Belçika’da kış sert geçecek!

 

Genel seçimlerden dört buçuk ay sonra kurulan dört partili merkez sağ hükümet koalisyonuna karşı işçi ve emekçiler şimdiden mücadeleye başladılar.

Koalisyon görüşmeleri devam ederken özellikle seçimlerden birinci parti olarak çıkan “Yeni Flamen Birliği” (N-VA) sert kesintilere ve uzun vadeli tasarruf politikalarından vazgeçmeyeceklerini ortaya koymuşlardı. Walonya Başbakanı Charles Michel’in ülkenin başbakanlığına getirilmesi de tesadüf değildi. Nitekim Belçika’nın en yoksul bölgesinden gelen başbakanın başta Walonya olmak üzere bütün ülkeyi tasarruf planlarına kazanması bekleniyordu.

ÜLKEMİZİ HAK ETTİĞİ YERE TAŞIYACAĞIZ

11 Ekim’de kurulan hükümet 2018 yılına kadar devlet bütçesini yeni borçlardan arındırmayı “asıl hedef” olarak belirleyen koalisyon hükümeti, bunun için bir dizi saldırıyı karar altına aldı.

Öncelikle kamu alanında ücretlerin dondurulmasını karar altına alan hükümet ayrıca enflasyona endeksli olan kamu emekçilerinin maaşlarını ve emekli maaşlarındaki bu uygulamayı durdurmaya, emeklilik yaşını 67’e çıkarmayı planlıyor.

Bu önlemlerin yeterli olmaması durumunda bir dizi kararı almakta çekinmeyeceklerini şimdiden ilan eden Başbakan, Michel, “Ülkemizi Avrupa’da hak ettiği yere taşımak için her türlü adımı atacağız. Özellikle sendikalardan destek bekliyoruz, geçmişte olduğu gibi engel olmalarına, gerçekçi olmayan hayaller yaymalarını istemiyoruz” dedi.

 “YOLUNACAK KAZ DEĞİLİZ”

Koalisyon hükümetinin programı açıklanması ardından ülkenin üç büyük sendika konfederasyonları CSV, FGTB ve CGSLB, “Merkez sağ hükümetin planları işçilere ve halka karşı ve sermayeden, spekülatörlerden yana bir programdır” dediler.

Hükümetin körü körüne bir tasarruf programını hazırladığını ve bunu hayata geçirmek için her türlü zorbalıktan kaçınmayacağını ilk günden ilan ettiklerini söyleyen sendika yetkilileri, “Ama yolunacak kaz değiliz ve olmadığımızı göstereceğiz” görüşünü savundular.

Konfederasyonların zaman geçirmeden eylem takvimi hazırladığını (kutuya bkz.) açıklayan sendika yönetimleri, “Hükümet planlarını geri çekinceye kadar grevlerle, gösterilerle protestolarımızı sürdüreceğiz” dediler.

 “ÜLKENİN BÜTÜNLÜĞÜ TEHLİKEDE”

“Sosyal tepki çığ gibi büyük” diye başlık atan Flaman günlük gazete De Standaard, hükümeti ülkedeki durumu hesaba katmadan program hazırladığı şeklinde yorumladı.

FGTB sendikası tarafından yapılan açıklamada ise, “Zalimce bir program hazırlayan hükümet, ülkemizin ve toplumumuzun ortak değerlerini yok etmeye yöneliyor. Ülkenin bütünlüğü tehlikede” denildi.

Bütün yükün sıradan insanların, ailelerin, işçilerin ve yoksulların sırtına yıkıldığını belirten FGTB sözcüsü, “büyük servet sahipleri, tekeller, spekülatörler ve hissedarlara hükümet dokunmuyor. Bu adaletsizliği görmemek mümkün değil” dedi.

