Yunan Gençliği’nin “Ekmek, Eğitim, Özgürlük” Mücadelesi ve Politeknik Direnişi

“Burası politeknik, mücadeleci öğrencilerin radyosu, her yönden saldırıyorlar, tüm halkımızı sokaklara dökülmeye çağırıyoruz. Çok sayıda ölü ve yaralılar var, halkımızı genel direnişe çağırıyoruz. Ekmek, eğitim, özgürlük…”

Bundan tam 41 yıl önce, 1973 yılında “Albaylar cuntası”na karşı Atina Teknik Üniversitesi’ni işgal eden öğrenciler, üniversite içinde kurdukları radyo istasyonu aracılığıyla böyle çağrı yapmışlardı Yunan halkına. Cuntanın tehditleri ve kurşunlarına aldırmayan öğrencilerin direnişini kırmak için tanklarla üniversiteye girilmiş ve kırkın üzerinde öğrenci ya kurşunlanarak ya da tankların altında ezilerek katledilmişti.

Politeknikle başlayan direnişlerin tüm ülkeye yayılması ve kitlelerin demokrasi talebinin meydanlarda faşist cuntayla hesaplaşmaya dönüşmesi karşısında cuntacı askerler ve diğer yöneticiler bir daha dışarı çıkamayacak şekilde cezaevlerine konmuş ve cunta devri bitmişti.

O günden bu güne politeknik anmaları gelenekselleşmiş bulunuyor. Her yıl 15-17 Kasım arasında yapılan anmalar, son gün ABD konsolosluğuna yapılan kitlesel yürüyüşlerle son buluyor.

Bir halkın, işçilerin-emekçilerin, gençlerin, aydınların kısacası tüm ezilen toplumsal kesimlerin demokrasi mücadelesi ve kazanımlarına nasıl sahip çıktıklarını ve mücadeleyi nasıl yaşattıklarını görmek ve bu ruhu yaşamak için politeknik etkinliklerini görmek yaşamak gerekiyor. Çocuklarıyla beraber, tankın altında kalan ve başı gövdesinden ayrılan bir göstericiyi tasvir eden heykelin önünde saygı duruşu yapan aileler, iş elbiseleriyle sloganlar atarak üniversite bahçesine giren işçiler, göğsünde madalyasıyla heykelin önünde saygıyla eğilen yaşlı partizanlar, getirdikleri karanfillerle heykeli süsleyen emekliler, heyecen içinde koşuşturan öğrenci gençler, heykeli çelenk bırakmak için sırasını bekleyen örgütler, sivil toplum kuruluşları, sendikacılar ve hoparlörle ortalığı çınlatan mücadele türküleri, devrimci duyguların kabararak egemen sınıflara, katillere, işkencecilere, halka düşmanlık yapanlara karşı kin ve nefrete dönüşmesine yol açıyor.

Anfilerde yapılan söyleşiler, paneller, tüm duvarları kaplayan sergiler, duyguları ifade etmek için okulun demir parmaklıklarına yazılmış kısa mesaj ya da şiirler, ezen sınıfların ve onların sözcüsü kurumların politikalarına karşı yapılan açıklamalar ve mücadele çağrıları, okulun devasa büyüklükteki bahçesinde küçük bir boşluk bile bırakmayan öğrenci gençlik örgütlerinin açtığı sergiler, politeknik günlerinde çekilmiş olan video gösterileri ve öbek öbek toplanmış konuşan, tartışan gruplar…. Sermaye sınıfının ve onun sözcüsü hükümetin politikaları, emperyalist savaş ve müdahaleler, Kobane, Ukrayna, Filistin, Tunus, Burkina faso halklarının direnişleri ve mücadelesi konuşuluyor…

Her yaştan emekçiler, işçiler, gençler, kadınlar politeknik anmalarını bir gençlik etkinliğinden çıkarmış ve genel bir toplumsal tepkiyi dile getiren etkinliğe dönüştürmüş durumda…

Politeknik günlerini bu atmosfer içinde yaşamak gerekiyor….

Bu yıl politeknik anmaları yüzlerce orta dereceli okulda gerçekleştirilen işgallere ve üniversitelerde hükümetin özerkliği ortadan kaldıran yasalarına karşı verilen mücadelelere de sözcülük yaptı. AB merkez bankası, İMF ve uluslararası sermaye kuruluşlarının orta çağı aratmayan sömürü politikalarını halka ve emekçilere dayatan hükümete mesajlar gönderen bir kitlesellik içinde yapıldı anmalar.

Polis ise terör estirerek korku salmaya çalıştı. Sokaklarda, meydanlarda, binlerce polis boy gösterdi. Politeknik direnişin yıldönümlerinde yapılan gösteriler yıllardan beridir hükümetleri rahatsız ediyor, korkutuyor. ABD yetkilileri politeknik yürüyüşlerinden duydukları rahatsızlıkları defalarca resmi toplantılarda dile getirmiş bulunuyor. Ama herşeye rağmen unutturulamıyor, unutulmuyor….

Seyit Aldoğan

 

Politeknik Yürüyüşü

Politeknik yürüyüşleri başta Atina olmak üzere Yunanistan’ın tüm kentlerinde kitlesel katılımlarla gerçekleştirildi.

Politeknik Direnişi’nin yıldönümü olan 17 kasım günü, başkent Atina’nın birçok yerinde toplanan yüzbine yakın göstericinin Amerika konsolosluğuna yaptığı yürüyüş beş saatte tamamlandı. 7000 polisin önlem aldığı Atina’da yürüyüş başlamadan polis 30 kişiyi “şüpheli” gerekçesiyle gözaltına aldı.

Yürüyüşe siyasi parti ve örgütlerin yanısıra, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, sanatçılar, işsizler, öğrenciler, sendikalar, kadın örgütleri ve emekliler katıldı. Ayrıca izne çıkmış askerlerin de askeri elbiselerle yürüyüşe katıldıkları dikkat çekti.

Tüm yürüyüş kortejlerinde İMF, AB ve hükümet karşıtı sloganların yanısıra antiemperyalist sloganlarda atıldı ve aynı içerikte yüzlerce pankart taşındı.

Yunanistan Komünist Partisi, anamuhalefet partisi SİRİZA ve yeni sol hareketin (NAR) içinde yer aldığı ANDARSİA ittifakının oldukça kitlesel olduğu gözlendi. Binlerce polis yürüyüş kortejlerine paralel yürürken bazı noktalarda polisle göstericiler arasında arbede yaşandı. Polisin özellikle gençlik örgütlerinin kortejini bölmek için müdahalelerde bulunması tepkilere neden oldu. Polis şehrin büyük bölümünde trafik akışını yasaklarken Amerika konsolosluğunu çevik kuvvete bağlı otobüslerle abluka altına aldı.