzatılmasına karşı çıktı. Bu çıkış başta Almanya olmak üzere AB için sürpriz oldu. Zira bugüne kadar sorunsuz bir şekilde uzatılan misyonun önüne bu kez Rusya engel çıkarmış oldu. Rusya’nın bu kararında elbette Ukrayna politikaları önemli rol oynadı.

Benzer bir adım, Almanya’nın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) dönem başkanlığı seçiminde yaşandı. Rusya, daha önce konuşulmasına rağmen bir Alman siyasetçinin 2016’da AGİT başkanı olmasını veto etti.

Ardından, Almanya’nın Moskova Büyükelçiliği’nde görev yapan Politik İşler Dairesi Başkanı Sabine Stöhr istenmeyen kişi ilan edilerek sınır dışı edildi. Rusya’nın Bonn Konsolosluğu’nda çalışan diplomat daha önce, casusluk yaptığı şüphesiyle aylarca Alman iç istihbarat servisi tarafından takip edilmiş ve bu konuda kesin karara varılınca sessiz sedasız sınır dışı edilmişti.

Alman Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan başka bir belgede ise Rusya’nın Sırbistan ile hem askeri hem de doğalgaz üzerinden sıkı ilişkilere sahip olduğuna dikkat çekildi. Özellikle AB üyesi olmayan ülkelerde yoğun baskı yaptığı ileri sürülüyor.

Söz konusu yazıda ayrıca Rus tekellerinin Batı Balkan ülkelerinde yaptığı yatırımlar da ayrıntılı bir şekilde anlatılarak, açıkça bundan rahatsızlık duyuluyor.

Özetle, Almanya Rusya’nın eskiden etkili olduğu bölgelerde halen etkili olmaya devam etmesinden ya da devam etmek istemesinden rahatsız olduğunu açık olarak ilan etmiş bulunuyor. Bu da, önümüzdeki dönemde Almanya ile Rusya arasında, sözü edilen ülkeler üzerindeki egemenlik mücadelesinin daha da kızışacağı anlamını taşıyor.

SPD, YÖNTEME İTİRAZ ETTİ

Merkel’in bugüne kadar Rusya ile sürdürülen “dengeli ilişki” dönemini kapatarak açık tutum alması, başta Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier olmak üzere koalisyon hükümetinin SPD kanadı tarafından eleştirildi. Steinmeier yaptığı açıklamada, Merkel’in Putin’in izlediği politikaları bu şekilde açık eleştirmesinin formülasyon bakımından yanlış olduğunu belirtti. Ardından, bütün Alman sermayesinin Merkel gibi düşünmediğini anlatmak için Moskova’ya gitti. Ne var ki, süreç artık eskisi gibi geçiştirilebilecek gibi değil. Çünkü hem ABD hem de Rusya, Almanya’ya izlediği politikayı netleştirmeyi dayatmış bulunuyor ve Merkel, beklendiği gibi, ABD ve NATO ile birlikte olduğunu ilan etmiştir. Bu nedenle, Almanya ile Rusya ilişkileri bundan sonra eskisi gibi olmayacak gibi görünüyor. (YH)

 

Rusya, Polonyalı diplomatı sınır dışı etti

Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Polonya’nın Rus diplomatları sınır dışı etmesine karşılık olarak, statüleri ile bağdaşmayan faaliyetler yürüttükleri gerekçesi ile birkaç Polonyalı diplomatı sınır dışı etti.

Polonya da bir süre önce ülkesindeki bazı Rus diplomatları, statüleri ile bağdaşmayan faaliyetlerde bulunmak iddiasıyla sınır dışı etmişti. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın ilgili açıklamasında; “Evet, ne yazık ki Polonyalı yetkililer dostça olmayan bir adım attılar. Bu nedenle Rus tarafı da eşdeğer bir karşılık vermiş ve bazı Polonyalı diplomatların statüleri ile bağdaşmayan faaliyetlerden dolayı ülkemizin topraklarını terk etmelerini istemiştir” ifadelerine yer verildi. (YH)