Hükümetin politikalarının AB politikalarından bağımsız olmadığını da sözlerine ekleyen FGTB sözcüsü, “Ülkenin değişik bölgelerinde aşırı milliyetçe ve ayrılıkçı hareketler gelişiyor. Benzer bir durum birçok AB ülkesinde yaşanmakta. Eğer bu politikalardan vazgeçilmezse ayrılıkçı hareketlerin güçlenmesine zemin hazırlanacaktır” denildi.

HERKES SERT BİR KIŞA HAZIRLANSIN!

Hükümetin kurulmasından bir hafta sonra toplanan sendika konfederasyonları, Kasım-Aralık aylarında 5 eylem günü karar altına aldılar. 6 Kasım günü Brüksel ve çevresinde iş bırakma ve kitlesel gösterilerle eylemleri başlatma kararı alan sendikacılar en son olarak 15 Aralık günü ülke genelinde bir genel grevle eylemleri taçlandırmayı planlayan sendikalar, “Bu kış sert geçecek, herkes buna hazırlansın” diyorlar.

Tasarruf programının ülkenin sosyal güvenliğini yok edeceğini, alım gücünü düşüreceğini ve kamu yaşamını felç edeceğini söyleyen sendikacılar, “Buna izin vermeyeceğiz” dediler. (YH)

 

Planlanan gösteri ve grevler

24 Kasım Lüttich, Luksemburg, Limburg ve Antwerpen bölgelerinde grev ve gösteri,

1 Aralık Namür, Hennegau, Batı ve Doğu Flandern bölgelerinde gösteriler,

8 Aralık Brüksel ve çevresi, Walloh ve Flaman Brabant bölgeleri gösteriler,

15 Aralık ülke genelinde genel grev

 

Belçika’da dev gösteri

Belçika’nın Başkenti Brüksel’de 6 Kasım günü 100 binden fazla işçi ve emekçi yeni kurulan hükümetin sosyal alanlarda yapmayı planladığı kısıtlamalara karşı sokağa çıktı. Polis eyleme 100 bin kişinin katıldığını açıklarken, sendikalar katılan sayısını 120 bin olarak duyurdu.

Ekim ayında liberal Charles Michel başbakanlığında kurulan merkez-sağ koalisyon hükümeti işe emekçilerin kazanılmış haklarına saldırmakla başladı. Ekonomideki kötü gidişatı ve bütçe açığını gerekçe göstererek emekçiler aleyhine acı bir reçete hazırlayan hükümet beklenenin aksine sert tepkiyle karşılaştı.

KATILIM BEKLENENİN ÜZERİNDE

Sendikaların çağrısıyla ve muhalefet partilerinin desteğiyle perşembe günü ülke genelinden katılımla Brüksel’de yapılan gösteriye katılım beklenenin çok üzerinde oldu. Eylem dolayısıyla ülke genelinde okullar ve postaneler açılmadı. Pek çok fabrikada üretim durma noktasına geldi. Şehir içi ve şehirlerarası ulaşım da eylemden etkilendi. Sendika konfederasyonu FGTB tarafından yapılan açıklamada, “Hükümete güçlü bir mesaj verdik. Geri adım atılmaması durumunda eylemlerimiz sertleşerek devam edecek” denildi.

Büyük gösteriden rahatsız olan işverenler örgütü UWE ise sendikaları “Realiteyi kaybetmekle” suçladı.

ÇATIŞMALAR ÇIKTI

Kent merkezinde yapılan eylem sırasında polisle göstericiler arasında yer yer çatışmalar çıktı. Kuzey tren garı önünde toplanan protestocular, ana caddelerden yürüyerek ulaştıkları güney istasyonu civarında polisle çatıştı. Bir grup protestocu, şehir merkezinde Belçika İşletmeler Federasyonu’nun binasını işgal etti.

Çıkan çatışmalar sırasında polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Polis tarafından yapılan açıklamada, çıkan çatışmalarda çok sayıda işçinin ve polisin yaralandığını bildirdi. (YH)